‘Gündem’ kategorisindeki yazılar
2008
Ergenekon Soruşturması Vs Sap Ve Saman İlişkisi
Gündem • 13 Yorum
Etiketler: adli kontrol, delil, ergenekon, ergenekon soruşturması, gözaltı, ilhan selçuk, insan hakkı ihlali, insan hakları, kemal alemdaroğlu, Rıfat Hisarcıklıoğlu, savcı, serbest bırakılma, Sinan Aygün, tutuksuz yargılama
Ülke gündemi hem siyasi hem de hukuki olarak biraz karışık olunca herkesin bildiği en temel doğrular bile yer değiştirebiliyor maalesef. Rıfat Hisarcıklıoğlu, Sinan Aygün’ün gözaltına alınması biçimini kastederek bunun demokratik bir ülkede olması gereken bir uygulama olmadığını, darbe dönemlerini anımsatan bir uygulama olduğundan vs bahsederek bu hepimize yapılmış bir uygulamadır demiş. Bu meseleyi arkadaşla konuşurken hem güldük hem de meselenin ne kadar çarpıtıldığını görünce şaşırdık kaldık. Öyle ki en bilgili diyeceğimiz kişiler bile cahil cahil konuşmaya başladı. Kimisiyse sapla samanı birbirine karıştırmaya çalışıyor.
Suç şüphesi nedeniyle bir kimsenin gözaltına alınmasının sebebi tek başına o kişiyi tutuklama amacıyla yapılmaz. Kaldı ki gözaltına alınan herkes tamamen suçlu olmayabileceği gibi tutuklanmalarına dahi gerek görülmeden haklarında takipsizlik kararı verilebiir ya da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılabilir yani tutuklamaya alternatif bir uygulama olan adli kontrol altına[...]
2008
Hukuk Her Zaman, Herkese Lazımdır
Gündem • 13 Yorum
Etiketler: adil yargılanma, adli kontrol, ergenekon, ergenekon soruşturması, ergenekon soruşturması gözaltı, gözaltı, hak ihlali, haksızlık, hukuka aykırılık, hukukun önemi, ilhan selçuk, salih kunter, tutuklama
Her zaman söylerim hukuk her koşul ve şart altında korunmalı ve hukuka aykırılıklara müsamaha gösterilmemelidir diye. Çünkü hukuk, bir devlette süreklilik gösteren yegane unsurlardan biridir. Eğer hukuka aykırılıkları önlemek istiyorsanız yapmanız gereken en basit şey hukuka aykırılık kimin hakkını ihlal ediyorsa etsiz o aykırılığa karşı durmak ve o kişinin hakkını savunmaktır.
Sırf sizden farklı düşünüyor ve yaşıyor diye bir kimsenin maruz kaldığı hukuka aykırılığa ses çıkartmayıp onu maruz ve makul görmeye veya göstermeye çalışmak farkında olmadan insanın, kendisinin de birgün o hukuka aykırılığa maruz kalmasına sebep olabilir. Biz millet olarak işte tam olarak böyleyiz. Kendi canımız, kendi çıkarlarımız ya da savunduğumuz şeyler zarar görmeye başladığı zaman sesimizi yükseltip “haksızlık” yapılıyor diye bağırmaya başlıyoruz.
Ergenekon Soruşturması Kapsamında Yeni Gözaltılar
Bugün Ergenekon soruşturması kapsamında içerisinde emekli orgenerallerinde bulunduğu 25′e yakın kişi gözaltına alındı. Haber[...]
2008
Anayasa Mahkemesinin Başörtüsü Kararının Hukuki Değerlendirmesi
Gündem • 25 Yorum
Etiketler: anasaya değişiklikleri, anayasa değişikliklerinin denetimi, anayasa mahkemesi, anayasa yargısı, başörtüsü, başörtüsü kararı, devlet, kanun, kanun değişikliği, laiklik, meclis, parlamento, türban, türban kararı, yasa koyucu, yasama yetkisi
(Yazi bir arkadaşıma ait. Aşağıdaki yazının, giriş kısmında da ısrarla belirtildiği gibi, verilen kararın hukuki açıdan değerlendirilmesinden ibaret olduğunu tekrar belirtmekte fayda görüyorum. Bununla birlikte demokratik bir devlette Anayasa Mahkemesi’nin neden vazgeçilmez bir kurum olduğu hususuna ilişkin daha önce yazdığım “Anayasa Mahkemesinin Meşruiyet Kaynağı” isimli yazıya bakabilirsiniz.)
Baştan söyleyeyim, bu değerlendirmemde başörtüsü/türbanın laikliğe aykırı olmadığını falan savunmayacağım. Hatta daha da ileri gidip, bir an için bu serbestinin, laikliğe aykırı olduğunu kabul edeceğim. Gel gör ki, sonuç yine değişmeyecektir. Zira bunun laikliğe aykırı olup olmadığını tartışmak, işin esasını ilgilendirir ki; artık herkesin malumu olduğu üzere, Anayasa, Anayasa Mahkemesi’ne böyle bir yetki vermemiştir. Velhasıl, burada Anayasa Mahkemesi’nin kararını, “efendim türban laikliğe aykırı değildir, o sebeple karar yanlıştır” şeklinde değil; “velev ki başörtüsü serbestîsine ilişin Anayasa değişikliği laikliğe aykırı olsun, bunun denetimi mümkün[...]
2008
İnsan Hakları Kültürü Oluşturabilmek
Gündem • 3 Yorum
Etiketler: aile, chp, demokrasi, düşünce, düşünce özgürlüğü, ebeveyn, fikir, hoca, hoşgörü, ifade özgürlüğü, insan hakları, iş hayatı, kültür, öğretmen, okul, parti, parti içi demokrasi, sosyal bilimler, toplum, üniversite
Bu insan hakları mevzuunu hep konuşup duruyoruz. Yakın tarihe kadar ülke olarak çok eleştiri aldığımız konulardan birisi oldu. Özellikle Avrupa Birliği süreciyle birlikte Avrupa Birliği standartlarını yakalayabilmek için birçok kanun ve anayasa maddesini değiştirdik. Ne kadar işe yaradığı hep tartışma konusu olacak önlemler aldık. Bizi bu konuda eleştiren ülkelerin de sabıkası o kadar temiz değil bunu da belirtmekte fayda var. Yani genel olarak insan haklarına saygı sözcüğü kağıt üzerinde yazılı kalan afilli sözlerden öteye gidemiyor.
İşin bu teorik kısmını bir tarafa bırakıp ve sadece ülkemize bakan yönünü ele alacak olursak ben, insan hakları mevzuunun çok önemli bir kısmının yetişme ve yaşam tarzımızla alakalı olduğunu düşünüyorum yani insan haklarına saygılı bireylerin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insan haklarına saygı kültürünün oluşması gerekiyor. Bu dediğim şeyi sadece düşünce özgürlüğü açısından somutlaştırmaya çalışacağım.
Düşüncelerimiz[...]
2008
Netekim; Türk Askeri Yırtık Çarık Giymemiştir
Gündem • 7 Yorum
Etiketler: asker, atatürk, çanakkale savaşı, cephe, çocuk asker, dede, istiklal gazisi, kenan evren, mustafa kemal, savaş, türk askeri
Gazetelere yansımış bir olayı bloga taşımak pek adetim değildir ama bu sefer ki mevzu biraz canımı sıktı. Aşağıdaki fotoğrafa o ya da bu şekilde aşinasınızdır. Ne kadar gerçek olduğu şüpheli olmakla birlikte son yıllarda Çanakkale Savaşı’nı simgeleyen bir ikon haline geldi. Yaşları çok küçük iki gencin savaş sırasındaki durumunu gösteren bir fotoğraf.
Kenan Evren bir okul gezisinde gördüğü bu fotoğraftan fevkalade rahatsız olmuş ve okul yöneticilerinden fotoğrafın kaldırılmasını istemiş. Evren, Türk askerinin en kötü koşullar altında bile bu vaziyete düşmediğini söylemiş. Niye okuyuculuğu yapmaktan pek haz etmem ancak eğer Türk askeri bu hal ve vaziyette vatan millet savunmasına girişmişse ben bundan olsa olsa gurur duyarım. Bu Türk askerinin ne acziyetini gösterir ne de çaresizliğini.
Türk askeri o dönemler böyle kıyafetler, çarıklar giymiş midir mevzuuna gelecek olursak benim rahmetli Dedem istiklal[...]