Barış Gazeteciliği
Doç Dr. Süleyman İrvan tarafından yazılan “Barış Gazeteciliği” adlı makale, yurtdışında bu alanda yapılmış olan çalışmalar ışığında bu gazetecilik tarzına ışık tutacak nitelikte oldukça güzel bir yazı. Yazının devamında bir kısmını bulabileceğiniz bu makaleyi sadece “gazetecilik” nazarıyla okumaktansa çevremizde olup biten olayları değerlendirmede başvuracağımız kriter ve hassasiyetler olarak görüp öyle değerlendirmek eminim çok daha faydalı olacaktır. Oldukça ilginç ve bir o kadar da doğru tespitlerin yer aldığı bu makalenin tamamına burdan ulaşabilirsiniz. Özellike “gazeteci tarafsız olamaz ve olmamalıdır da ancak önemli olan neye, nasıl taraf olduğudur” teması oldukça orjinal bir yaklaşım olmuş.
Barış gazeteciliği, çözüm gazeteciliğidir
Barış Gazeteciliği’ni basitçe barış yanlısı gazetecilik olarak tanımlamak yeterli değildir. Barış Gazeteciliği, çatışmaları şiddete başvurmadan ortadan kaldırmak için çözüm arayan gazetecilik anlayışıdır. Jake Lynch, barış gazeteciliğini, çatışmaların tüm taraflarını ve tüm sorunları tartışma masasına getiren ve sadece[...]
İnternet Sitelerinin Engellenmesi
Engellenen sitelere blogger da eklenmiş. Pek şaşırdığımı söyleyemem. Önceki gün arkadaşın birisine “yıl oldu 2008, Avrupa Birliği’ne uyum süreci diye dünyanın yasasını değiştirdik, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni iç hukukta daha etkin kılmak için adımlar attık ama halen ben, ifade özgürlüğü nerde başlar nerde biter bundan emin olamıyorum” dedim.
En kötü kural bile kuralsızlıktan daha iyidir denmesinin bir sebebi, kural kötü bile olsa o kuralın “uygulayıcısının” elinde iyi bir hal alacağı beklentisidir. Meclisin çıkarmış olduğu bir kanun mükemmel olmayabilir ancak bu kuralı eğer hakim ve savcılar gerçekten çağın gereklerine göre yorumlayabilseler işte o zaman bu tür sıkıntılar ortaya çıkmaz. Hukuk fakültesine yeni başlayan birisi bile bilir ki hakların sınırlandırılmasında bir ölçü ve orantı olmalıdır. Velev ki bu ya da benzeri sitelerin içerisinde gerçekten kamu düzenine veya herhangi bir şahsa yönelik, ifade özgürlüğünün[...]
Zulüm Kimse Zalimlik Yapmayınca Biter, Mazlumlar Dahil
Bir meseleyi hakkıyla idrak edebilmenin yegane şartlarından birisi de doğru soruları sorabilmektir. İnsan, soruları sadece muhatabına değil kendisine de sormalıdır. Ancak bu şekilde kendi doğrularımızı sorgulayabilir ve hakikate ulaşabiliriz. Bazen, “nasıl” sorusundan önce “niçin” sorusunu sormanız gerekir. Zira eğer mevzu politik bir meseleyse ve siz, meselenin niçinini sorgulamadan nasılına yönelirseniz hakikate ulaşmanız çok zordur. Meselenin “niçinine” makul bir cevap bulduktan sonra ancak “nasıl” sorusunu sorabilirsiniz. Politik meselelerde “niçin” sorusuna verilecek bir cevap her zaman vardır. Çünkü politika söz konusu olduğu zaman en adi savaşlar bile meşru bir kahramanlık destanına dönüşebilir. Bu noktada “nasıl” sorusunu sorabilmek önemlidir.
Freedom Writers filminde “Bir yerde savaş başlayıp çocuklar ölmeye başlayınca savaşı kimin başlattığı kimin umrumda” şeklinde bir replik vardı. Ben bu sözü hep şöyle söylerim: “Bir yerde savaş başlayıp insanlar ölmeye başlayınca savaşı kimin başlattığı vicdan[...]
P.S I Love You ‘Till The End
Yalnızlık. Her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir kıymetini bilmelidir. Yalnızdır insan, hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır. Kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur, şehir şehir ülke ülke. Kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da.
İnsan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında. Ölümün değil ama yalnızlığın bir tek çaresi var. Tek çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın. Aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır, aşık olun! Gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı nasılsa ayrılık, insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi. Sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri.(Yılmaz Erdoğan, Bana Birşeylher Oluyor)
Çok sevdiğim bir filmdir. Her filmden kendinden birşeyler bulmaya çalışan birisi olarak bu filmden ben, çok uzun zamandır kafamı kurcalayan bir sorunun cevabını[...]
Tavsiye Kitap Listesi
Giderken yanımda götürmek için bayağı bir kitap alacağım. Hem sizlerin tavsiyelerini duymak hem de bahsi geçen kitapları başkalarıyla da paylaşmış olabilmek için böyle bir yazı yazma gereği hissettim. Gerçekten beğendiğiniz ve tekrar okurum diyebildiğiniz, adaya düşsem yanıma almak isterdim diyebileceğiniz başucu kitaplarınızı paylaşırsanız sevinirim. Yaklaşık 15 tane kitap alacağım. Benim öncelikli olarak aşağıdaki konularda yazılmış kitaplara ihtiyacım var.
- 1923-1938 yılları arasını, ekonomik ve sosyal yönden inceleyen, bu yıllar arasında yapılmış olan politikaları ve karşılaşılan zorlukları anlatan kitap.
- Birinci Dünya Savaşı ve sonraki dönemi “kronolojik” açıdan anlatan kitap
- Türk Edebiyatı üzerine yazılmış ve önemli yazarlarımızın “edebi” yönden tahlillerinin yapılmış olduğu kitap. Örneğin ben lisedeyken edebiyat hocamız sürekli bu konulardan bahsederdi ve bu benim çok hoşuma giderdi. Bu mevzuları bilmek bana kalırsa bir dönemi daha iyi yorumlayabilmek için çok gerekli bir adım. Bu konuda Nihat[...]