Kısa Bir Mola

Ben yine tatile gidiyorum. Hem ablamın düğünü hem de ailemle son bir görüşmek için pazar günü tekrar memlekete gidiyorum. İnşallah iyi haberlerle ve bir önceki tatilimde yaşadığım balık tutma macerasının fotoğraflarıyla döneceğim. İstanbul’da balık fiyatlarının bizim yüzümüzden arttığı söyleniyor ona göre hesap edin :) Şimdilik hoşçakalın 10 gün sonra görüşmek üzere.

Tamamını oku | Yorum yap | Teknolojikategorisinde 15 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. - 3 Yorum

Hayat İyiye Ve Güzele Gebedir

İçimde hem büyük bir sıkıntı hem de herşeye yeniden başlayacak olmanın bir heyecanı var. Hep inandığım birşey vardır; hayatta iyi ya da kötü herşey insanı, başka birşeye hazırlıyor diye. İşte ben, beni bekleyen şeyleri merak ediyorum. Beni neyi beklediğine ilişkin hiçbir tahminim, planım ve beklentim yok. Tek bildiğim şuanda yapmaya niyet ettiğim şeyler var. Benim için nasıl neticelenecekler bekleyip göreceğim. Geriye dönüp baktığım zaman hep yapmadığımı düşündüğüm ama aslında alasını yapmış olduğum şey sürekli plan yapmak ve birşeyleri kafamda kurmakmış. Ne salaklık. Elbetteki insan tedbirli olup her olasılığı düşünüp ona göre hareket etmeli ancak yarın sabaha sağ çıkacağımı dahi garanti edemediğim bir dünyada bu kadar plan kurup, herşeyi mümkün kılmak sadece ve sadece benim elimdeymiş gibi çabalamak ne salaklıkmış. Boşuna kendimi hırpalayıp durmuşum. İnsan yeri geldiğinde durmasını, gitmesini ve vazgeçmesini de bilmeli.

Dilimize pelesenk olmuştur[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Hayata Dairkategorisinde 14 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

İzleyiciden Çaba Ve Emek Bekleyen Filmler

Sinepil’de İzlenmeye Değmez Filmler diye bir yazıya denk geldim. Yazıda bahsi geçen filmlerin bazılarını izlemedim ancak listede Bin-Jip (a.k.a;3 İron, Boş Ev) isimli filmi görünce açıkcası çok şaşırdım. Neticede zevk meselesidir diyip geçmek istedim ama yapamadım. Güney Koreli usta yönetmen Kim Ki Duk‘un baş yapıt sayılabilecek eserlerinden olan Boş Ev filmini eleştirenler genellikle filmde çok fazla şikatet olmamasından yakınırlar. Sorulması gereken soru aslında şu; bir film, izleyicisine sadece diyaloglar aracılığıyla mı seslenir? Bir filmin kolayca anlaşılabilir olması onun iyi bir film olduğunu mu yoksa aksine sıradan bir film olduğunu mu gösterir. Üzerine biraz kafa yorulması gereken ve bundan dolayı birçok kişinin çok sıkıcı bulduğu filmler nasıl tanımlanmalıdır; baş yapıt mı yoksa sıkıcı, ne anlatmak istediği belli olmayan bir film olarak mı? Ünlü Rus yönetmen Andrei Tarkovsky bu durumu çok güzel ifade etmiş;

Güzel, gerçeğin peşinden koşmayanlardan[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Sinemakategorisinde 10 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. - 11 Yorum

Wordpress Rastgele Bağlantılar Oluşturmak

Yakın zamanda blog temasını değiştirdim ancak o zaman da belirttiğim gibi bazı eksiklikler vardı. Dün Kaan’nın da blog temasını değiştirdiğini ve yine yazısında temada bazı eksiklikler olduğunu yazdığını görünce aklıma, temaya halen bağlantılar kısmını eklemediğim geldi. Bunu bu kadar ertelememin sebebi daha özgün ve anlamlı bir bağlantı kısmı oluşturmaktı. Takip edilen bloglar kısmı için şu ana kadar gördüğüm en güzel çözüm Miray‘ın kendi günlüğünde kullandığı ve takip listesindeki bloglardan rastgele birinin kendisi için eklenmiş olan açıklama ile birlikte anasayfa yer alması şeklindeki çözümdü.

Dün gece yatarken aklıma bu geldi ve bu saiklerle uyumaya çalıştım. Çok geçmeden de nasıl yapacağıma ilişkin aklıma birşey geldi. Aşağıdaki resimde Okuduklarım kısmına şimdilik eklediğim bazı bloglara ilişkin yaptığım açıklamalar var. Beğenmeyen veya ben bu kadarına mı layığım diyen varsa yorum kısmında şikayetini belirtsin lütfen :) Bu şekilde[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Teknolojikategorisinde 9 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. - 10 Yorum

Kördüğüm Gibi

Hz. Aişe, Peygamberimizle (a.s.m.) yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini; ne kadar ve nasıl sevdiğini merak etmekteydi. Hz. Aişe bu düşüncesini Peygamberimizle (a.s.m.) konuşmadan edemedi. “Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun? “Peygamberimiz: Evet, ya Aişe, tabi seviyorum! dedi.” Hz. Aişe nasıl sevdiğini de merak ediyordu? Hemen sordu. “Beni nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı sevgili eşine: “Kördüğüm gibi“. Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe validemiz Peygamberimize sık sık sorardı: “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne alemde?” Peygamberimiz, Hz. Aişe validemizi memnun eden cevabı verirdi her defasında: “ilk günkü gibi…“ 

*Güher‘e böyle bir güzellikten haberdardar olmamızı sağladığı için teşekkür ediyorum.

Tamamını oku | Yorum yap | İktibaskategorisinde 7 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

İrtibat

Rss abonesi olun

Rss abonesi olarak yeni yazılardan kolayca haberdar olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız email listeme abone olun. Yeni yazılar email adresinize gelsin!

Okuduklarım

Serefraz

SerefrazSürekli takip etmeye başladığım ilk blog yazarıdır. Yazılarıyla insanı sıkmaz, okunması kolaydır, keyif verir, az sözle çok şey anlatabilen nadide insanlardandır. Hüzünlü bir yazı da yazsa yüzünüze tebessüm kondurmasını bilir, acı bir tebessüm bile olsa. Hiç kapanmamasını dilediğim günlüktür.

Diğerleri