‘hayal’ etiketli yazılar

2

Büyük Hayallerim Vardı Benim

İnsan büyüdükçe daha idealist olur sanırdım. Kendimi lise yıllarında hayal ediyorum da o zamanlar daha idealist düşüncelerim varmış. Belki birçoğu sağlam bir temelden yoksun sadece gençliğin vermiş olduğu ütopik hislerdi ama en azından daha samimi ve daha kirlenmemişti.
Bir yola girmeye niyetlenmekle o yolda ilerlemek birbirinden hem nitelik hem de zorluk olarak çok farklı iki aşama insan hayatında. Herkes bir yola girip güzel şeyler yapmak, faydalı şeylerin altına imza atmak ister ama herkes bu yolda karşılacağı meşakkatlere katlanmak istemez. Bir nevi bu yoldaki mesafe ve süreç, insanı korkutur ve çoğu zamanda insanın vazgeçmesine sebep olur.
Düşündüğü şeylerde kararlılığını kaybetmemek, ideallerinin peşinde koşabilmek yaştan ziyade duygu ve samimiyetle alakalı birşeymiş bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Herşeyin daha çok başındayken,lise yıllarında, tereddütsüz bir şekilde “ne iş yaptığım o kadar önemli değil benim için, önemli olan[...]

Devamını okuyun
0

Bir Başka Ülke vs Bir Başka Deniz

Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim,dedin
Bundan daha iyi bir şehir bulunur elbet
Her çabam kaderin olumsuz yargısıyla karşı karşıya
Bir ceset gibi gömülü kalbim-aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem nereye baksam
Kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün-boşuna bunca yıl tükettiğim ülkede”
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın
Bu şehir arkandan gelecektir
Sen yine aynı sokaklarda dolaşacaksın-aynı mahallede koşacaksın
Aynı evlerde kır düşecek saçlarına
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda
Başka bir şey umma
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte
Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde
Konstantin Kavafis

Devamını okuyun
0

Balık Tutmak vs Hayalleri Unutmak

Balık tutmak ortaokul yıllarımda başlayan, yapmaktan herzaman büyük keyif aldığım ve yapmayı ihmal ettiğim zamanlarda çok özlediğim bir tutkum. Özellikle ortaokul yıllarında hemen hemen hergün balık tutmaya giderdim. Annemler anlamasın diye sabah erkenden kalkıp giderdim ve öğlen olduğunda eve gelir yemeğimi yer sonra tekrar göle dönerdim. Babam bisiklet aldığı zaman eminim böyle bir üçkağıtçılık yapacağımı düşünmemiştir.
Balık tutarken ençok hoşuma giden şeylerden birisi güneş suya vurduğu zaman oluşan ışık hüzmelerinin sağa sola yansımasıydı. Hafiften esen rüzgarın yüzünüze bıraktığı o hafif serinlik ise tasvir edilecek gibi değil. Elimde olta sabahtan akşama kadar o şekilde otururdum. Balık tutmak gibi bir derdim zaten yoktu; tuttuklarımı da geri bırakıyordum. O anki sessizliği, kurduğum hayalleri ve hiç bitmeyecek gibi gelen huzuru hep anımsarım öyleki bu ruh halinin tadını hala hissederim ve ne zaman herşeyden kaçıp kurtulmak, birazcık huzur[...]

Devamını okuyun