‘İktibas’ kategorisindeki yazılar

0

Cemil Meriç-Yabancılaşmak

“Yaşamak veya yaşamamak. Yıllardır bu iki zıt arzunun pençesindeyim. Hayat, acılarımın sisli camı arkasında kâh bir kâbusa, kâh bir heyulaya benziyor. Bazen komedilerin en adisi. Bazan trajedilerin en dayanılmazı. Ve içimdeki cehennemden habersiz bir dünya..
Kitaplardı benim oyuncağım. Onları elimden aldılar. Önce insanlar aldı, sonra kendileri kaçtılar benden. Ve kadınlar ki, ölüm kadar güzeldiler..
Duyguları kapıda bekletiyorum. İçerde yabancılar var. Kapıyı açtığım zaman, kimseyi bulamıyorum dışarda..
Yasamak bir fırtınaya kapılmak, yanmak, ağlamak yani sevilmek. Yaratmaksa mumyalaşmak, fırtınanın yani hayatın dışında kalmak yabancılaşmaktır.” (Cemil Meriç, Jurnal 2, s.141-142) [via]

Devamını okuyun
0

Living is easy with eyes closed

Living is easy with eyes closed. Misunderstanding all you see
Gözleri kapalı yaşamak daha kolay. Gördüğün herşey bir yanlış anlama.
Efsanevi grup The Beatles‘in Strawberry fields forever şarkısında geçen bir mısra. Kimine göre hayat felsefesi bile sayılabilir. Zira hayatı çok fazla umursamadan ve eğer mümkünse olan biten şeylerin farkına varmadan yaşamını sürdürmek isteyen birileri her zaman olmuştur. Aslına bakarsak hepimiz arada bunu yapmak isteriz. Özellikle canımızı yakan bazı hadiseler karşısında bunları bilmemezlikten gelmek, aslında olmamışlar gibi davranmak belki de o an için bize en makul gelen düşünce olur. Hayatımızın tamamına hakim olan bir düşünce tarzı haline getirmeden yapılabilirse kimi zaman insana kendisini iyi bile hissettirebilir. Aksi takdirde insanın hayattayken ve herşey gözünün içine içine bakarken kör yaşamasına sebep olabilir ki bundan da sakınmak gerekir.[via]

Devamını okuyun
0

Yeis

Bütün çekingenliklerim yok olmuştu. Bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum. Ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı.. bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için: ‘adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki? ‘ demiştim. Eskinden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl: ‘bu beni anlamaz! ‘ demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: ‘işte bu beni anlar! ‘ diyordum..Sabahattin Ali,Kürk Mantolu Madonna

Devamını okuyun