Zaman Çabuk Geçiyor
Yarına kadar okumam gereken 100 sayfaya yakın yazı var. Hem yorgunum hem de canım hiçbirşey okumak istemiyor. Şuan film izlemeyi ya da eski dostlarla uzun uzun sohbet etmeyi isterdim. Canım birileriyle konuşmak istiyor. Kim bilir belki günün birinde tekrar o çocukca günlerimize döneriz. Zaman çok çabuk geçiyor. Günler bir kovalamacada birbirini takip ediyor. İnsan geçmişe neden sürekli özlem duyuyor acaba çok merak ediyorum bunu.
Çin Amerikayla baş edebilir mi?
Çin’in son yıllarda dünya piyasasına olan etkisi herkesçe malum. El atmadıkları sektör kalmadı. Hatta öyle ki ilerde Çin’in Amerika’dan daha güçlü bir ekonomiye sahip olacağı bile konuşulmaya başlandı. Bu noktada Walter Russell Mead’ın ”The great fall of China” adlı makalesi bu konuda farklı bir postre çiziyor . [via Los Angeles Times]
Seni seviyorum ama bilmiyorum neden
Seni benim nazarımda özel yapan ve bu denli önemli kılan nedir bilmiyorum ama seni seviyorum. Hem öyle alalade bir muhabbetle değil; çocuksu bir heyecan ve bir anne şefkatiyle seviyorum. Güzel değilsin, öyle insanı hülyalara salan gözlerin, rüzgarda dalgalanan saçların yok biliyorum ama olsun ben seni seviyorum ya. Beni sorarsan ne yakışıklıyım ne de öyle üstün meziyetlerim var. Ne sen sor bana nedenini ne ben anlatmaya çalışayım bu ruh halini sana. Ama bilmelisin ki seni seviyorum.
Sinemada konusu aşk olan filmlere baktığımız zaman dikkatimizi çeken ilk unsur filmin kahramanları olan kişilerin güzel veya yakışıklı olmalarıdır. Hareketleri çoğu zaman bir beyefendi veya hanımefendi edasındadır ve yeri geldiği zaman güzel ve ağır sözcükler kullanır ve sevgilerini göstermek için ise belki çoğumuzun hayatta yapamayacağı yollara başvururlar. Elbette bunun istisnasını teşkil eden film örnekleri de vardır.[...]
Halden Anlamayan Simitçi
Bugün otobüs durağının hemen yanında duran simitçiye ….’e nasıl gidildiğini sordum. Söyleyeceği şeye muhtaç olduğumu bilen bir eda ile sualime cevap verdi. Sebebini bilmiyorum ama birden “oraya başka giden otobüs de var mı ki” diye sordum. Simitçi önce şaşırdı sonra hafiften alay edercesine “neden bir tanesi yetmiyor mu gitmek istediğin yere” deyiverdi. Gitmek istediğim için değil sadece beklediğim birisini kaçırmamak için sorduğumu söyledim. Anlamadı tabiki ne demek istediğimi usulca önündeki işe koyuldu; ben de beklemeye.Uzun süre bekledim de. Ama bu şehir insana kaybettiklerini kolayca vermeyecek kadar büyükmüş bunu anladım. Önümde beklemekle geçecek çok uzun günler var sanırım.
Suya yazılmış öyküler
Kısa Film Meraklılarına
Çok fazla kısa film izleyen birisi değilim ama arada orjinal filmlere denk geldiğinde olmuştur. atomfilms.com çok çeşitli kategorilerde kısa filmler bulabileceğiniz bir site. Arada gözatmakta fayda var.