‘Günlük’ kategorisindeki yazılar

24
Haziran
2008

Nargile, Bana Dünyanın Yuvarlak Olduğunu Gösterdi

Önceki gün aklımda çok güzel bir yazı vardı. Gün boyu yazacaklarımı düşünmüştüm fakat eve dönerken arkadaş arayıp misafirliğe gidelim dedi. Misafirliğe gittiğimiz arkadaşlar özellikle haftasonları yanlarına uğradığımız ve güzel vakit geçirilecek kafa adamlar. İlk tanıştığımız gün evlerinin bahçesinde nargile içmiştim ki içtiğim ilk nargile odur zaten. Gittik oturduk muhabbet ettik sonra İspanya-İtalya maçını izlerken arkadaş nargile kurdu sonra sen seversin nargileyi al bakalım birlikte içelim dedi.
Daha önce başka yerlerde de nargile içmişliğim oldu tek tük ama bu arkadaşlarda içtiğim nargile gerçekten çok farklı oluyor. Kaliteli bir tütün kullanıyorlarmış herhalde. Neyse bahreyn elma diye bir tütün vardı bu sefer. Ben sigara kullanmadığım için nargileyi içerken kendi kendime yarışa girdim acaba ne kadar süre dumanı içimde tutabilirim, dumanı tamamen burnumdan çıkarabilir miyim filan diye. Koltuk kenarına yaslanmış şekilde oturduğum için ilk[...]

Devamını okuyun
29
Mayıs
2008

Akıl Tutulması

Bazen çok salakça davrandığımı hissediyorum. Bunun en son örneğini bu yakın zamanda yaşadım. Neden ya da niçin yaptığıma mantıklı bir açıklama veremediğim bir şekilde çok iyi sayılabilecek bir okul ve iş teklifini sanırım kaçırmak üzereyim.
İki ay önce İngiltere’de bir üniversiteye yarı  resmi başvuru yapmıştım. Mezuniyet derecem olduğu için yüksek lisans yapmadan direk doktoraya başlayacaktım. Çalışacağım hocalarla Türkiye’ye geldiklerinde görüştüm. Adamlar bana kendini hazırla iki ay sonra senden net bir proposal isteyeceğiz dediler. Bu kadarla bitse iyi. Üniversite, yine üniversite mezuniyet ortalamam çok yüksek olduğu için beni tam burslu olarak kabul etti. Bununla da bitmedi bir de asistanlık teklif ettiler. Buda yetmedi üstüne bir de burs adı altında maaş vereceğiz dediler. Üstelik eğer çok çalışırsam 2.5 yılda aksi takdirde maksimum 3 yılda doktoramı yapmama izin verdiler. Türkiye’de istesenizde hocalar bu kadar kısa[...]

Devamını okuyun
22
Nisan
2008

İnsanı Bunaltan Şehir Hayatı

Bu haftasonu, son yıllarda geçirdiğim en güzel fakat bir o kadar da yorucu haftasonuydu. En son ne zaman bisiklet sürdüğümü hatırlamıyorum ancak haftasonu arkadaşlarla yaptığımız bisiklet turu uzun bir zaman hafızamda yer edinecek kadar güzeldi. Hem manzaranın güzelliği hem de dostlarla yapılan hoş muhabbetler şehir hayatından sıkılmış birisi olarak bana ilaç gibi geldi.
Lisede yatılı okuduğum dönemde birden aklıma “en son ne zaman çıplak ayak çimenlere bastım” şeklinde bir soru gelmişti ve inanır mısınız cevabını gerçekten verememiştim. Belki küçük hatta bazılarına salakça birşeymiş gibi gözükebilir ama bana kalırsa bu soru, hayatlarımızın ne denli küçük ama önemli şeylerden yoksun kaldığını kısacası sıradanlaştığını gözler önüne sermesi açısından oldukça önemli.
Şehir hayatı bir yere kadar güzel belki ama bir noktadan sonra insanı sıkmaya ve boğmaya başlıyor. Bir de stresli bir işiniz varsa arada[...]

Devamını okuyun
08
Mart
2008

100. Yazı; Herşeye Yeniden Başlamak

Bu blogdaki 100. yazım. Aslına bakılırsa aklımda daha farklı bir yazı yazmak vardı ama bir türlü toparlayamadım yazıyı. Belki bir başka zaman tamamlarım. Gün geçtikçe blogu daha fazla sevmeye ve sahiplenmeye başladım sanırım. Yazmadığım zaman bir eksiklikmiş gibi gelmeye başladı artık. Umarım aynı kararlılıkta yazmayı sürdürebilirim. Bunlar da yakın zamanda blogda yapmayı düşündüklerim.
TeknoBlog:Eğer bir aksilik olmazsa önümüzdeki günlerden itibaren blogun içeriğini biraz daha değiştirerek devam etmeyi düşünüyorum. Şimdilik sadece iki yazı yazdığım TeknoBlog kategorisini normal yazılardan ayıracağım ve teknolojik konularla ilgili yazıların normal yazılarla karışmasını bu şekilde engellemiş olacağım. Çünkü blogun teknoloji odaklı bir blog olmasını açıkcası istemiyorum. Zaten internette bu işi hakkıyla yapan kaliteli bloglar mevcut. Ben bu konuda genelde herkesin işine yarayacağını düşündüğüm bilgiler vermeye çalışacağım ki bunların birçoğu benimde yeni öğrendiğim şeyler olacak.
Sinema:Blogumda belki de[...]

Devamını okuyun
02
Mart
2008

Herşey Güzel Olacak

Bugün beşinci gün oldu bilgisayar başında, office 2007 açık ve her tarafa dağılmış olan notlar, belgeler vs ile cebelleşiyorum. Bu işi benim başıma açan kişi ve kurumlara burdan selam gönderiyorum. Sizi çok seviyorum! Şubat ayının 29 günden ibaret olmasına bu kadar üzüleceğimi tahmin etmezdim. Ne olurdu 31 gün filan olsaydı bu yıl. Önümde iki gün daha var umarım zamanında yetiştiririm ve ortaya adam gibi birşeyler çıkartabilirim.
Bu süre zarfında müzikleriyle beni yalnız bırakmayan komşu kızı Eleni‘ye ve rahmetli Chopin, Schubert, Telemann üçlüsüne, uzun cümleler kurmaktan yüklemini koyamadığım cümlelerimi tamamlayan, bu süre zarfı boyunca hal hatır sormayı eksik etmeyen tüm eşe ve dosta, sormayanların da canı sağolsun, teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız.
*Normalde önce film izlenir sonra filmin müzikleri severek dinlenilmeye başlanır. Lakin ben de tam tersi oldu uzun süredir elimin altında duran The[...]

Devamını okuyun