12

200.Yazi-Kim Tutar Beni :)

Bu yazıyla birlikte blogdaki 200. yazıyı da yazmış bulunuyorum. 100.yazıyı 8 martta yazmışım yani yaklaşık 3.5 aylık bir sürede 100 yazı yazmışım. Bu da ortalama olarak hergün bloga yazı eklediğim anlamına geliyor. Yine şuan blogda 1013 tane etiket var. Yazdığım yazılarda fazla ve alakasız etiket kullanmadığıma göre 200 yazıda 1000 etiket olması sürekli aynı konularda yazı yazmadığımın nisbi bir göstergesi olabilir. Bununla birlikte bu haziran ayı hariç daha önceki yazdığım yazılar konusunda içim oldukça rahattı ancak bu ay işlerimin yoğunluğundan dolayı gerçekten yazmak istediğim bazı yazıları yazamadım. Bu ay boyunca eklediğim yazılar birkaç tanesi hariç genellikle günü birlik yazılardan ibaret oldu.
Gündeme Dair Konularda Daha Fazla Yazı
Önemli gördüğüm diğer bir husus insan yazmak istediklerini ne kadar çok sınırlarsa yazmakta da o kadar zorluk çekiyor. Bundan dolayı işlerimi yoluna koyduktan sonra blogda hakkında yazmayı düşündüğüm [...] Devamını okuyun

2

Big Fish-Hikayenin Bizzat Kendisi Olmak

Big Fish (Büyük Balık) uzun zamandır izlemek istediğim ama bir türlü fırsatını ya da o ruh halini kendimde bulup izleyemediğim bir filmdi. Eğer bir de benim gibi merakınız kaçmasın diye filmin konusunu bile hiç okumamışsanız o zaman filmle ilgili olarak özellikle filmin isminden yola çıkarak bazı senaryolar kafanızda canlanır durur. Özellikle filmin afişini de filmin ismiyle yan yana getirince benim kafamda biraz bilim kurgu odaklı bir film vardı. Dediğim gibi filmle ilgili herhangi bir künye bilgisine hiç bakmadım. Uzun zamandır öyle arşivde bekleyip duruyordu. Ta ki düne kadar…

Ünlü  yönetmen Tim Burton’un yönettiği Big Fish, babası kanser sebebiyle hasta olan William Bloom’un uzun zamandır görüşmediği babasını ziyaret etmesiyle başlayan bir baba-oğul ilişkisinin ötesinde maceraperest bir adamın hayatının anlatıldığı güzel bir film. Aslında güzel bir film demenin yanında güzel bir hikaye ya da öykü demek [...] Devamını okuyun

9

Menemen Sezonunu Açıyorum

Çok uzun zamandır bekliyordum ve Allah’ın izni ve inayetiyle bugün akşam menemen sezonunu açıyorum. Kış aylarında yazdığım “Menemen Nasıl Yapılır” yazımda güzel menemen yapabilmek içen öncelikle hormonsuz domateslere ihtiyacımız var demiştim. Dün apartmanın aşağısında semt pazarını görünce gidip domates aldım ve bu akşam inş. ilk menemeni yapıyorum. Biliyorum sabırsızsınız, menemen yiyecek olmanın verdiği heyecanla içiniz kıpır kıpır. Özellikle halen sınavları devam eden öğrenci kardeşlerime tavsiye ederim. Hem pratik hem de hesaplı bir yemek olur sizin için. Menemenin nasıl yapıldığını bilmiyor ya da adam gibi yapmayı beceremiyorsanız benim tarifimden yararlanabilirsiz (çok mu iddialı oldu). Son olarak menemenin yanında kola değil de çay için daha güzel oluyor. Afiyet olsun :)

4

Nargile, Bana Dünyanın Yuvarlak Olduğunu Gösterdi

Önceki gün aklımda çok güzel bir yazı vardı. Gün boyu yazacaklarımı düşünmüştüm fakat eve dönerken arkadaş arayıp misafirliğe gidelim dedi. Misafirliğe gittiğimiz arkadaşlar özellikle haftasonları yanlarına uğradığımız ve güzel vakit geçirilecek kafa adamlar. İlk tanıştığımız gün evlerinin bahçesinde nargile içmiştim ki içtiğim ilk nargile odur zaten. Gittik oturduk muhabbet ettik sonra İspanya-İtalya maçını izlerken arkadaş nargile kurdu sonra sen seversin nargileyi al bakalım birlikte içelim dedi.

Daha önce başka yerlerde de nargile içmişliğim oldu tek tük ama bu arkadaşlarda içtiğim nargile gerçekten çok farklı oluyor. Kaliteli bir tütün kullanıyorlarmış herhalde. Neyse bahreyn elma diye bir tütün vardı bu sefer. Ben sigara kullanmadığım için nargileyi içerken kendi kendime yarışa girdim acaba ne kadar süre dumanı içimde tutabilirim, dumanı tamamen burnumdan çıkarabilir miyim filan diye. Koltuk kenarına yaslanmış şekilde oturduğum için ilk [...] Devamını okuyun

0

Kendisi Küçük Hatırası Büyük Şeyler

Geçende dolabımı düzenlenken uzun zamandır sakladığım bir kargo poşetine rastgeldim. Çok kıymet verdiğim birisinden zamanında kurabiye gelmişti o kargo poşetiyle. Saçma gelebilir ama benim de böyle bir huyum var işte; en ufak, özellikler çoğu kişiye anlamsız gelebilecek, şeyleri hatıra addediyorum. Herkesin vardır illa ki söylemekten imtina ettiği bir şarkısı, izlemeye artık tahammül edemediği bir film, görmeye katlanamadığı bir yer…Bana kalırsa büyük ve en önemlisi “gerçek” bir sevgi kendini ancak böyle küçük detaylarda gösterebilen sevgidir. Eğer yollar ayrılınca gönlünüzde ayrılan yollarla beraber sevileni terk ediyorsa yani geride hiç bişey kalmadan hayatınıza devam edebiliyorsanız o sevgide bir sorun var demektir. Küçük şeyleriniz ve sevginiz daim olsun…