‘ömür’ etiketli yazılar
2
“Neden, anne hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Neden? Neden çürüyüp gider insan sessizce acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Kendi ana dilimi konuşma şansım varken neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? Kendi dilim varken…Hâlâ kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken. Neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? Söyle bana, anne insan neden bilmez nasıl seveceğini?”
Alexandre, böyle ifade ediyordu hep bir arayış içerisinde geçen hayatını. Ömrü boyunca aramaktan hiç vazgeçmemişti ama bir türlü ait olduğu yeri de bulamamıştı. Şimdiyse ömrünün son günlerini yaşıyordu belki de. Kaçımız cesaret edebilir ki tüm hayatıyla yüzleşmeye. Hayat, hani nasıl harcadığımızı bilemediğimiz, elimizin altında olan ama hep bir olmamışlıkla tükettiğimiz. Birisi çıksa da gösterse şu yaşadığımızı sandığımız hayatı, gözümüzün içine soksa al işte ömrünü[...]
Devamını okuyun
Satır Arası 18 Mayıs 2008
0
Sorularım var cevaplamaktan korktuğum,sorularım var sormaktan yorulduğum ve bir ömrüm var nerede, nasıl harcadığımı bilemediğim. Bir şehirdeyim hiç ait olamadığım, hep kaybolduğum. Benim olan sadece sessizlik, birazcık huzur ihtiyacı. Susmak mı payıma düşen yine; peki tamam sustum ama öyle uykusuzum ki…
Bir uyku için uykusuzum. Bir koku için. Bir selam…Bilmediğim bir şeyle dolu bir el…Uyanışa kadar, bilmeyeceksin sen de. Gidiyorum bir çıkışsızlığa. Ama biliyorum selam vaha değildir ve ne de kokudur. Yoktur ben uyuyana kadar ellerin ama ellerin niçin kaçınıyorlar benden öyle ki bir uyku için uykusuzum.Khalede Niyazi
Devamını okuyun
3
Etiketler:
anı,
gitmek,
gülümseme,
güzel anılar,
güzel günler,
hatırlamak,
insan,
ömür,
özlem,
özlemek,
şarkı,
şehir,
ülke,
unutmak
Bazen herşeyi hatırlamaktan muzdaribim. Şükürsüzlük olmasın ama bazen birşeyleri unutmaya ihtiyacı var insanın. Geçmişe dönüp baktığımda hayatımın en küçük ayrıntısını bile hatırladığımı farkediyorum. Eşle dostla geçirdiğim zamanlar, ilk kalp ağrım, yatılı okurken geçirdiğim yalnız zamanlar…hepsi hala canlıymış gibi hiç eksilmeden gözümün önünde öylece duruyor. Gözlerimi kapatıp biraz düşünsem çocukluk arkadaşlarımla ne konuştuğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Sevdiğim insanlarla ilgili en ufak ayrıntı bile aklımdan çıkmıyor. Birgün birisi birşey söylese ve ben “unutmuşum” desem garip biliyorum ama sevineceğim..
Unutmakla unuttuğunu sanmak arasındaki farkı ben hergeçen gün yine ve yeniden öğreniyorum. Özlediğim, tekrar yaşayamayacağımı bildiğim hem tebessüm ettiren hem de can yakan zamanları ben, “unuttum” diyerek ardımda bırakmaya çalıştım bunca zaman. Oysaki hatırlayamadığımız şeyler unuttuklarımız değildir ki her zaman. Bazen bir şarkı, içten bir gülümseme veya küçük bir söz alır insanı, zamanın içerisinde saklanan[...]
Devamını okuyun
0
Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim,dedin
Bundan daha iyi bir şehir bulunur elbet
Her çabam kaderin olumsuz yargısıyla karşı karşıya
Bir ceset gibi gömülü kalbim-aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem nereye baksam
Kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün-boşuna bunca yıl tükettiğim ülkede”
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın
Bu şehir arkandan gelecektir
Sen yine aynı sokaklarda dolaşacaksın-aynı mahallede koşacaksın
Aynı evlerde kır düşecek saçlarına
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda
Başka bir şey umma
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte
Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde
Konstantin Kavafis
Devamını okuyun
1
“Neden,anne hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Neden?Neden çürüyüp gider insan sessizce acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Kendi ana dilimi konuşma şansım varken neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? Kendi dilim varken…Hâlâ kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken. Neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? Söyle bana, anne insan neden bilmez nasıl seveceğini? Bir gün, sana sormuştum: “Yarın ne kadar sürecek?”Cevap verdin bana: Sonsuzluk ve bir gün kadar.”
Devamını okuyun