Özgürlük Sadece Ve Daima Farklı Düşünenlerindir
Üniversitede, sınav sorularımız genellikle kademeli veya terditli bir şekilde sorulurdu. Bu sisteme alışana kadar sınavlarda oldukça hata yapmıştım. Hatta bir keresinde sınavın ortasında, sınav kağıdımı değiştirmek zorunda kalmıştım. Sınavda gözetmen olan asistan, “yetiştirebilecek misin bütün soruları, sınavın bitmesine çok kalmadı” dediğinde ben, sadece “inşallah” demiştim.
İnanır mısınız o ana kadar tatlı ve güler yüzlü olan asistanın, ağzımdan çıkan “inşallah” kelimesinden sonra yüzünün rengi değişti ve ben, neden böyle olduğunu çok zaman sonra anladım. İnşallah, maşallah, Allah korusun gibi dilimize pelesenk olmuş birçok dini referanslı sözcük var ama birçoğumuz bu sözcükleri, her zaman dini bir saikle kullanmıyoruz. Üstelik herhangi bir dine mensup olmayan veya en azından müslüman olmayanımız bile bu sözcükleri pekala günlük hayatında gayet rahat kullanıyor ki bu da ayrı bir güzellik. Buna rağmen bu sözcüklerin kullanımı neden garip karşılanır ben hale anlayabilmiş değilim.
Üniversitelerin akademik açılış törenlerinde rektörlerin, “demokratik bir üniversiteyiz” tarzı söylemlerini her zaman ironik bulmuşumdur. İnşallah sözcüğünü dini içgüdüyle söylememiş olmama rağmen ki o amaçla söylemiş olsam da birşey değişmez, ağzımdan çıkan tek bir “inşallah” sözcüğüne bile tahammül edemeyen birisi bana hocalık yapabilir mi. Elbette yapamaz. Çünkü birisinin bana hocalık yapabilmesi, bana birşey öğretebilmesi için gönlünün en az benimki kadar münbit ve engin olması gerekir.
Prof. Edward Said, 2000 yılında Lübnan sınırındaki bir İsrail karakoluna taş atınca, Columbia Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliğine son verilmesini isteyenler olmuştu. Bunun üzerine Rektör Jonathan R. Cole, akademik özgürlük çerçevesinde Said’i savunan bir yazı kaleme almıştı. Radikal gazetesinin 17 Aralık 2000 tarihli sayısında da yer alan yazının bahsettiğim hususlarla alakalı olan küçük bir kısmına yer veriyorum. Yazıyı okurken kendi kendime, ülkemizde kaç tane üniversite rektörü böyle düşünüyor diye sormadan edemedim.
Bir üniversite için, bireyin siyaseten baskın bir ideolojinin titreten-felç edici etkisinden korkmaksızın, görüşünü ifade etmekte kendisini özgür hissetmesinin güvence altında olmasından daha temel bir ikinci şey yoktur. John Stuart Mill, ‘On Liberty’ (Özgürlük Üzerine) adlı eşsiz makalesinde, bize hoş gelmeyen fikirlerin ifade edilebilmesini desteklememizin özgürlük kavramı açısından niye çok önemli olduğunu belagatle ortaya koyar; ki o fikirler bizim fikrimize aykırı olabilir veya fikrimizi tehdit eder görünebilir: “Eğer tüm insanlığın, farklı düşünen tek bir kişiyi susturmasını haklı buluyorsanz, gün gelip o tek kişinin iktidarı ele geçirdiğinde tüm insanlığı susturmasına karşı çıkmaya da hakkınız olmaz…”
Fikirler, sınıf içinde veya dışında kamusal ifade buldukça anlam taşır; bazı fikirler bize çirkin gelebilir, ‘doğruluk’ mefhumumuza aykırı düşebilir, yargılarımıza veya kabullerimize meydan okuyabilir, ama ne olursa olsun akademik düzenimizin temel yapısını tehdit etmedikçe güvence altında olmaları gerekir.
Yukarıdaki olay ve “inşallah” sözcüğü sadece bir sembol ve örnektir. Bu kelime yerine başka bir felsefi veya dini inancı yahut siyasi bir düşünceyi ifade eden başka bir sözcük de kullanılabilirdi. Böyle ufak şeylere bile tahammül edemeyen bir üniversite zihniyeti, öğrenciden başka herşey yetiştirir. Biz, demokrasiyi halen “sadece” her isteyenin her istediğini, meşru bir zeminde ifade edebilmesi olarak gören bir ülkeyiz. Oysa gerçekten demokratik bir ülkeden bahsedebilmek için “farklı seslere” bakmak gerekir. Rosa Luxemburg‘un dediği gibi: “Özgürlük sadece ve daima farklı düşünenlerindir”
*Bugün Socrates’in Müdafasını okudum, canım fena sıkıldı, aradan 2500 yıl geçmiş ama zihniyet aynı zihniyet. Bu yazıdaki bahsi geçen mevzu, Esther’in okuduğum bir yazısından sonra aklıma geldi.
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Rastgele Yazılar
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.