‘insan hakları’ etiketli yazılar

03
Temmuz
2008

Ergenekon Soruşturması Vs Sap Ve Saman İlişkisi

Ülke gündemi hem siyasi hem de hukuki olarak biraz karışık olunca herkesin bildiği en temel doğrular bile yer değiştirebiliyor maalesef. Rıfat Hisarcıklıoğlu, Sinan Aygün’ün gözaltına alınması biçimini kastederek bunun demokratik bir ülkede olması gereken bir uygulama olmadığını, darbe dönemlerini anımsatan bir uygulama olduğundan vs bahsederek bu hepimize yapılmış bir uygulamadır demiş. Bu meseleyi arkadaşla konuşurken hem güldük hem de meselenin ne kadar çarpıtıldığını görünce şaşırdık kaldık. Öyle ki en bilgili diyeceğimiz kişiler bile cahil cahil konuşmaya başladı. Kimisiyse sapla samanı birbirine karıştırmaya çalışıyor.
Suç şüphesi nedeniyle bir kimsenin gözaltına alınmasının sebebi tek başına o kişiyi tutuklama amacıyla yapılmaz. Kaldı ki gözaltına alınan herkes tamamen suçlu olmayabileceği gibi tutuklanmalarına dahi gerek görülmeden haklarında takipsizlik kararı verilebiir ya da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılabilir yani tutuklamaya alternatif bir uygulama olan adli kontrol altına[...]

Devamını okuyun
03
Temmuz
2008

İşkence Ve Kötü Muamele Arasındaki Farklar

Radikal gazetesinde yer alan bir haberde, bağımsız sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’de insan haklarına yönelik hazırladığı rapora karşılık olarak Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın hazırladığı ve insan hakları ihlalleri arasında işkencenin gerilediği ve ihlal sıralamasında 11. olduğu bununla birlikte kötü muamelenin ise listede 2.sırada yer aldığını gösteren rapor eleştirilerek işkence ve kötü muamelenin iki farklı kavram olduğu izleniminin yaratıldığı söylenmiş. Gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında gerekse İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi’nde işkence ve kötü muamele ayrı iki kavram olarak tanımlanmıştır. İşkence, kısaca, bir kimseyi yıldırma, zorla bilgi alma, birşeyi kabul etmeye veya etmemeye vs yönelik olarak uygulanan fiziksel ve ruhsal şiddetir. Yani işkencenin varlığından söz edilebilmesi için yukarıdaki özel amaçların varlığı gerekir. Kötü muamele ise bu amaçlar dışında uygulanan şiddettir. AİHM’de verilecek karar açısından bir hak ihlalinin işkence veya kötü muamele olması önemli değildir lakin uygulamada böyle bir ayrım[...]

Devamını okuyun
20
Mayıs
2008

İnsan Hakları Kültürü Oluşturabilmek

Bu insan hakları mevzuunu hep konuşup duruyoruz. Yakın tarihe kadar ülke olarak çok eleştiri aldığımız konulardan birisi oldu. Özellikle Avrupa Birliği süreciyle birlikte Avrupa Birliği standartlarını yakalayabilmek için birçok kanun ve anayasa maddesini değiştirdik. Ne kadar işe yaradığı hep tartışma konusu olacak önlemler aldık. Bizi bu konuda eleştiren ülkelerin de sabıkası o kadar temiz değil bunu da belirtmekte fayda var. Yani genel olarak insan haklarına saygı sözcüğü kağıt üzerinde yazılı kalan afilli sözlerden öteye gidemiyor.
İşin bu teorik kısmını bir tarafa bırakıp ve sadece ülkemize bakan yönünü ele alacak olursak ben, insan hakları mevzuunun çok önemli bir kısmının yetişme ve yaşam tarzımızla alakalı olduğunu düşünüyorum yani insan haklarına saygılı bireylerin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insan haklarına saygı kültürünün oluşması gerekiyor. Bu dediğim şeyi sadece düşünce özgürlüğü açısından somutlaştırmaya çalışacağım.
Düşüncelerimiz[...]

Devamını okuyun
17
Mayıs
2008

İnsan Hakları; Modern Dünyanın Başka Bir Palavrası Mı?

Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 60. yıldönümü nedeniyle Blogcatalog sitesi “Bloggers Unite For Human Rights” adı altında bir kampanya düzenledi. Böyle bir etkinlik yapılacağına ilişkin daha önce bir yazı kaleme almıştım. Her ne kadar etkinlik blog yazarlarının, 15 mayıs’ta insan hakları konulu bir yazı kaleme almasını öngörse de maalesef o tarihte yazamadım. Adı geçen etkinliği sadece bir bahane olarak kabul edip insan hakları konusunda kısa kısa da olsa bazı konular hakkındaki düşündüklerimi yazacağım.

21. Yüzyıl; Mega Ölümler Yüzyılı*
Geçtiğimiz yüzyıl insan hakları, demokrasi gibi günümüz dünyasının sıkça dile getirilen kavramlarının gittikçe etkinlik kazandığı bir yüzyıl olmuştur. Fakat ne zıtlıktır ki yine geçtiğimiz yüzyıl, dünya tarihinin en kanlı yüzyıllarından birisidir. Çalışma kampları, toplama kampları ve soykırım derken neredeyse dünya tarihi boyunca savaş meydanlarında ölen kişi sayısı kadar insan geçtiğimiz[...]

Devamını okuyun
18
Nisan
2008

Blog Yazarları İnsan Hakları Konusuna Dikkat Çekiyor

İkinci Dünya savaşından sonra herkes Dünya’nın çivisinin çıkmak üzere olduğunun ve birşeyler yapılması gerektiğinin farkına varmaya başlamıştı. Bunun ilk adımı olarak insan hakları konusunda adım atıldı ve Birleşmiş Milletler nezdinde 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yayınlandı. Herhangi somut bir adım veya yaptırım içermeyen ve daha çok herkesçe varlığı zaten kabul edilen ama pratikte sürekli ihlal edilen hakların tekrardan bir düzenlenmesi, hatırlatılması anlamını taşıyan bu bildirge daha sonraki yıllarda yapılmış olan insan hakları konulu sözleşmelere temel teşkil etmiştir.
Beyannamenin en önemli özelliği sol ve sağ ideolojilerin insan hakları konusundaki yaklaşımlarını bir noktada uzlaştırmaya çalışmasıdır. Bunun için beyanname, içerisindeki kimi haklarda sosyalist insan hakları anlayışına uygun olarak “birey” kavramını önplana çıkarırken kimi haklarda sosyalizmin sürekli eleştirisine maruz kalan ve sadece soyut düzenlemeler olmakla itham edilen kapitalist dünyanın söylemi olan “herkes” kavramını[...]

Devamını okuyun