4
Ben değil, arama motoruna bu ifadeyi yazarak gelen bir ziyaretçim diyor. Bu nasıl bir sevmektir şaşırdım kaldım. Allah böyle sevilmekten bizi men etsin. Sevilmenin de sınırı olmalı demek ki. Kendinizi çok sevdirmeyin biri sizi öldürebilir.! (:
4
Blogu her ne kadar ekim ayında açsamda sonrasında 2 ay gibi bir süre kapatmıştım. Düzenli olarak iki aydır yazıyorum ve google page rank değerim 0′dan 3′e çıkmış. İyi bir gelişme olsa gerek. Ne hikmeti var henüz tam çözemedim ama.
2
Hep söyler dururuz kendimize bu Japonla nasıl o kadar güçlü bir devlet haline gelebildi diye. Aşağıdaki pasaj bunun nedenini o kadar güzel anlatıyor ki başka bir söze hacet var mı bilmiyorum. Japonya’nın bir dönem dışişleri bakanlığını da yapmış olan Saburo Okita’nın Japonya’nın Meydan Okuyan Yılları: Yaşamından Yansımalar isimli kitabında yer alan ve Zbigniew Brzezinski’nin aktardığı bu kısım dikkatli okunduğunda ve son olarak Brzezinski’nin Japonya için söylediklerine bakılıdığında “Türkiye neden güçlü bir ülke olamıyor” sorusunun cevabı da kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor.
Yoksul bir savaşçı, kendisine mükemmel bir zırh almak istemiş ama bunu alacak parası yokmuş. Bu nedenle günlük yiyeceğinden kısarak kendisine bu zırhı alacak parayı biriktirmeye başlamış ve sonunda zırhına kavuşmuş. Bu sırada bir savaş çıkmış ve savaşçıda bu savaşa katılmış, ama vücüdu yıllar süren yarı açlık durumundan zayıf düştüğü için yeni zırhın [...] Devamını okuyun
Satır Arası 29 Şubat 2008
2
İnsanın çevresinde bilmediği konularda yardım edecek, hatalarını gösterecek, yarım kalmış kısımlarını tamamlayacak insanlar olması ne güzel bir duygu.Ne kadar çok bilirsek bilelim, ne kadar güçlü olursak olalım tek başımıza asla bir bütün olamıyoruz. Her zaman bizi tamamlayacak birilerine,birşeylere ihtiyacımız var.
Halet-i Ruhiye 29 Şubat 2008
0
Ferdi Tayfur her ne kadar durdurun dünyayı başım dönüyor dese de, biz bunu genelde durdurun dünyayı inecek var şeklinde söylerdik, aksine ben dünyanın hızlı dönmesini istiyorum. Zaman çabucak geçsin. Başka bir sabahta uyanayım, yüzümde başka bir ifade olsun, kimse üşümesin, açlıktan ölmesin, herkes birbirini sevsin, kimse üzülmesin, herkes mutlu olsun ya da hiç uyanmayayım, hiçbirşey görmeyeyim artık.
Bu ayaklar benden hesap soracak,
Bir düşüncenin peşinden dolaştırdım sokak sokak ,
Bu baş, bu eğilmez baş da öyle
Bazı sarhoş ,bazı yorgun
Her zaman bir yastığa hasret!
Bu ciğer de hesap soracak,
Esirgedim, güneşini, havasını
Bu ağız bu dişler, bu mide…
Ne ikram edebilirim ki bol keseden
Bu bilekler de hesap soracak,
Göz yumdum çektikleri eziyete.
Bilsem ki kimsenin parmağı yok
Bu sürüp giden işkencede;
Kılım bile kıpırdamadan bir sabah
Çekerdim darağacına çekerdim kendimi
Bilsem ki suç bende!..
Bilsem Ki, Rıfat Ilgaz