‘özlem’ etiketli yazılar
Satır Arası 16 Haziran 2008
2
Yağmurdan sonra etrafta hasıl olan toprak kokusunu illaki farketmişsiniz, ne güzel bir kokudur değil mi. Gün geçtikçe şehir hayatından sıkıldığımı hissediyorum ki son olarak yağmur yağdığı zaman pencereyi açıp, koltuğu cam kenarına çekerek yağmurun yağışını seyredeyim dedim lakin ne mümkün; dışarıdan boşverin toprak kokusunu felaket bir toz kokusu geldi. Küçükken, yağmur yağdığı zaman annemle balkona çıkar birlikte etrafı seyrederdik. Ben memleketi çok özledim sanırım…
Devamını okuyun
Satır Arası 7 Haziran 2008
1
Eğer bana iyi bir dost nasıl olmalı denilse bu, hayatımda tasvir etmekte en çok zorlanacağım şey olur. Yüzünde riya gönlünde sitem olmayan bir dostu nasıl anlatabilir ki insan, içinizi dolduran sevgisini kendinize bile söylemekten acizseniz. Eğer bana böyle bir soru sorulmuş olsa isimler verirdim uzun uzun cümleler kurmak yerine ve derdim; hani bazı insanlar vardır elleri sıcak olmasına sıcak, hani bazı insanlar vardır gözlerinin derinliğinde kaybolunan işte öyle çok sevdiğim, üzerine titrediğim dostlarım oldu benim. Dostlarım oldu benim, artık tarihlerini hatırlayamadığım ayrılıklarda yitirdiğim…
Devamını okuyun
Satır Arası 4 Haziran 2008
0
Çocukluğumun en unutulmaz tatlarından birisi de limonlu şekerdir. Şükrü amca vardı, Allah rahmet eylesin, sadece onun dükkanında satılan dikdörtgen şeklinde limonlu şekerler vardı. Geçen yaz memlekete gittiğimde bakmadığım yer kalmadı ama maalesef bulamadım. Hatta bununla da yetinmedim dükkanlara şeker getiren toptancıyı arayıp sipariş verdim ama maalesef bulamamışlar :) Diyeceğim şu ki dikdörtgen şeklinde, jelatinli, ağza alındığı vakit insanın boğazını yakan limonlu şekerlerden herhangi bir yerde gören, duyan olursa bir zahmet haber versin. Geçen zamanla birlikte sadece insan değil tatlarda mı eskiyor nedir. Şimdi satılan limonlu şekerlere bakıyorum ama o eski tadı alamıyorum. Sezen Aksu’nun dediği gibi belki de “eskidendi, çok eskiden”. Özlediğim çocukluğum mu yoksa limonlu şeker mi bilmiyorum ama çok özlüyorum “adam gibi hasretleri”.
Devamını okuyun
Halet-i Ruhiye 15 Nisan 2008
5
Etiketler:
Ahmet Arif,
baba,
çocukluk,
efkar,
geçmiş zaman,
hasret,
hayat,
kader,
özlem,
özlemek,
sabretmek,
sigara
Sigara kullanan birisi değilim. Bunun en temel sebeplerinden birisi çocukluğumdan beri sigara dumanına karşı duyduğum aşırı rahatsızlık. Gerçi zamanla yanımda sigara içen arkadaşlarım sayesinde bu rahatsızlığım bir nebze olsun azalmasına karşın sigara içmememdeki en büyük sebep babama bu konuda verdiğim söz. Ortaokuldan sonra yatılı olarak liseye başlayacağım zaman babam, oğlum ne yaparsan yap ama sakın sigaraya musallat olma, sana gönderdiğim parayı ister yırt istersen dilediğin gibi harca ama sakın sigaraya para verme deyince sigaraya başlamayacağım diye önce babama sonrada kendime söz verdim. O günden sonrada hiçbir arkadaşıma cebimde babamın parasını taşıdığım süre zarfında sigara almadım, sigara alması için borç para vermedim.
Genelde çevresinden kolay etkilenen birisi olmadığım için sigara içen arkadaşlarımın olması sigaraya başlamama sebep olacak kadar üzerimde bir etki etmedi. Lakin özellikle, sıkıntılı zamanlarda babamın sigara içişine resmen hastaydım;[...]
Devamını okuyun
3
Etiketler:
anı,
gitmek,
gülümseme,
güzel anılar,
güzel günler,
hatırlamak,
insan,
ömür,
özlem,
özlemek,
şarkı,
şehir,
ülke,
unutmak
Bazen herşeyi hatırlamaktan muzdaribim. Şükürsüzlük olmasın ama bazen birşeyleri unutmaya ihtiyacı var insanın. Geçmişe dönüp baktığımda hayatımın en küçük ayrıntısını bile hatırladığımı farkediyorum. Eşle dostla geçirdiğim zamanlar, ilk kalp ağrım, yatılı okurken geçirdiğim yalnız zamanlar…hepsi hala canlıymış gibi hiç eksilmeden gözümün önünde öylece duruyor. Gözlerimi kapatıp biraz düşünsem çocukluk arkadaşlarımla ne konuştuğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Sevdiğim insanlarla ilgili en ufak ayrıntı bile aklımdan çıkmıyor. Birgün birisi birşey söylese ve ben “unutmuşum” desem garip biliyorum ama sevineceğim..
Unutmakla unuttuğunu sanmak arasındaki farkı ben hergeçen gün yine ve yeniden öğreniyorum. Özlediğim, tekrar yaşayamayacağımı bildiğim hem tebessüm ettiren hem de can yakan zamanları ben, “unuttum” diyerek ardımda bırakmaya çalıştım bunca zaman. Oysaki hatırlayamadığımız şeyler unuttuklarımız değildir ki her zaman. Bazen bir şarkı, içten bir gülümseme veya küçük bir söz alır insanı, zamanın içerisinde saklanan[...]
Devamını okuyun