‘okul’ etiketli yazılar
2008
Başarılı Olmak İçin “Hallederiz Anne” Prensibi
Havadan-Sudan • 4 Yorum
Etiketler: anne, başarılı olmak, çocuk, çok çalışmak lazım, dayı yeğen benzerliği, hallederiz, kendine güven, öğrenci, okul, zamane çocukları
En Son Babalar Duyar dizisindeki Kadir’i hatırlarsınız hani sürekli “hallederiz hulya” diyordu. Bu diziyi çok izlemişliğim yok ancak yine de bir ara en çok kullandığım kelimelerden birisi buydu “hallederiz, anne”. Annemle telefonda konuştuğumuz zaman annem soruyor oğlum işte şu meseleyi ne yapacaksın, ne olacak filan diye ben “hallederiz, anne” dediğim vakit ikimiz de gülüyoruz.
İnsanın bir işi yapabilmek için kendine güvenmesi şüphesiz başarılı olabilmesi için en yegane şarttır. Ancak kendine güven tek başına insanı başarıya götürecek bir kavram değil; şüphesiz bu kendine güven hissinin başarılmak istenen mevzuya dönük olarak yapılan çalışmalarla desteklenmesi gerekir. Yani bir nevi işin gerektirdiği çabanın gösterilmesi gerekir yoksa hiçbir başarı gökten düşer gibi insanı bulmaz.
Önceki haftasonu yapılan OKS sınavına giren bir yeğenim var. Eniştem sürekli bana takılmak için söylenip durur “bu çocuk gittikçe sana benzemeye başladı, korktuğum[...]
2008
İnsan Hakları Kültürü Oluşturabilmek
Gündem • 3 Yorum
Etiketler: aile, chp, demokrasi, düşünce, düşünce özgürlüğü, ebeveyn, fikir, hoca, hoşgörü, ifade özgürlüğü, insan hakları, iş hayatı, kültür, öğretmen, okul, parti, parti içi demokrasi, sosyal bilimler, toplum, üniversite
Bu insan hakları mevzuunu hep konuşup duruyoruz. Yakın tarihe kadar ülke olarak çok eleştiri aldığımız konulardan birisi oldu. Özellikle Avrupa Birliği süreciyle birlikte Avrupa Birliği standartlarını yakalayabilmek için birçok kanun ve anayasa maddesini değiştirdik. Ne kadar işe yaradığı hep tartışma konusu olacak önlemler aldık. Bizi bu konuda eleştiren ülkelerin de sabıkası o kadar temiz değil bunu da belirtmekte fayda var. Yani genel olarak insan haklarına saygı sözcüğü kağıt üzerinde yazılı kalan afilli sözlerden öteye gidemiyor.
İşin bu teorik kısmını bir tarafa bırakıp ve sadece ülkemize bakan yönünü ele alacak olursak ben, insan hakları mevzuunun çok önemli bir kısmının yetişme ve yaşam tarzımızla alakalı olduğunu düşünüyorum yani insan haklarına saygılı bireylerin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insan haklarına saygı kültürünün oluşması gerekiyor. Bu dediğim şeyi sadece düşünce özgürlüğü açısından somutlaştırmaya çalışacağım.
Düşüncelerimiz[...]
2008
Trenleri Kaçırdım, Yanlış Duraklardayım
Halet-i Ruhiye • 4 Yorum
Etiketler: başarı, geçmiş zaman, hayat, ismet özel, lise, öğrenci, okul, pişmanlık, tren
Hayatta hiçbirşey için belki geç değildir lakin öyle şeyler var ki insan zamanında, vakti varken yapmalı. Eğer birşeyleri geri alıp herşeye yeniden başlayacak olsaydım çok iyi bir öğrenci olmakla işe başlardım. İlkokul sonrası okul hayatıma baktığım zaman ne kadar kötü bir öğrenci olduğumu çok net görebiliyorum. İyi öğrencilikle kasdettiğim başarılı olmak değil. Okuduğum bütün okullarda çok başarılı oldum, belki birçok kişi için örnek alınacak birisiydim ya da elle gösterilen parlak bir öğrenci.
Aslında öğrencilik hayatımın ileride bana pahalıya mal olacağını lise son sınıfta anlamıştım. O zaman benden öss‘ye çalışma taktikleri isteyen ve okula yeni başlayan bir çocuğa belki o zaman anlamadığı ama şimdi beni daha iyi anladığından emin olduğum şu sözü söylemiştim.
Öğrencilik bir trendi ve ben bu treni çok zaman önce kaçırdım ondan beri hep yanlış duraklarda dolaşıyorum. Sen daha yolun[...]
2008
Yarım Kalan Aşk
İktibas • Yorum yok
Etiketler: aşk, çocuk, hikaye, mektup, okul
Rasim, bir akşam okuldan döndüğü vakit, kendi ismine gelmiş bir zarf buldu. İçinde, çiçekli bir kağıt üstüne, şu satırlar yazılıydı:
“Rasim Bey, Ben sizi uzaktan uzağa seven bir genç kızım. Çok güzel olduğumu korkmadan söyleyebilirim. Dünyada en büyük emelim sizin tarafınızdan sevilmek ve sizin karınız olmaktır. Fakat yaşlarımız çok küçük olduğu için zannederim ki birkaç sene beklemek gerekecek. Şimdilik kendimi size tanıtmayacağım. Mektuplarınızı ….. adresine taahhütlü olarak gönderiniz. Benim çok mutaassıp bir beybabam vardır ki, çok az sokağa çıkmama müsaade eder. Bununla birlikte belki bir gün ayaküstü görüşebiliriz. Kendimi şimdiden sevgiliniz ve nişanlınız saydığım için sizinle görüşmeyi fena ve ayıp bir şey saymıyorum. Evde yalnızlıktan çok canım sıkılıyor. Mektuplarınız benim için bir teselli olacaktır.”
On altı yaşına gelmiş her okul çocuğu gibi, Rasim için de hayatta sevilip sevmekten daha önemli[...]
2008
Böyle Olacağım Çocukluktan Belliymiş
Halet-i Ruhiye • 4 Yorum
Etiketler: komposizyon, milletvekili, okul, sohbet, Tbmm, televizyon
Bugün düşündüm de çok keyif veren bir kişi olmamam gerçeği kendini daha ilkokul sıralarında göstermiş. Hatırlıyorum da ilkokul üçüncü sınıfta TBMM Tv izliyordum okuldan gelip. Sonrasında üstüne bir de haberleri. Ne işime yarayacaksa. Hayatımda yazdığım ilk mektubu yine ilkokul üçüncü sınıfta Süleyman Demirel’e yazmıştım. Yine ilk komposizyonum TBMM’de milletvekillerinin kavga etmesi üzerine yazdım. Önceki akşam çok keyifli süren bir sohbetin sadece içerisinde dünyanın gittikçe dindarlaşması şeklinde bir cümle geçmesinden hareketle postmodern dünyanın gidişatıyla alakalı bir konuşma yapmaya başladım. Öyle gırgır şamata giden bir sohbetin ortasında yapılır mı bu. İngiltere’de sosyolog olarak çalışan birisiyle tanıştığımda aklıma ilk gelen şey İngiltere’de kadına karşı şiddet konusundaki çalışmalar oldu. Yine keyifli giden bir sohbet vardı ortamda ve ben sanırım sohbete turp sıktım. Bazen daha keyifli ve renkli bir kişilik olmayı istemiyor değilim ama sanırım[...]
Devamını okuyun