“Halet-i Ruhiye” kategorisindeki yazılar
P.S I Love You ‘Till The End
Etiketler: bana bir şeyhler oluyor, Gerard Butler, Hilary Swank, ölüme alışmak, The Pogues, yalnızlık
Yalnızlık. Her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir kıymetini bilmelidir. Yalnızdır insan, hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır. Kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur, şehir şehir ülke ülke. Kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da.
İnsan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında. Ölümün değil ama yalnızlığın bir tek çaresi var. Tek çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın. Aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır, aşık olun! Gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı nasılsa ayrılık, insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi. Sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri.(Yılmaz Erdoğan, Bana Birşeylher Oluyor)
Çok sevdiğim bir filmdir. Her filmden kendinden birşeyler bulmaya çalışan birisi olarak bu filmden ben, çok uzun zamandır kafamı kurcalayan bir sorunun cevabını[...]
Arada Bir Konuşmak Gerek
Etiketler: arkadaş, konuşmak, muhabbet, sohbet, susmak
Tatil dönüşü şimdiye kadar yapmadığım birşeyi yaptım ve yanımdaki polis memuruyla uzun soluklu bir sohbete kalkıştım. Sohbet ama ne sohbet. Çocukluk anılarımızdan, ailemizle olan ilişkilerimizden, ülke meselelerinden, evlilik mevzuundan kısacası herşeyden biraz biraz konuştuk. Belki birçok kimse için normaldir ama bu, benim için çok yeni ve hatta anormal sayılabilecek bir durum. En iyi arkadaşlarım da dahil olmak üzere ben kimseyle kendi hakkımda kolay kolay konuşmayan birisiyim. Örneğin birisi bana nasılsın iyi misin neler yapıyorsun diye bir soru sorduğunda karşımdaki hiç fark etmez belki ama konuyu direk karşımdakinin üzerine yıkarım ve bir süre sonra karşımdaki insan seceresini anlatmaya başlar. O kadar çok kendinden bahseder ki bu durumun çoğu zaman farkına bile varmaz. Bilmiyorum arkadaşlarımdan hiç bu durumu fark eden oldu mu ama bunu hayatıma o ya da bu şekilde giren herkese[...]
Niçin Ve Nasıl Yazarız, Yazmayı Neden Bırakırız
Etiketler: amaç, blog, blog yazarı, blog yazmak, bloglama, yazi, yazı yazmak
Genellikle yazarlar için sorulan ve aslında cevabı olmayan bir sorudur. Neden yazıyorsunuz sorusunun cevabı bir nebze olsun verilebilir fakat nasıl yazıyorsunuz sorusunun cevabı bilmem ki verilebilir mi. İzleyenleriniz varsa Yılmaz Erdoğan’nın Cebimdeki Kelimeler oyunuyla tam olarak bunu ifade etmeye çalıştığını hatırlarsınız. Bizi yazmaya iten belli sebepler varsa o zaman bu sebepler ortadan bir ihtimal kalkarsa yazmayı bırakır mıyız yoksa zaman içerisinde yazmak artık hayatımızın bir parçası, bir ihtiyacı haline gelmiş mi olur.
Bir insan durduk yere birşeyler karalamaya başlamaz elbette. Yazmaya başlamanın bir arka planı vardır, sebebini insanın kendisinin bile bilemeyeceği bir birikmişlik, belki birşeylere tepki ve herşeyinde ötesini kendini ifade edebilme imkanı.. ama mutlaka daha derin anlamlar vardır. Blogda yazdığım yazılara bakınca aslında yazmak istediğim birçok yazıyı es geçtiğimi hissettim. Gerçekten hissederek yazmadığım hiçbir yazım olmadı fakat çok kişisel bulduğum için yazmaktan kaçındığım[...]
Trenleri Kaçırdım, Yanlış Duraklardayım
Etiketler: başarı, geçmiş zaman, hayat, ismet özel, lise, öğrenci, okul, pişmanlık, tren
Hayatta hiçbirşey için belki geç değildir lakin öyle şeyler var ki insan zamanında, vakti varken yapmalı. Eğer birşeyleri geri alıp herşeye yeniden başlayacak olsaydım çok iyi bir öğrenci olmakla işe başlardım. İlkokul sonrası okul hayatıma baktığım zaman ne kadar kötü bir öğrenci olduğumu çok net görebiliyorum. İyi öğrencilikle kasdettiğim başarılı olmak değil. Okuduğum bütün okullarda çok başarılı oldum, belki birçok kişi için örnek alınacak birisiydim ya da elle gösterilen parlak bir öğrenci.
Aslında öğrencilik hayatımın ileride bana pahalıya mal olacağını lise son sınıfta anlamıştım. O zaman benden öss‘ye çalışma taktikleri isteyen ve okula yeni başlayan bir çocuğa belki o zaman anlamadığı ama şimdi beni daha iyi anladığından emin olduğum şu sözü söylemiştim.
Öğrencilik bir trendi ve ben bu treni çok zaman önce kaçırdım ondan beri hep yanlış duraklarda dolaşıyorum. Sen daha yolun başındasın, herşeye yeni başladın. İyi[...]
Büyük Hayallerim Vardı Benim
Etiketler: Dostoyevski, düşünce, hayal, hayal kurmak, ideal, idealist olmak, kariyer, lise, meslek, meslek seçimi
İnsan büyüdükçe daha idealist olur sanırdım. Kendimi lise yıllarında hayal ediyorum da o zamanlar daha idealist düşüncelerim varmış. Belki birçoğu sağlam bir temelden yoksun sadece gençliğin vermiş olduğu ütopik hislerdi ama en azından daha samimi ve daha kirlenmemişti.
Bir yola girmeye niyetlenmekle o yolda ilerlemek birbirinden hem nitelik hem de zorluk olarak çok farklı iki aşama insan hayatında. Herkes bir yola girip güzel şeyler yapmak, faydalı şeylerin altına imza atmak ister ama herkes bu yolda karşılacağı meşakkatlere katlanmak istemez. Bir nevi bu yoldaki mesafe ve süreç, insanı korkutur ve çoğu zamanda insanın vazgeçmesine sebep olur.
Düşündüğü şeylerde kararlılığını kaybetmemek, ideallerinin peşinde koşabilmek yaştan ziyade duygu ve samimiyetle alakalı birşeymiş bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Herşeyin daha çok başındayken,lise yıllarında, tereddütsüz bir şekilde “ne iş yaptığım o kadar önemli değil benim için, önemli olan insanları mutlu[...]