“legends of the fall” etiketli yazılar
Sonsuzluk Ve Birgün Arasında Ömür
Etiketler: Alexandre, Edward Zwick, eternity and a day, hayat, legends of the fall, ömür, sonsuzluk, Theo Angelopulos, Tristan
“Neden, anne hiçbir şey beklendiği gibi olmadı. Neden? Neden çürüyüp gider insan sessizce acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Kendi ana dilimi konuşma şansım varken neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? Kendi dilim varken…Hâlâ kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken. Neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? Söyle bana, anne insan neden bilmez nasıl seveceğini?”
Alexandre, böyle ifade ediyordu hep bir arayış içerisinde geçen hayatını. Ömrü boyunca aramaktan hiç vazgeçmemişti ama bir türlü ait olduğu yeri de bulamamıştı. Şimdiyse ömrünün son günlerini yaşıyordu belki de. Kaçımız cesaret edebilir ki tüm hayatıyla yüzleşmeye. Hayat, hani nasıl harcadığımızı bilemediğimiz, elimizin altında olan ama hep bir olmamışlıkla tükettiğimiz. Birisi çıksa da gösterse şu yaşadığımızı sandığımız hayatı, gözümüzün içine soksa al işte ömrünü böyle[...]
Atonement-Kefaret Ve Sinemaya Uyarlanmış Romanlar
Etiketler: Atonement, esaretin bedeli, film, film ödülleri, Ian McEwan, James Mcavoy, Kefaret, Keira Knightley, Kitap, legends of the fall, oscar, pişmanlık, roman, Sinema, Vanessa Redgrave, yeşil yol, yönetmen
Romandan uyarlanmış olan filmlere karşı genelde bir önyargı beslerim. Ne kadar kaliteli çekilirse çekilsin romanla kitap arasındaki herzaman olumsuz manada bir fark olacağına inanıyorum. Bunun çeşitli sebepleri olabilir; romandan iyi bir senaryo çıkarılamamış olması, oyuncu seçimleri iyi yapılamaması, iyi bir yönetmen veya yapımcı ile çalışılmamış olması vs. Aslına bakıldığında bu saydığım faktörler sadece romandan uyarlanan filmler için değil genel olarak bir filmin kalitesini belirleyen unsurlar lakin ortada zaten popüler olan bir roman olduğu için bu hususlar daha bir önem kazanıyor. Kitabı okumuş birisi senaryo konusunda çok ciddi bir eleştiri ve karşılaştırma yapabilir.
Popüler bir romanı sinemaya aktarmaya kalkışan bir yönetmen bana göre ateşten gömleği giymiş ve kendisine yöneltilebilecek normalden daha eleştirilere de kapı aralamış demektir. Bu aslında sadece sinema için değil birşeyin orjinalini tekrardan ele almaya/yorumlamaya çalışan, bir şarkının yeniden yorumlanması gibi, herkes için[...]
Masumiyetin Bittiği Yerde Efsaneler Başlar
Etiketler: Aidan Quinn, Anthony Hopkins, aşk, Brad Pitt, efsane, film, legends of the fall, movie, savaş, Sinema, western
“Kimi insan kendi içinden gelen sesi açık seçik duyar ve bu sese kulak verip yaşar. Böyle insanlar ya delirir ya da efsane olurlar.”
Legends of the fall, 1994 yapımı Jim Harrison’nın aynı isimli romanından sinemaya aktarılmış ve başrollerini Brad Pitt, Anthony Hopkins, Aidan Quinn‘nin paylaştığı en iyi görüntü oskarını almış olmanın yanı sıra bir çok ödüle aday gösterilmiş Edward Zwick imzalı bir film.
Albay William Ludlow Amerikan Hükümeti’nin Kızıl Derelilere karşı yaptıklarından rahatsızlık duyar ve buna daha fazla dayanamayarak yine bir Kızıl Dereli olan dostu Tek Bıçak (Gordon Tootoosis - One Stab) ve işçileri ile Montana’da büyük bir ev inşa edip yaşamaya başlarlar. Albay Ludlow’un 3 oğlu vardır; Tristan (Brad Pitt), Alfred (Aidan Quinn) ve en küçükleri Samuel (Henry Thomas). En büyükleri Alfred yaşına göre olgun davranışlar sergileyen her zaman dikkatli ve sorumluluk sahibi[...]