0

Avrupa Birliği Microsofta Haraç Kesmiş!

Microsoft’un Yahoo’ya yaptığı akıl almaz satın alma teklifinden sonra Google, böyle bir satın almanın hukuki sıkıntılar yaratacağı iddiasını ortaya atmıştı. Bu konuya vakti o sıra şurada değinmiştim ve böyle bir satın almanın Avrupa Birliği açısından rekabet koşullarını ihlal ettiği gerekçesiyle sıkıntı yaratacağını söylemiştim.(Abusing the dominant position, hakim durumun kötüye kullanılması ilkesi.)

Özellikle Avrupa Birliği’nin Microsoft’tan rekabet koşullarını yerine getirmesi için istediklerine bakılırsa (örneğin media playerın windowstan çıkarılması ) böyle bir satın almanın ne gibi sorunlar doğuracağı kolayca anlaşılabilir. Daha önce de çeşitli cezalara çarpttırdığı Microsoft’a Avrupa Birliği bu sefer 778 milyon avro para cezasına çarttırmış. Toplamda da 1.8 milyar dolarlık bir ceza söz konusu olmuş oldu böylelikle.

Bana kalırsa asıl sorun Microsoft’un rekabet koşullarını ihlal etmesinden ziyade Avrupa Birliği’nin kendi iç mekanızması gereği bir Amerikan şirketinin kendi çöplüğünde ötmesinden rahatsız olması. [...] Devamını okuyun

2

Enflasyon Canavarı vs Bahane Mekanizması

Şimdilerde çok duymasak da, hissetmesek de diyelim, yakın zamana kadar enflasyona o kadar aşina olmuştuk ki her sabah kalktığımda merak ederdim bugün neye zam geldi diye.

Son zamanlarda enfasyon hedeflemesiyle ilgili makaleler okuyup, ingilizceden çevirince bu enflasyon olayını yavaş yavaş çözmeye başladım. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim birgün iktisat ,geçici de olsa, çalışacağımı söyleseler hayatta inanmazdım.

Asıl mevzuya gelecek olursak; bir süredir sürekli merkez bankasının enflasyon hedeflemesinde şeffaf ve hesapverebilir durumda olması gerektiğini okuyup duruyorum. Ama bir taraftan, genelde böyle politik yaklaşımlarım yoktur, düşünüyorum da gerçekten hesap verebilirlikten mi bahsediyoruz yoksa bahane uydurulmasından mı merak etmiyor değilim. Özellikle beni asıl ilgilendiren şey gariban insanların kendilerini nasıl hissettikleri, aç olup olmadıkları olduğundan işin teknik kısmı, rakamlar, sayılar çoğu zaman bana bir ifade etmiyor.

Sanırım bir ekonomist gibi düşünmekten oldukça uzağım. Benim asıl sorunum sosyal [...] Devamını okuyun

3

Rüyada Google Görmek

Rüyamda google’u ete kemiğe bürünmüş bir vaziyette gördüm. Kendisi sorduğum sorulara cevap veriyordu: “abi bunu buldum işini görür mü” diye. Hey Allah’ım ne günlere kaldık sen aklımıza mukayyet ol. Yakında terminolojiye geçer “google’u rüya da görmek şuna emaredir” diye. Aslında Zekeriya Beyaz’a soralım hocam “rüyamızda google görürsek ne olur” (:

11

Wordpress 2.5 İle Gelen Yenilikler Ve İlk İzlenimler

Geçtiğimiz aylarda açıklanan gecikmenin ardından Wordpress, 2.5 sürümü ile blog alemindeki serüvenine kaldığı yerden devam ediyor. Bir aksilik olmazsa ayın 10′da yayınlanmaya başlanacak olan wordpress’in yeni sürümünü localhostta kurup denedim ve gerek kendi gözlemlediğim gerekse internetten derlediğim bilgilerle wordpress 2.5 hakkında küçük bir inceleme yazdım. Küçük bir hatırlatma wordpress 2.5 kısmen veya tamamen wordpress.com’a da uygulanacakmış yakın zamanda.

1)Tamamen yeniden tasarlanmış admin paneli: Wordpress’in bu sürümünde admin paneli tamamen yeniden yazılmış ve tasarlanmış durumda. Her ne kadar birçok kimse daha kullanıcı dostu ve gelişmiş bir yönetici paneli beklese de bu konudaki söylentiler daha köklü değişikliklerin 2.6 ve sonraki sürümlere kaldığı yönünde. Ancak admin paneli bir öncekine göre oldukça hızlı açılıyor. Yönetici panelinin yeniden yazılmasının kullanılabilirliği etkilemesinin yanı sıra en büyük önemi kullanılan eklentileri etkileyecek olması. Özellikle yönetini panelinde seçenek ayarları [...] Devamını okuyun

0

Herşey Güzel Olacak

Bugün beşinci gün oldu bilgisayar başında, office 2007 açık ve her tarafa dağılmış olan notlar, belgeler vs ile cebelleşiyorum. Bu işi benim başıma açan kişi ve kurumlara burdan selam gönderiyorum. Sizi çok seviyorum! Şubat ayının 29 günden ibaret olmasına bu kadar üzüleceğimi tahmin etmezdim. Ne olurdu 31 gün filan olsaydı bu yıl. Önümde iki gün daha var umarım zamanında yetiştiririm ve ortaya adam gibi birşeyler çıkartabilirim.

Bu süre zarfında müzikleriyle beni yalnız bırakmayan komşu kızı Eleni’ye ve rahmetli Chopin, Schubert, Telemann üçlüsüne, uzun cümleler kurmaktan yüklemini koyamadığım cümlelerimi tamamlayan, bu süre zarfı boyunca hal hatır sormayı eksik etmeyen tüm eşe ve dosta, sormayanların da canı sağolsun, teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız.

*Normalde önce film izlenir sonra filmin müzikleri severek dinlenilmeye başlanır. Lakin ben de tam tersi oldu uzun süredir elimin altında duran The Weeping [...] Devamını okuyun