2008
Oz: Başka Bir Hapishane Hikayesi
Kısa bir süre önce, izleyecek birşey bulmakta bu aralar zorlanıyorum demiştim. Takip ettiğim birçok dizi sezon finalini yaptı ve tatile girdi. Devam etmekde olan dizilerden Lost ise önümüzdeki hafta 4.sezona veda edecek ve 2009 şubatında başlayacak. Böyle bir ortamda karşıma çıkan Oz, Prison Break ile beraber bağımlısı olduğumuz hapishane hayatına güzel bir noktadan yaklaşıyor ve beni de can sıkıntısından kurtarıyor.
Ceza felsefesinde tartışılan önemli konulardan birisi de suçlulara verilen cezanın amacıdır. Suç işlemiş birisine ceza verip hapse attığımız zaman devlet olarak amacımız salt o kişiyi cezalandırmak yani bir anlamda yaptığının bedelini ödetmek midir yoksa bunun yanında o kişiyi ıslah etmeye çalışıp tekrar topluma kazandırmak da devlet olarak cezalandırma sisteminde öngördüğümüz amaçlardan mıdır?
Bu noktada dizi, kısa adı Oz olan Oswald State Correctional Facility’deki (Oswald Eyalet Askeri Hapishanesi) bir grup mahkumun tekrar ıslah edilmeye [...] Devamını okuyun
2008
İnsan Hakları Kültürü Oluşturabilmek
Bu insan hakları mevzuunu hep konuşup duruyoruz. Yakın tarihe kadar ülke olarak çok eleştiri aldığımız konulardan birisi oldu. Özellikle Avrupa Birliği süreciyle birlikte Avrupa Birliği standartlarını yakalayabilmek için birçok kanun ve anayasa maddesini değiştirdik. Ne kadar işe yaradığı hep tartışma konusu olacak önlemler aldık. Bizi bu konuda eleştiren ülkelerin de sabıkası o kadar temiz değil bunu da belirtmekte fayda var. Yani genel olarak insan haklarına saygı sözcüğü kağıt üzerinde yazılı kalan afilli sözlerden öteye gidemiyor.
İşin bu teorik kısmını bir tarafa bırakıp ve sadece ülkemize bakan yönünü ele alacak olursak ben, insan hakları mevzuunun çok önemli bir kısmının yetişme ve yaşam tarzımızla alakalı olduğunu düşünüyorum yani insan haklarına saygılı bireylerin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insan haklarına saygı kültürünün oluşması gerekiyor. Bu dediğim şeyi sadece düşünce özgürlüğü açısından somutlaştırmaya çalışacağım.
Düşüncelerimiz Üzerindeki [...] Devamını okuyun
2008
Netekim; Türk Askeri Yırtık Çarık Giymemiştir
Gazetelere yansımış bir olayı bloga taşımak pek adetim değildir ama bu sefer ki mevzu biraz canımı sıktı. Aşağıdaki fotoğrafa o ya da bu şekilde aşinasınızdır. Ne kadar gerçek olduğu şüpheli olmakla birlikte son yıllarda Çanakkale Savaşı’nı simgeleyen bir ikon haline geldi. Yaşları çok küçük iki gencin savaş sırasındaki durumunu gösteren bir fotoğraf.
Kenan Evren bir okul gezisinde gördüğü bu fotoğraftan fevkalade rahatsız olmuş ve okul yöneticilerinden fotoğrafın kaldırılmasını istemiş. Evren, Türk askerinin en kötü koşullar altında bile bu vaziyete düşmediğini söylemiş. Niye okuyuculuğu yapmaktan pek haz etmem ancak eğer Türk askeri bu hal ve vaziyette vatan millet savunmasına girişmişse ben bundan olsa olsa gurur duyarım. Bu Türk askerinin ne acziyetini gösterir ne de çaresizliğini.
Türk askeri o dönemler böyle kıyafetler, çarıklar giymiş midir mevzuuna gelecek olursak benim rahmetli Dedem istiklal gazisi, Mustafa [...] Devamını okuyun
2008
İnsan Hakları; Modern Dünyanın Başka Bir Palavrası Mı?
Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 60. yıldönümü nedeniyle Blogcatalog sitesi “Bloggers Unite For Human Rights” adı altında bir kampanya düzenledi. Böyle bir etkinlik yapılacağına ilişkin daha önce bir yazı kaleme almıştım. Her ne kadar etkinlik blog yazarlarının, 15 mayıs’ta insan hakları konulu bir yazı kaleme almasını öngörse de maalesef o tarihte yazamadım. Adı geçen etkinliği sadece bir bahane olarak kabul edip insan hakları konusunda kısa kısa da olsa bazı konular hakkındaki düşündüklerimi yazacağım.
21. Yüzyıl; Mega Ölümler Yüzyılı*
Geçtiğimiz yüzyıl insan hakları, demokrasi gibi günümüz dünyasının sıkça dile getirilen kavramlarının gittikçe etkinlik kazandığı bir yüzyıl olmuştur. Fakat ne zıtlıktır ki yine geçtiğimiz yüzyıl, dünya tarihinin en kanlı yüzyıllarından birisidir. Çalışma kampları, toplama kampları ve soykırım derken neredeyse dünya tarihi boyunca savaş meydanlarında ölen kişi sayısı kadar insan geçtiğimiz yüzyılda [...] Devamını okuyun
2008
Tutturulamayan Enflasyon Hedefi
Enflasyon hedeflemesi, Merkez Bankasının nihai hedefi olan fiyat istikrarının sağlanması ve sürdürülmesi amacına yönelik olarak para politikasının makul bir dönem (kısa, orta veya uzun dönem) için belirlenen sayısal bir enflasyon hedefi ya da hedef aralığına dayandırılması ve bunun açıklanması şeklinde tanımlanabilen para politikası uygulamasıdır.
İlk kez 1990 yılında Yeni Zelanda’da uygulanmaya başlanan enflasyon hedeflemesi politikası, 18 yılda yaklaşık 30 yılda ülke tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Enflasyon hedeflemesi uygulayan gelişmiş ve gelişmekte olan bir çok ülke, enflasyon oranını fiyat istikrarı sayılan % 1-3 seviyelerine indirmiştir. Uygulanan para politikasının başarısında muhakkak ki Merkez Bankası’nın bağımsızlığının ve Merkez Bankası’nın şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemi büyüktür. Yeni Zelanda enflasyon hedeflemesinin kurumsal alt yapısını oluşturarak uygulayan ilk ülke olması nazarıyla bu alanda birçok araştırmaya konu olmuştur. Enflasyon hedeflemesi konusunda en çok araştırmayı Columbia Üniversitesinden Fraderic [...] Devamını okuyun