‘huzur’ etiketli yazılar
Hayat-Memat 16 Nisan 2008
4
Etiketler:
Barışmam,
farklılık,
Hatıra,
huzur,
ideoloji,
komünizm,
Mustafa Yıldızdoğan,
politika,
Samurai-X,
şarkı,
Sevda Değil,
sevmek,
siyaset,
solcu,
sosyalist,
Zülfü Livaneli
Hayatta belli bir fikre veya ideolojiye hapsedilemeyecek kadar güzel ve güzel olduğu kadar da her insan tarafından hissedilip, ifade edilebilecek öyle duygular var ki böyle duygulara neden ve nasıl sınır çizilmeye çalışılır hiçbir zaman anlayamadım.
Hiç unutmuyorum lise son sınıfta, sınıfta yüksek sesle Zülfü Livaneli‘nin Sevda Değil şarkısını söylemiştim. Aklıma geldikçe bazen kendi kendime mırıldanıyorum hala. Bu şarkıyı söyledikten sonra yurttan oda arkadaşım bana ve en iyi dostum olan Raci’ye “siz sosyolist” olmuşsunuz demişti. Hatta daha sonra iyice ileri gidip siz “gomonossunuz yavrum” bile demişti. Hakkını teslim edeyim arkadaşın içerisinde zerre kötülük yoktu bu konuda, herhangi bir art niyetle veya bizi aşağılamak için de böyle bir şey yapıyor değildi. O sadece çevresinde gördüğü, duyduğu ve adını bile doğru telaffuz edemediği, kafasında yer edinen basma kalıp damgayı bize vurmuştu; biz de[...]
Devamını okuyun
Halet-i Ruhiye 19 Şubat 2008
0
Etiketler:
balık,
balık tutmak,
çocuk,
çocukluk,
gerçek,
Hatıra,
hayal,
hayal kurmak,
huzur,
olta,
şarkı,
unutmak
Balık tutmak ortaokul yıllarımda başlayan, yapmaktan herzaman büyük keyif aldığım ve yapmayı ihmal ettiğim zamanlarda çok özlediğim bir tutkum. Özellikle ortaokul yıllarında hemen hemen hergün balık tutmaya giderdim. Annemler anlamasın diye sabah erkenden kalkıp giderdim ve öğlen olduğunda eve gelir yemeğimi yer sonra tekrar göle dönerdim. Babam bisiklet aldığı zaman eminim böyle bir üçkağıtçılık yapacağımı düşünmemiştir.
Balık tutarken ençok hoşuma giden şeylerden birisi güneş suya vurduğu zaman oluşan ışık hüzmelerinin sağa sola yansımasıydı. Hafiften esen rüzgarın yüzünüze bıraktığı o hafif serinlik ise tasvir edilecek gibi değil. Elimde olta sabahtan akşama kadar o şekilde otururdum. Balık tutmak gibi bir derdim zaten yoktu; tuttuklarımı da geri bırakıyordum. O anki sessizliği, kurduğum hayalleri ve hiç bitmeyecek gibi gelen huzuru hep anımsarım öyleki bu ruh halinin tadını hala hissederim ve ne zaman herşeyden kaçıp kurtulmak, birazcık huzur[...]
Devamını okuyun
Hayat-Memat 12 Şubat 2008
2
Çocukken bir arkadaşımla kavga etsem veya birisine çok kızsam annem beni karşısına alır ve yaptığımın yanlış olduğunu anlatmaya çalışırdı. Annem, her zaman eğer birisi için çok kötü şeyler düşünürsen yavaş yavaş kalbin kararmaya başlar ve bir süre sonra kimse için iyi şeyler düşünememeye başlarsın derdi.
Hayatın olanca karmaşası içerisinde bazen öyle şeyler yaşıyoruz ki içimizde kimi zaman öfke, kimi zaman kırgınlık, kimi zaman derinden edilen bir sitem birikebiliyor. Bir insanın kendini gerçekten huzurlu hissedebilmesi ise bütün bu olumsuz duygulardan arınabilmesine bağlıdır. Canımızı çok derinden yakan bir mevzuya bile geriye dönüp baktığımızda acı da olsa tebessüm edebiliyorsak o zaman bulunduğumuz zamanda huzurlu bir şekilde hayatımıza devam edebililiyoruz demektir. Aksine, geçmişteki birşey takılıp kalmış ve zaman geçmesine rağmen hala aynı öfke, kızgınlık veya sitemi içimizde barındırıyorsak o zaman huzuru bulmamız çok zordur.[...]
Devamını okuyun
3
“…bir gece uyandıkça yanımda görmek için seni,
bin kere uyudum…
sabah yola çıkmalı,
durup eşyayı dinlemekten iyidir yola çıkmak…” Ece aksoy
Son zamanlarda akşamüstü kendimi dışarı atmanın yollarını arıyorum. Haliyle nere gitsem ne yapsam diye düşünürken evin yakınındaki bir otobüs durağını keşfettim. Gayet şık ve konforlu, aydınlatma sorunu yok. Ama kışın fena halde soğuk olacak bir durağa benziyor. Gelip geçen insanları seyrediyorum da herkesin bir acelesi var. Sormadan edemiyorum kendime ne bu acele. Evde sizi dört gözle bekleyen çocuklarınız için mi, dilinde sitem olmadan götürdüklerinize şükredecek bir eş için mi, vuslatını beklediğiniz bir yar için mi, vaslına ermek istediğiniz bir Rab için mi. Sahi kaçımızın artık böyle huzurlu ve içinde yaşanılası şeyler barındıran bir hayatı var.
Farkına vardığım tek şey acele etmem gereken pek birşeyim olmadığı. Gelip geçen otobüslere baktığımda[...]
Devamını okuyun