‘Sinema’ kategorisindeki yazılar
2008
Big Fish-Hikayenin Bizzat Kendisi Olmak
Sinema • 2 Yorum
Etiketler: Big Fish, Eddie Vedder, Ewan McGregor, film, hikaye, iyi film, kaliteli film, macera, roman, Sinema, Tim Burton
Big Fish (Büyük Balık) uzun zamandır izlemek istediğim ama bir türlü fırsatını ya da o ruh halini kendimde bulup izleyemediğim bir filmdi. Eğer bir de benim gibi merakınız kaçmasın diye filmin konusunu bile hiç okumamışsanız o zaman filmle ilgili olarak özellikle filmin isminden yola çıkarak bazı senaryolar kafanızda canlanır durur. Özellikle filmin afişini de filmin ismiyle yan yana getirince benim kafamda biraz bilim kurgu odaklı bir film vardı. Dediğim gibi filmle ilgili herhangi bir künye bilgisine hiç bakmadım. Uzun zamandır öyle arşivde bekleyip duruyordu. Ta ki düne kadar…
Ünlü yönetmen Tim Burton‘un yönettiği Big Fish, babası kanser sebebiyle hasta olan William Bloom’un uzun zamandır görüşmediği babasını ziyaret etmesiyle başlayan bir baba-oğul ilişkisinin ötesinde maceraperest bir adamın hayatının anlatıldığı güzel bir film. Aslında güzel bir film demenin yanında güzel bir hikaye ya da öykü demek[...]
2008
Son Günlerde İzlediğim Filmler
Sinema • 1 Yorum
Etiketler: aksiyon, aksiyon filmi, Clive Owen, Judie Foster, kaliteli film, Keanue Reeves, korku, Monica Belluci, polis, Shoot Em Up, Sinema, Street Kings, Terrence Howard, The Brave One, yabancı
Her insan dinlenmek ve günün stresini üzerinden atmak için farklı şeyler yapar. Benim için stresten kurtulmanın en etkili yollarından birisi de film izlemektir. Her ne kadar izlediğim her film bloga yazılmayı hak edecek kadar kaliteli olmasa da son günlerde izlediğim filmlere kısa kısa değinmek istedim.
Brave One: Korku, İnsanı Kendine Yabancılaştırır
Bahsetmek istediğim ilk film Judie Foster ve Terrence Howard‘ın başrollerini oynadığı dram ve aksiyon karışımı bir film. Şehirde nişanlısıyla dolaşırken saldırıya uğrayan Erica (Judie Foster) hastaneden çıktıktan sonra tekrar saldırıya uğrama tedirginliğini yaşamaktadır. İçine yerleşmiş olan bu korku zamanla Erica’yı değiştirecek ve kendi deyimiyle kendisine yabancılaştıracaktır. Daha önce özellikle Panic Room filmiyle bizlere korku, tedirginlik ve kendini koruma gibi duyguları oldukça iyi bir şekilde gösteren Judie Foster bu filmde de gerçekten rolünün hakkını vermiş gözüküyor. Filmde Judie Foster’a şehirde[...]
2008
Into The Wild; Alexander Süperberduş’un Hikayesi
Sinema • 6 Yorum
Etiketler: berduş, Chistopher McCandless, doğa, Eddie Vedder, Emile Hirsch, in to the wild, Long Nights, mutluluk, oscar, oscar adayı film, Sean Penn, vahşi yaşam
Denir ki insanın hayatını gözden geçirip, tüm yaşamıyla yüzleşmesinin en iyi yolu bir süre yalnız kalmasıdır. Ancak kendisiyle çok uzun süre başbaşa kalan insan, o kadar uzun süre kendi iç sesini duymaya tahammül edemezmiş. Nedeni ve nasılı farklı olsa da fıtratımızda var sürekli bir arayış içerisinde olma, bir kabına sığamama hali. Böyle durumlarda belkide yapılacak en iyi şey şehir ve iş hayatından uzaklaşıp bir süre kafa dinlemektir.
in to the wild, senaryosunu Jon Krakauer (Roman yazarı) ve Sean Penn’in yazdığı ve hikayenin aslına sadık kalınarak sinemaya uyarlanan ve 1968-1992 arasında yaşamış Amerikalı gezgin Christopher McCandless‘ın üniversiteden mezun olduktan sonra tüm birikimi olan parayı hayır kurumlarına bağışlayarak Amerika’yı dolaşma öyküsünü anlatan bir film. Chris, ailesiyle sürekli sorunlar yaşayan daha doğrusu anne ve babasının hatta çevresindeki insanların yaşam tarzlarından hoşlanmayan bir gençtir. Ona göre insanlar[...]
2008
Sonsuzluk Ve Birgün Arasında Ömür
Sinema • 2 Yorum
Etiketler: Alexandre, Edward Zwick, eternity and a day, hayat, legends of the fall, ömür, sonsuzluk, Theo Angelopulos, Tristan
“Neden, anne hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Neden? Neden çürüyüp gider insan sessizce acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Kendi ana dilimi konuşma şansım varken neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? Kendi dilim varken…Hâlâ kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken. Neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? Söyle bana, anne insan neden bilmez nasıl seveceğini?”
Alexandre, böyle ifade ediyordu hep bir arayış içerisinde geçen hayatını. Ömrü boyunca aramaktan hiç vazgeçmemişti ama bir türlü ait olduğu yeri de bulamamıştı. Şimdiyse ömrünün son günlerini yaşıyordu belki de. Kaçımız cesaret edebilir ki tüm hayatıyla yüzleşmeye. Hayat, hani nasıl harcadığımızı bilemediğimiz, elimizin altında olan ama hep bir olmamışlıkla tükettiğimiz. Birisi çıksa da gösterse şu yaşadığımızı sandığımız hayatı, gözümüzün içine soksa al işte ömrünü[...]
2008
Kaliteli Filmler Mi Azaldı?
Sinema • 10 Yorum
Etiketler: eski filmler, film, iyi film, kaliteli film, kişisel, Sinema
Bu aralar izleyecek birşeyler bulmakta zorluk çekiyorum. Takip ettiğim birçok dizi ya bitti ya da sezon finaliyle birlikte ara verdi. Film konusunda ise çok şanslı olduğum söylenemez. Uzun süredir kaliteli filmlere rastlamaz oldum. Bir süredir izlediğim filmleri tekrar tekrar izleyip duruyorum. Gerçi bu benim için şaşırılacak bir durum değil çünkü ben herşeyin suyunu çıkaran ve sınırlarını zorlayan birisiyim.
Kaliteli Film Kendini Tekrar İzletir
Eğer filmleri iyi ve kötü diye kategorilere ayıracak olursak ben iyi filmlerin kendini tekrar ve tekrar izlettireceğine inananlardanım. Bir de öyle filmler vardır ki onlar iyi ve kötü tasnifininde dışındadır yani bahsetmeye bile gerek yoktur. İyi ve kötü ayrımı şüphesiz her kişiye göre değişir ve kişinin bir filmde bulmak istediklerine göre şekillenir.
Bir filme iyi diyebilmem için filmi izlerken kendimi filmin içerisinde hissetmem gerekir. Hemen hemen herkes bunu hissetmek ister ama bendeki bu[...]