Kadınlar Çalışsın Ama…
Evet, kadınlar çalışsın birşey demiyorum hatta çalışmalarını da destekliyorum lakin bu kadar gıcık olmak zorundalar mı. Özellikle kamu sektöründe çalışanlar. Karşıma sayıyla mı çıkıyorlar bilmiyorum ki :) Aha buraya yazıyorum, hani olur ya, ilerde şirketim filan olursa bir bayanı kolay kolay yönetici olarak işe almam. Karşınızdaki erkek olunca daha bir rahatsınız; hemşeri muhabbeti, futbol muhabbeti yapabiliyorsunuz. Bayanlar öyle değil ki. Aksi birine denk geldin mi işin bitti demektir. Hanımefendi dersin yok, iltifat edersin yok. “Burada” benim sözüm geçer edasıyla dolaşmıyorlar mı deli oluyorum. Geçen gün, bir güvenlik görevlisine denk geldim. Baktım işimi ağırdan alıyor. “Sizin de işiniz zor, bu kadar insanla uğraşıyorsunuz” der demez hemen dert yanmaya başladı, anlattı da anlattı ve akabinde de beni yöneticiyle görüştürdü. Madem beni görüştürecektin ne diye bana o kadar takla attırdın, değil mi ama.
Mesela[...]
Orjinal Bir Tez Konusu Belirleme
Yılmaz Erdoğan, Vizontele filminde hani köye getirilen ilk televizyonu görünce diyor ya “şerefsizim benim aklıma gelmişti” diye. Ha işte onun aynısı benim başıma geldi şimdi. Tez konusu olarak belirlediğim konuyu İngiliz bir eleman oturup kitap olarak yazmaya başlamış. Önümüzdeki yıl yayınlayacakmış. Durum böyle olmakla birlikte, arkadaşlarında yardımıyla, yine de orjinal bir konu belirlemiş olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Baksanıza eleman benim tez yazacağım konu için kitap yazıyormuş. Biz konuyu belirlediğimiz de henüz ortada doğru düzgün makale bile yoktu. Tezi, kitabın yayınlanmasından önce bitirme ve ondan daha detaylı anlatma olasılığım olmadığına göre büyük ihtimal tez konumu değiştirmem gerekecek.
Yeni tez konumu belirledikten sonra internette, tezimle ilgili detayları barındıran bir site açacağım. Bu şekilde, benimle aynı şeyi düşünüp aynı konuyu kendisine araştırma konusu olarak belirlemeyi düşünen birisi Google’ı, bu konuda ne tür araştırmalar yapılmış[...]
Köy Öğretmeni Olmak Vardı
Üniversite mezunları milli eğitim müdürlüklerine dilekçe vererek vekil öğretmenlik yapabiliyorlarmış. Geçen bir arkadaşımla konuştum, uluslararası ilişkiler mezunu, askere gidene kadar vekil öğretmenlik yapmaya karar vermiş. Köyün birinde öğretmenliğe başlamış. 12 tane öğrencisi varmış. Öğrencilerin maddi durumları kötü olduğu için arkadaşlar arasında yardım toplayıp öğrencilere bot, kıyafet ve kırtasiye malzemesi almışlar. Onun adına ne kadar gurur duyduysam kendi adıma da o kadar üzüldüm.
Üzüldüm çünkü benim, eğitim fakültesi mezunu olmayan üniversite mezunlarının öğretmenlik yapabildiklerinden haberim yoktu. Eğer haberim olsaydı ne güzel şimdi köyün birinde öğretmenlik yapıyor olurdum. Hem içimdeki öğretmenlik arzusunu gidermiş olurdum hem de ve en önemlisi belki çocuklara faydalı olabilirdim. Ben ne yaptım çakılıp kaldım bilgisayar başına. Bir yıl öyle de bekleyecektim böyle de bari birine faydam olsaydı. Şu bilgisayar başında boşa geçen zamanıma üzülürdüm ama bu öğretmenlik mevzuunu duyunca[...]
Blogda Görsel Ve Teknik Değişiklikler
Blogda hem görsel hem de teknik bazı değişiklikler yaptım. Öncelikle temada büyük css değişiklikleri yaptım. Birçok noktada tema bir önceki tema gibi gözükse de kodlama olarak hemen hemen yer yerini değiştirdim. Blogda kullanmaya başladığım ilk tema olan Time Racer isimli tema temel referans noktam oldu. Ne kadar başarılı oldu bilmiyorum ama yapmaya çalıştığım şey blogdaki herhangi bir yazıyı daha çok önplana çıkaracak ve rahat okunmasını sağlayacak değişiklikler yapmaktı. Hem görsel olarak hem de teknik olarak yaptığım değişiklikleri şöyle özetleyebilirim.
- Temanın yan menüsünü tamamen yeniden kodladım. Özellikle kategori ve arşiv listesinin aşağı doğru uzayıp gitmemesi iki sütunlu bir yapı tercih ettim. Ancak kodlama olarak bir önceki temadan farklı olarak temanın yan menüsü çok daha hızlı “render” oluyor. Bunun sebebi bir önceki temada yan menü; .yanmenu ul li ul li şeklinde bir css ve[...]
Askerimizin Canı Allaha Emanet
Bu yaz tatilinde ablamı ziyaret için Erzincan’a gittim. Eniştem de benim gibi balık tutmaya meraklı olduğu için onunla birlikte balığa gitmeye karar verdik ve Erzincan-Tunceli arasında, Karasu Irmağı ile Fırat Nehri arasında bulunan bir yere balığa gittik. Eniştemin çalıştığı askeri bölüğün yakınında bir yerdi. Annemi arayıp balığa gideceğimi söylediğim zaman ister istemez tedirgin oldu. Çünkü 15 gün önce aynı yerde bir uzmançavuş 1.5km uzaklıktan, Kanas ile vurulmuştu o yüzden biraz tedirgin oldu haliyle. Ben de “anne, orada askerlik yapanlar var. Onların ki can değil mi. Kaldı ki ben oraya bir de eğlencesine gidiyorum. Bu şekilde düşünmeye hakkım yok” deyince biraz ikna oldu. Neyse o akşam gidip nehir kenarında giyebileceğim türden birkaç kıyafet aldık. Ertesi gün erkende servise binip askeri bölüğe gittik. Güvenlik nedeniyle çok detay vermeyeyim ama inanın çok güzel[...]