‘Halet-i Ruhiye’ kategorisindeki yazılar
0
Bugün otobüs durağının hemen yanında duran simitçiye ….’e nasıl gidildiğini sordum. Söyleyeceği şeye muhtaç olduğumu bilen bir eda ile sualime cevap verdi. Sebebini bilmiyorum ama birden “oraya başka giden otobüs de var mı ki” diye sordum. Simitçi önce şaşırdı sonra hafiften alay edercesine “neden bir tanesi yetmiyor mu gitmek istediğin yere” deyiverdi. Gitmek istediğim için değil sadece beklediğim birisini kaçırmamak için sorduğumu söyledim. Anlamadı tabiki ne demek istediğimi usulca önündeki işe koyuldu; ben de beklemeye.Uzun süre bekledim de. Ama bu şehir insana kaybettiklerini kolayca vermeyecek kadar büyükmüş bunu anladım. Önümde beklemekle geçecek çok uzun günler var sanırım.
Suya yazılmış öyküler
Devamını okuyun
0
Son iki yılımı bir düşününce çok iyi bir iki yıl geçirmediğimi farkettim. Elbetteki iyi şeylerimde oldu ama genel olarak hemen hemen her konuda başarısız olduğumu ve sahip olmaya çalıştığım herşeyi kaybettiğimi görüyorum. Son dört ay içerisinde iki iş fırsatını sadece istediğimden emin olamadığım için görmezden geldim.
Eğer çalınan kapılar açılmıyor ya da yanlış yollara açılıyorsa o zaman yanlış kapının tokmağına sarılmışız demektir. İnsan yolunu kaybettikten sonra yolların günahı nedir ki. En iyi öğüt insanın kendisine verdiği öğüttür der Çiçero. Zor zamanlarda bizi motive eden, moral veren elbette insanlar olacaktır ama en önemlisi insanın birşeylerin yoluna gireceğine, herşeyin düzeleceğine bizatihi kendisinin inanmasıdır. Tesadüflere inanmayan birisi olarak bu ruh haleti içerisinde bazı şeyleri değiştirmeye karar verdikten kısa bir süre sonra Apple Ceo’su Steve Jobs’ın yaptığı bir konuşmaya rastgeldim.
Bloglarda uzun uzun işlendiği[...]
Devamını okuyun
2
Hayat sadece siyahla beyazdan ibaret değil. Bu iki rengin arasında ara renklerin ve bilhassa grinin de olduğunu unutmamam lazım. Her konuda bu kadar net bir tavır sergilemek, kesin ifadeler kullanmak acaba ne kadar doğru bunu ciddi manada düşünmekteyim. İnsanda biraz esneklik payı olmalı. Bu kadar mükemmelliyetçi olmamam lazım.
İnsan ne kadar çok şeye sahip olursa ve bunları kontrol altına almaya çalışırsa kendini bana kalırsa o kadar güçsüz duruma sürüklüyor demektir. Kaygılandığım birşey olmadığı zaman kendimi daha rahat hissediyorum. Sanırım bu benim biraz saplantılı bir insan olmamdan kaynaklanıyor. Vazgeçmek ne demek bilmiyorum açıkcası. En son neden vazgeçtin diye sorulacak olsa oturup ciddi düşünmem lazım.
Dün çok sevdiğim bir dostumdan bir günlüğüne de olsa ayrı kaldım. Bugün tekrardan onu gördüğüm için çok mutluyum. Benim için çok kıymetli olduğunu bir kez daha anladım.[...]
Devamını okuyun
2
Bazı duygular vardır ki hangi dilde ifade ederseniz edin aynı hüznü, aynı hicranı hissedebilirsiniz. Eğer bu bahsettiğimiz duygu birini hiç haberi olmadan kendinizden bile çok sevmekse söyleyecek sözünüz daha bir derin daha bir keder yüklü olur. Did you ever know that you’re my hero? sözünün hiç muhatabı olamadığınız için müteessir olmakla beraber yaşadığınız güzellikler için hem bunun müsebbibine hem bunu veren Rabb’inize teşekkür edersiniz. Did you ever know that you’re my hero? sözünün geçmiş zamanda söylenmiş olması herşey için aslında çok geç olduğunu ve herşeyin artık hoş bir anı ve derin bir iç çekiş olduğunun da göstergesidir. Mutluluktan havalara uçmanın ne olduğunu hissettiğiniz günleriniz olmuş ve artık o günler size ufukta belli belirsiz beliren bir liman kadar uzak geliyorsa bu şarkı size göre. Buyrun;
Devamını okuyun
2
Tonight I can write the saddest lines.
To think that I do not have her.
To feel that I have lost her.
Pablo Neruda
Devamını okuyun