‘İktibas’ kategorisindeki yazılar
2008
Benim Kaderimin Bir Benzeri Yok Düşüncesi
İktibas • 2 Yorum
Etiketler: alıntı, aşk, aşk acısı, dert, genç, genç werther'in acıları, Goethe, hayat, intihar, Kitap, şükretmek, şükür, yaşam
Ah insan ne kadar fani, kendi varlığına apayrı bir kesinlikle inansa da, varlığıyla sevdiklerinin ruhunda apayrı bir etki yapsa da hatıralardan silinmek, çekip gitmek zorunda ,üstelik mümkün olduğu kadar çabuk!
Bir daha uyanmamayı dileyerek, bazen de umarak yatağa uzandığımı Tanrı biliyor; ve sabahları gözlerimi yeniden açınca yeniden güneşi görüyor, içerliyorum. Ah, delidolu olabilsem, suçu havaya, bir üçüncü şahsa, bozuk giden bir girişime atabilseydim, böylece isteksizliğin dayanılmaz yükü biraz olsun beni rahatlatırdı. Yazıklar olsun bana! Bütün suçun ben de olduğunu tüm gerçekliğiyle hissediyorum.-Ama bu suç değil! Bütün mutluluğun kaynağı gibi, bütün kederlerin kaynağının da içimde gizli olması yetmez mi? Bir zamanlar her adımda bir cennetle karşılaşan , duyguların bütün arzuları içinde savrulan, bütün dünyayı sevgi dolu kucaklayacak bir kalbi olan insanla aynı kişi değil miyim ben artık?
Bazen “Senin kaderinin bir[...]
2008
Çocuklar Dünyanın En Mutlu Varlıklarıdır
İktibas • 1 Yorum
Etiketler: alıntı, çocuk, çocuklar, genç werther'in acıları, Goethe, mutlu insan, mutluluk
Çocukların “Neyi, niçin istediklerini bilmedikleri” hususunda bütün iyi eğitilmiş öğretmenler ve eğitmenler hemfikirdir, ancak yetişkinlerde çocuklar gibi yeryüzünde nereden gelip nereye gittiklerini bilmeden dolaşıyorlar. Onlar da, çocuklar gibi gerçek ereklerini, bisküvi, çörek ve kızılcık sopasıyla yönetilerek öğreniyorlar, bu somut gerçeği sanırım kimse kabul etmek istemiyor.
Sana hoş bir itirafta bulunayım; bana burada “insanların en mutluları, bütün gün oyuncak bebeklerini gittikleri her yere beraberlerinde götüren, oyuncaklarını soyup yeniden giydiren ve byük bir dikkatle annelerinin şekerlemeleri kilitli tuttuğu çekmecenin etrafında parmaklarının ucuna basarak dolaşan, en sonunda istenilen ele geçince koca bir parçayı zevkle tıkınan ve ardından daha yok mu? diye bağıran çocuklar gibi yaşayanlardır”, demek istediğini biliyorum. Çocuklar gerçekten mutlu varlıklar. İğrenç uğraşlarına ya da tutkularına şaşalı ünvanlar veren ve bunları, insanlığı sağlık ve mutluluğa kavuşturak büyük esermiş gibi sunanlar da mutludur[...]
2008
Üniformalı Ordu Tek Ordu Biçimi Değildir
İktibas • 2 Yorum
Etiketler: amerika, bilim, güç, iş adamı, japonya, ordu, Teknoloji, türkiye, üniforma
Hep söyler dururuz kendimize bu Japonla nasıl o kadar güçlü bir devlet haline gelebildi diye. Aşağıdaki pasaj bunun nedenini o kadar güzel anlatıyor ki başka bir söze hacet var mı bilmiyorum. Japonya’nın bir dönem dışişleri bakanlığını da yapmış olan Saburo Okita‘nın Japonya’nın Meydan Okuyan Yılları: Yaşamından Yansımalar isimli kitabında yer alan ve Zbigniew Brzezinski‘nin aktardığı bu kısım dikkatli okunduğunda ve son olarak Brzezinski‘nin Japonya için söylediklerine bakılıdığında “Türkiye neden güçlü bir ülke olamıyor” sorusunun cevabı da kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor.
Yoksul bir savaşçı, kendisine mükemmel bir zırh almak istemiş ama bunu alacak parası yokmuş. Bu nedenle günlük yiyeceğinden kısarak kendisine bu zırhı alacak parayı biriktirmeye başlamış ve sonunda zırhına kavuşmuş. Bu sırada bir savaş çıkmış ve savaşçıda bu savaşa katılmış, ama vücüdu yıllar süren yarı açlık durumundan zayıf düştüğü için yeni zırhın[...]
2008
Amerika’nın Süper Güç Olmayı Sürdürebilmesi
İktibas • 2 Yorum
Etiketler: ahlak, amerika, avrupa, dünya, japonya, süper güç
…Ama ne Avrupa’nın ne de Japonya’nın küresel güç konusunda Amerika’ya rakip olamayacağı gerçeği bu ülkenin liderliğinin devam edeceği anlamına gelmemelidir.
Tam tersine, Amerikan liderliğinin alternatifinin küresel anarşi olduğu bilinmeli ve Amerikan liderliğine karşı bir tehditin Amerika dışından değil, bu ülkenin içinden geleceği kavranmalıdır. Sonuç olarak, Amerika’nın asıl hassasiyetinin rakipleri tarafından somut olarak tehdit edilmesi değil, ama giderek zayıflayan kendi kültürü, moralinin bozukluğu, bölünmeleri ve Amerika’nın yerel olaylardaki etkisizliğinin dış dünyayı çürütmesi, yabancılaştırması ve devrimcileştirmesi sonucu yarattığı, kendi bünyesinden kaynaklanan soyut tehditlerdir.
Amerika’nın şu andaki küresel gücü ve yaşam tarzının çekiciliği, yakın bir gelecekte de rakipsiz olacaktır. Ancak, ondokuzuncu yüzyılda İngiltere’nin kurduğu ve yavaş bir biçimde değişen ülkelerarası hiyerarşik yapının tersine, Amerika şuan bastırılmış duyguların ve temel eşitsizliklerin farkına varıldığı bir dünyada adeta bir yanardağın tepesinde durmaktadır. Her ne kadar Amerika[...]
2008
Mutsuz Bir Şekilde Artık Ölebilir Miyim
İktibas • Yorum yok
Etiketler: alıntı, dost, edebiyat, Gabriel Garcia Marguez, hayat, hikaye, kanser, mutsuz, ölüm, Öykü, tanrı, veda
Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, altmış saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.
İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir,sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarıyla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı[...]