‘Satır Arası’ kategorisindeki yazılar
Satır Arası 27 Mayıs 2008
2
Saçlarımın beyazlaması, çocukluğumdan beri hep istediğim birşeydi. Çocukken niye böyle birşeyi dilediğim konusunda bir fikrim yok ama sanırım saçları beyaz olan amcalar gözüme daha büyük gözüküyordu. Sadede gelirsek berberde farkettim ki saçlarımda tek tek olsa da beyazlar gözükmeye başlamış, berber öyle söyledi. Anne ve babam hep söyleyip durur “oğlum bu kadar düşünme, çalışma. Ne vardı gidip öğretmen olsaydın hiç değilse yazın yanımıza gelirdin” diye. Bu durumdan şikayetçi miyim, değilim. Aksine asıl birşeylere kafa yormadığım zaman kendimi huzursuz hissediyorum.
Kendini insanlara ve tutkularına adamayan birinin kalbi asla kırılmaz. Peki ama o zaman gerçekten yaşamış sayılır mı? Birilerine değer veren bir fani olarak ölmeyi tercih ederim. O zaman ruhum özgürlüğüne kavuşur.[Yasak Krallık, The Forbidden Kingdom]
*Bu filmden kala kala aklımda bu söz kaldı. Benim eğlence anlayışım ancak bu kadar olur zaten.
[...]
Devamını okuyun
Satır Arası 26 Mayıs 2008
0
Daha önce herhangi bir konuşmasını dinlememiştim fakat Barrack Obama, özellikle benim dinlediğim “A More Perfect Union” adlı konuşmasıyla iyi bir konuşmacı olduğu konusunda beni ikna etti. Hitabet şeklinin yanı sıra özellikle konuşmasının içeriğine de bakılınca Amerikalıların hoşuna gidecek “We the people of America” ruhuna uygun bir konuşma olduğu rahatlıkla görülebiliyor. Tekrardan birşeyin farkına vardım ki konuşma, hitabet sanatı fikirlerinizin inandırıcılığı açısından gerçekten çok önemli. Ne anlattığınız önemli olduğu kadar onu nasıl anlattığınız, kitleleri nasıl etkilediğiniz de önemli. Kampanya politikası hakkında bir fikrim yok lakin oy verme konusunda tek kriter olsa bu konuşmadan sonra oyumu Obama’ya verirdim.
Devamını okuyun
Satır Arası 18 Mayıs 2008
0
Sorularım var cevaplamaktan korktuğum,sorularım var sormaktan yorulduğum ve bir ömrüm var nerede, nasıl harcadığımı bilemediğim. Bir şehirdeyim hiç ait olamadığım, hep kaybolduğum. Benim olan sadece sessizlik, birazcık huzur ihtiyacı. Susmak mı payıma düşen yine; peki tamam sustum ama öyle uykusuzum ki…
Bir uyku için uykusuzum. Bir koku için. Bir selam…Bilmediğim bir şeyle dolu bir el…Uyanışa kadar, bilmeyeceksin sen de. Gidiyorum bir çıkışsızlığa. Ama biliyorum selam vaha değildir ve ne de kokudur. Yoktur ben uyuyana kadar ellerin ama ellerin niçin kaçınıyorlar benden öyle ki bir uyku için uykusuzum.Khalede Niyazi
Devamını okuyun
13
Bugün blogdaki yazıların çok uzun olduğu yönünde bir eleştiri geldi. Aslında birçoğunu kısaltarak yazmaya çalışıyorum ama ona rağmen uzun oluyor demek ki. Hem benim blogumdaki yazıların uzunluğu hem de genel olarak uzun yazılar konusunda ne düşünüyorsunuz.?
Devamını okuyun
Satır Arası 21 Nisan 2008
3
Mar Adentro (İçimdeki Deniz) filmini izleyenler filmde çalan “Kara Gölge” isimli parçayı hatırlayacaklardır. Ben de bir arkadaşın söylemesi üzerine hatırladım. Luz Casal söylüyormuş o şarkıyı. Aslında söylüyor değil de ağlıyor demek daha doğru. Luz Casal, Negra Sombra bkz.
Devamını okuyun