Tübitak Ve Bilgi Edinme Başvurusu Komedisi

2003 yılında, herkesin malum olduğu üzere ile gerçek ve tüzel kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarına başvurarak çeşitli konularda bilgi almalarını kolaylaştırmak ve ondan da önemlisi şeffaf bir yönetim anlayışı sağlamak için 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu çıkarıldı.

Ben kasım 2007′de Tübitak‘a internet üzerinden bilgi edinme başvurusunda bulunmuştum. Aradan çok uzun zaman geçmesine karşın olumlu veya olumsuz herhangi bir cevap alamamıştım. Taki ocak 2008′e gelinceye kadar. Birgün posta kutuma “başvurunuz işleme alınmıştır” diye bir email geldi. Önce çok şaşırdım aradan bu kadar zaman geçtikten sonra mı işleme alıyorlar diye.

Daha sonra emailin başlık kısmını kontrol ettiğimde emailin bana ilk başvuruyu yaptığım kasım ayında gönderildiğini farkettim ama benim mailime ocak ayında geldi. Nasıl olduğunu anlamamakla beraber zaten daha sonra bahsedeceğim gibi bir önemi de kalmamıştı. Ben zaten soğuk suyu çoktan içmiştim.

Derken bir ay sonra şubat ayında bir başka[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Havadan-Sudankategorisinde 11 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 2 Yorum

Devlet Binaları Neden Tipten Yoksun Oluyor?

Uzun zamandır dikkatimi çekiyor da bütün devlet binaları tek düze, estetikten yoksun ve ruhsuz binalardan ibaret. Hani devlet binası olduğu için ister istemez resmiyetten kaynaklanan bir ruhsuzluk, soğukluk durumu oluyor fakat bu daha çok binaların mimarisinden kaynaklanıyor.

Üstelik yeni binalar da eskileriyle neredeyse aynı mimariye sahip. Fena mı olur şöyle mimarisiyle bizi etkileyen binalarımız olsa. Geçen gün otobüsle geçerken inşaatı yeni biten bir adliye sarayı gördüm abartmıyorum ama resmen hapishane gibi olmuş. Bir binanın güzel bir mimariye sahip olması ihale bedelini ne kadar arttırır bilmiyorum ama ben şahsen görkemli bir devlet binası için verilen paraya acımam yeter ki gereksiz süslemelere sahip olmasın. Sonuçta devlet binası dediğimiz şey bir manada devleti temsil eden en önemli unsurların başında geliyor.

Diğer bir husus devlet binaları genellikle özensiz yapılan binalar oluyor. Bunun bir sebebi yoksuzluk, rüşvet vs olabilir ama[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Gündemkategorisinde 9 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 11 Yorum

Trenleri Kaçırdım, Yanlış Duraklardayım

Hayatta hiçbirşey için belki geç değildir lakin öyle şeyler var ki insan zamanında, vakti varken yapmalı. Eğer birşeyleri geri alıp herşeye yeniden başlayacak olsaydım çok iyi bir öğrenci olmakla işe başlardım. İlkokul sonrası okul hayatıma baktığım zaman ne kadar kötü bir öğrenci olduğumu çok net görebiliyorum. İyi öğrencilikle kasdettiğim başarılı olmak değil. Okuduğum bütün okullarda çok başarılı oldum, belki birçok kişi için örnek alınacak birisiydim ya da elle gösterilen parlak bir öğrenci.

Aslında öğrencilik hayatımın ileride bana pahalıya mal olacağını lise son sınıfta anlamıştım. O zaman benden öss‘ye çalışma taktikleri isteyen ve okula yeni başlayan bir çocuğa belki o zaman anlamadığı ama şimdi beni daha iyi anladığından emin olduğum şu sözü söylemiştim.

Öğrencilik bir trendi ve ben bu treni çok zaman  önce kaçırdım ondan beri hep yanlış duraklarda dolaşıyorum. Sen daha yolun başındasın, herşeye yeni başladın. İyi[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Halet-i Ruhiyekategorisinde 8 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

Web 2.0 Zaman Kaybıdır

Önceki yıl Toefl sınavına girdiğimde essay kısmının free part olan bölümünde teknoloji insanların hayatını kolaylaştırıyor mu, gelişen teknolojiyle beraber insanların daha planlı olması gerekiyor mu şeklinde bir soru gelmişti. Tam olarak ne cevap verdim hatırlamıyorum ama özellikle son yıllarda web 2.0 dalgasıyla başlayan internet serüveni için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki web 2.0 zaman kaybının diğer adıdır.

Sosyal ağlar, daha etkileşimli sayfalar, servisler derken hergün yeni yeni servisler ortaya çıkıyor. Birçok servisin ortaya çıkış sloganını hayatımızı bir şekilde kolaylaştıracak olma iddiası teşkil ediyor. Mantıklı düşünürsek eğer bir servis hayatımızı kolaylaştırıyor, işlerimizi daha rahat bir şekilde halletmemizi sağlıyorsa o zaman bizim internette daha az zaman harcamamız yani kısacası zaman tasarrufunda bulunmamız gerekirdi. Fakat gerçekten öyle olduğu söylenebilir mi? Aksine her geçen gün bilgisayar başında daha fazla zaman geçirmeye başlıyoruz.

Bunun en temel sebeplerinden birisi bana kalırsa sahip olduğumuz[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Teknolojikategorisinde 7 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

İnsanın Gizemli Organı;Kalp

The Mysterious Human Heart isimli program kalp sağlığına olan hassasiyeti arttırmak üzere hazırlanmış bir program. Dürütst olmak gerekirse böyle programlar genellikle birçok kimsenin dikkatini çekmez fakat bu program bana birçok şey öğretmekle kalmadı gerçekten çok dikkatli olmam gerektiği konusunda da beni ziyadesiyle ikna etti. Programda kalp ile ilgili birçok önemli konuya değinilmekle birlikte ben, sizin de çok ilginç ve şaşırtıcı bulacağınıza inandığım bir konu başlığına kısaca değineceğim. Daha sonra programdan öne çıkan konu başlıklarını yazıp yazıyı noktalayacağım.

Kırık Kalp Sendromu

Henüz üzerindeki gizem tam olarak kaldırılamamış olmakla birlikte kalp, kan pompalaması sayesinde bizi hayatta tuttuğu kadar duygularımıza da ev sahibi olan bir organdır. Bilim adamları, kalp sağlığının yaşam tarzı, beslenme gibi hususlara bağlı olduğunu belirtmekle birlikte diğer önemli bir hususun da insan beyni olduğu konusunda hem fikirler.

Korktuğumuz, üzüldüğümüz heyecanlandığımız, aşık olduğumuz zamanlarda beynimizde hissettiğimiz[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Podcastkategorisinde 5 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 3 Yorum

İrtibat

Rss abonesi olun

Rss abonesi olarak yeni yazılardan kolayca haberdar olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız email listeme abone olun. Yeni yazılar email adresinize gelsin!

Okuduklarım

Güher

GüherGerek kendi yazdığı yazılarla gerekse yazar ve şairlerden yapmış olduğu iktibaslarla insanın gönül dünyasına seslenen günlük yazarıdır. Günlük hayatın keşmekeşi içerisinde unuttuğum "kendimi" yeniden hatırlamama yardımcı olan zarif insan.

Diğerleri