‘hukuk’ etiketli yazılar
13
Etiketler:
ak parti,
akp,
akp kapatma davası,
anayasa mahkemesi,
demokrasi,
hukuk,
iktidar,
kapatılma davası,
kapatma talebi,
savcı,
yargıtay
Malum olduğu üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Ak Parti hakkında Anayasa Mahkemesine kapatma istemiyle dava açmış bulunmakta. Önümüzdeki günlerde davanın nasıl bir seyir alacağını hep birlikte göreceğiz. Demokrasilerde parti kapatların bu kadar kolay olmasına açıkcası karşıyım ben. Benim problemim A partisi B partisi değil, hangi partinin kapatmaya konu olduğu zerre kadar umrumda da değil. Her hoşumuza gitmeyen partiyi kapatmaya kalkarsak bundan en başta demokrasimiz ve en önemlisi de siyasete kaymış olan hukuk anlayışımız zarar görür.
Normal şartlar altında normal bir insanın bile ceza almayacağı “soyut” ve “genel” ifadeler ve en önemlisi de spekülasyon içeren iddialarla üstelik henüz seçimden %47 oy alarak iktidar olmuş bir partiyi kapatmaya kalkmak bana çok ama çok basit geliyor. Ak Partiyi severiz ya da sevmeyiz, icraatlarını hoş görmüyor da olabiliriz ama bu “başımızdan gitsinlerde ne olursa olsun” mantığında[...]
Devamını okuyun
0
Etiketler:
Aidan Quinn,
avukat,
canterbury's law,
ceza,
damages,
dizi,
edward norton,
Elizabeth Canterbury,
hukuk,
Julianna Margulies,
law,
richard gere,
suç,
tv series,
tv shows,
yabancı dizi
Canterbury’s Law, idealist bir ceza avukatı olan ve masum müvekkillerini sonuna kadar korumaya çalışan Elizabeth Canterbury’nin hikayesinin anlatıldığı bir dizi. Prison Break ve sonrasında Terminator:Sara Connor Chronicles’ın sezon finali yapmasının ardından pazartesi akşamları yayınlanmak üzere başlayan dizi ilk sezon için normalde 13 bölüm olarak düşünülmesine karşın Amerikadaki yazarlar birliği grevinden ötürü şimdilik 5 bölüm olarak çekilebilmiş. Sonraki bölümler yakında daha net bir şekilde belli olacaktır.
Julianna Margulies‘in Elizabeth Canterbury rolüyle karşımıza çıktığı dizide Elizabeth ve hukuk profesörü olan kocası Matthew(Aidan Quinn) amansız bir şekilde ortadan kaybolan oğulları (Jeremy Zorek) ardından acılarını bir nebze olsun unutmak için Providence, Rhode Island yerleşmişlerdir. Fakat Elizabeth ne kadar çok çabalarsa çabalasın bir şekilde oğlunun hala bulunamamış olmasını unutamamaktadır. Birazda bu sebepten ötürü adaleti sağlamak adına sınırları kimi zaman kendi hayatını tehlikeye atacak kadar zorlamaktadır. Elizabeth’e işinde eski bir avukat olan Russell Cross,[...]
Devamını okuyun
0
George Clooney, sevdiğim ve başarılı bulduğum bir oyuncudur. Yakın zamanda vizyona giren Michael Clayton filmi oscar adayı bir film olma niteliğini taşıyor olsa da ben şahsen başarılı bulmadım. Filmin konusu çok orjinal olmamasına rağmen oldukça başarılı sayılabilir. Filmde büyük bir şirkete karşı girişilen hukuki mücadele anlatılmaya çalışılıyor. Anlatılmaya çalışılıyor diyorum çünkü ortada anlatılan birşey aslına bakarsanız yoktur. Clooney, filmde figürandan öteye gidemiyor ve filmin konusu derinlemesine işlenemiyor.
İlk başlarda çok sıkıcı olan film sonradan hareketleniyor ise de birşeyler olacak dediğiniz yerde film bitiyor ki o kısım beni tamamen şok etmiş durumda. Tam herşey çözülecek dediğiniz yerde çok basit bir şekilde bitiyor film. Sonu beklendiği gibi oluyor lakin oluş şekline baktığım zaman klasik bir filmden öteye gitmeyen, Clooney’i de ayıp olmasın diye koymuşlar herhalde dediğim ve tekrardan izlemeyeceğime emin olduğum bir film olarak raftaki yerini alıyor.[...]
Devamını okuyun
0
Anayasa Mahkemesi, ülkemizde özellikle son bir yıldır çeşitli gelişmelerin ardından adını sıkça duymaya başladığımız bir kurum haline geldi. Gerek meclisten geçen yasama işlemi niteliğindeki kararları anayasaya uygunluk açısından denetime tabi tutarak aykırı bulması durumunda iptal edebilmesi gerekse belli suçlara ilişkin olarak Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapabilmesi Anayasa Mahkemesini diğer mahkemelerden ayıran en temel özelliklerdir.
Yücen Divan sıfatıyla yargılama yapabilmesi bir kenara bırakılırsa özellikle Anayasa Mahkemesi’nin demokratik bir seçimle meydana gelmiş bir meclisin çıkarmış olduğu yasaları iptal edebilmesinin gerekçesi demokratik bir ülkede sorulması gereken en temel sorulardan biridir. Zira meclis, millet iradesi ile teşekkül etmiş olmasına karşın Anayasa Mahkemesi, kendi içinde üye seçimi veya atanma ile oluşturulmaktadır. Hal böyleyken sorulması gereken soru nasıl oluyorda atanmış kişilerden oluşan mahkeme heyeti dayanağını milletten alan bir meclisin çıkartmış olduğu yasaları ipal edebiliyor. Bunun meşruiyetinin[...]
Devamını okuyun
3
Michael J. Sandel tarafından uzun bir süredir sürdürülen ve kendisine birçok ödül azandırmış bir kurs:In a journey in moral reasoning. Ahlaki muhakemede bir yolculuk şeklinde Türkçe’ye çevrilebilir. Ülkemizdeki üniversitelerin aksine yabancı üniversitelerin çok faydalı podcast yayınları var. Söz konusu kurs Harvard Üniversitesi‘nde rast geldiğim ve çok başarılı bulduğum bir program.
Özellikle konuyu işleyiş biçimlerinden oldukça etkilendim. Sandel, kursun amacını özetlerken yapılmak istenenin öğrencilerin herhangi bir konuda mutlak bir doğru fikre varmalarını sağlamak değil aksine amaçlarının, öğrencilerin olaylara daha geniş bir perspektiften bakabilmelerini, kendi verdikleri kararları bile sorgulayarak daha geniş bir çerçeveden olaylara bakabilmelerini sağlamak olduğunu belirtiyor.
Örnek bir olayla başlıyor kurs ve öğrencilerin verdikleri cevaplara göre şekil alıyor. İlk soru özetle şu şekilde;
Yolda arabanızla giderken önünüzde yol çalışması yapan beş tane işçi gördünüz. Ancak arabanızın frenleri tutmuyor ve onlara doğru hızla[...]
Devamını okuyun