P.S I Love You ‘Till The End

Yalnızlık. Her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir kıymetini bilmelidir. Yalnızdır insan, hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır. Kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur, şehir şehir ülke ülke. Kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da.

İnsan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında. Ölümün değil ama yalnızlığın bir tek çaresi var. Tek çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın. Aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır, aşık olun! Gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı nasılsa ayrılık, insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi. Sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri.(Yılmaz Erdoğan, Bana Birşeylher Oluyor)

P.S I Love You

Çok sevdiğim bir filmdir. Her filmden kendinden birşeyler bulmaya çalışan birisi olarak bu filmden ben, çok uzun zamandır kafamı kurcalayan bir sorunun cevabını buldum. Kız arkadaşımla ayrıldığımız zaman çok üzüldüğümü gördüğü zaman bana, “sen şimdi bu kadar üzülüyorsun, peki ya biz evlenseydik ve ben ölseydim nasıl hayatına devam edecektin” demişti. Belki çocukçaydı belki çok arabeskti belki de o, sadece öylesine demişti. Ancak ben, arada geçen iki yıllık süre içersinde ara ara bunu düşünmedim değil. Sadece onun için değil aslında, hayatımda ailem dahil sevdiğim herkesi birgün kaybedersem ne hissederim diye bazen uzun uzun düşünüyorum. Çünkü ben şu ana kadar hiç kimseden “ölüm” ile ayrılmadım. Sözün özü her zaman için, ne durumda bulunursam bulunayım şükretmem gerektiğini biliyordum ancak bu filmden sonra birkez daha ,ayrı da olsak, O’nun bilmediğim bir yerlerde halen sağ olmasına belki hayatımda hiçbirşeye etmediğim kadar şükrettim. İnsan ölüme de hazırlıklı olmalı ya, o da ayrı bir mesele. Hayatın böyle de bir güzelliği var aslında, acı da olsa zamanla bizi ölüme de alıştırıyor.

Filmin müziklerinden olan ve The Pogues söylediği “Love You ‘Till The End” şarkısına gozatalim.

I just want to see you
When you’re all alone
I just want to catch you if I can
I just want to be there
When the morning light explodes
On your face it radiates
I can’t escape
I love you ’till the end

I just want to tell you nothing
You don’t want to hear
All I want is for you to say
Why don’t you just take me
Where I’ve never been before
I know you want to hear me
Catch my breath
I love you ’till the end

I just want to be there
When were caught in the rain
I just want to see you laugh not cry
I just want to feel you
When the night puts on its cloak
I’m lost for words dont tell me
‘Cause all I can say
I love you ’till the end

Halet-i Ruhiyekategorisinde 20 Ekim 2008 tarihinde yazıldı.

feed Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler

Arama terimleri: bana bir şeyhler oluyor, Gerard Butler, Hilary Swank, ölüme alışmak, The Pogues, yalnızlık

P.S I Love You ‘Till The End” yazısına 5 yorum yapılmış

  1. bu filmi dvd olarak arşivime dün ekledim ama beni tatmin etmedi niyeyse. sweet november, city of angels, autumn in new york filmlerinin yanında sade kaldı :) ama sorun filmde değil ben de bazen yanlızlık duygusu öyle bastırıyor ki o zamanda bu filmleri izliyorum heralde saplantı olmuş bende. bugün birkez daha bu filmi izleyim; kendimden bir parça bu sefer bulurum heralde :)

  2. bu filmi bugün 2. kez görüyorum bloglarda. ivedilikle izlenesi gibi görünüyor…

  3. ben de tekrar izleyeceğim ama dvdsini kaybettim bulamıyorum. tekrardan temin etmeye çalışacağım. bu tip filmlerden daha fazla keyif alabilmek için biraz yalnızlık moduna girmek gerek sanırım. o zaman keyfi çıkıyor. bir de filmdeki kahramanın yerine kendinizi koydunuz mu işte o zaman tadından yenmiyor. yoksa aksiyon filmlerinin aksine her zaman izlenecek filmler değil. autumn in new york filmini de ben izlemedim. bir gözatayım ona ben de. aslında aklımda bu tip temalara sahip başka filmler de var en iyisi mi ben yavaş yavaş onları da paylaşayım. bu vesileyle yeniden izlemiş olurum :)

  4. ya hu şu unutulamayan eski gönül yaralarına da sinir oluyorum.
    üzülmeye değmez, vakit kaybı (hihihi)

    filmi de merak ettim şimdi

  5. serefraz, unuttum diyen yalan söyler bana kalırsa. hatırlandığı zaman insanı nasıl ve ne şekilde etkiliyor buna bakmak lazım. film güzeldir, tavsiye ederim izlemenizi.

Yorum yapın

Name Email Website URI

Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.