“ekonomi” etiketli yazılar
İktisatçılar İhtimalleri Sever
Etiketler: amerikan başkanı, atom bombası, ekonomi, Franklin D. Roosevelt, Harry S. Truman, II.Dünya Savaşı, iktisatçı, japonlar
Rivayet odur ki Amerika Birleşik Devletleri’nin 33. başkanı olan Harry S. Truman ekonomistleri (iktisatçı) pek sevmezmiş. Hatta bir keresinde “elimde olsa ekonomistlerin bir elini keserdim” demiş. Zira ekonomistler malumunuzdur ihtimalleri çok sever ve bütün konuşmalarında “şöyle olursa böyle olur, şöyle olursa böyle olur” gibi cümleler kurarlar. İşte Truman da sürekli “Mr. President on one hand, it could be like this, on the other hand it could be like this” diye cümleye başlayan ekonomistleri bu yüzden pek sevmezmiş. Pek de haksız sayılmaz hani.
II. Dünya savaşının sonlarına doğru Roosevelt‘in ardından Amerikan Başkanı olan Truman, Japonya’ya atom bombası atılmasına karar veren zattır. Ayrıca kendisi İsrail’in kurulmasını destekleyenlerin başında gelmektedir. Bu sebeple imkanı olsa Truman, ekonomislerin elini keser miydi diye sorarsanız evet, mümkündür derim. Güzelim Japonlara acımayan adam ekonomistlere niye acısın ki.
[...]
Enflasyon Canavarı vs Bahane Mekanizması
Etiketler: devlet, ekonomi, enflasyon, iktisat, memur, merkez bankası, rüşvet, sosyal
Şimdilerde çok duymasak da, hissetmesek de diyelim, yakın zamana kadar enflasyona o kadar aşina olmuştuk ki her sabah kalktığımda merak ederdim bugün neye zam geldi diye.
Son zamanlarda enfasyon hedeflemesiyle ilgili makaleler okuyup, ingilizceden çevirince bu enflasyon olayını yavaş yavaş çözmeye başladım. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim birgün iktisat ,geçici de olsa, çalışacağımı söyleseler hayatta inanmazdım.
Asıl mevzuya gelecek olursak; bir süredir sürekli merkez bankasının enflasyon hedeflemesinde şeffaf ve hesapverebilir durumda olması gerektiğini okuyup duruyorum. Ama bir taraftan, genelde böyle politik yaklaşımlarım yoktur, düşünüyorum da gerçekten hesap verebilirlikten mi bahsediyoruz yoksa bahane uydurulmasından mı merak etmiyor değilim. Özellikle beni asıl ilgilendiren şey gariban insanların kendilerini nasıl hissettikleri, aç olup olmadıkları olduğundan işin teknik kısmı, rakamlar, sayılar çoğu zaman bana bir ifade etmiyor.
Sanırım bir ekonomist gibi düşünmekten oldukça uzağım. Benim asıl sorunum sosyal devlet. Bunu zaman[...]
Yabancı Dilden Çeviri Yapmak Mevzuu
Etiketler: banka, çeviri, ekonomi, eser, mevzu, para, yabancı dil
Herhangi bir dilden tercüme yapmak çevirinin konusuna göre değişmekle birlikte o kadar kolay birşey değildir. Özellikle çeviri yaptığınız konu hakkında bilginiz yoksa ya da teknik bir konu söz konuysa o zaman işiniz oldukça zordur. Ben bu konuda özellikle şiir çevirisi yapan kişilere hayranımdır.
Bir edebi eserde, eserin anadilinde sahip olduğu duyguyu eseri çevirisinden okuyan kişiye verebilmek için ilk başta o eserin çok iyi bir özümsenmesi gerekir. Bundan sonra çeviri yapacak olan kimsenin söz konusu her iki dilinde inceliklerine vakıf olması gerekir ki güzel bir çeviriye imza atabilsin.
Böyle bir konu nerden çıktı ona gelecek olursak. Merkez Bankalar’ının para politikasından nihai amaçlarının ne olması gerektiğine ilişkin bir makalenin belli bir bölümünü çevirme girişiminde bulundum. Çevirmesine çevirdim ama ondan sonra oturup tekrar okuyunca acaba ekonomide böyle bir ifade var mıdır diye düşünmekten de kendimi[...]
Yahoo Microsoft Ortaklığı Ve Doğurabileceği Sıkıntılar
Etiketler: avrupa birliği, ekonomi, google, microsoft, piyasa, serbest piyasa ekonomisi, yahoo
Geçtiğimiz günlerde Microsoft, Yahoo’ya 44.6 milyar dolarlık bir teklifte bulundu ve Google çok geçmeden böyle bir satın almanın internetin geleceği açısından sakıncalı olduğunu ve hukuki sorunlar içerebileceğine ilişkin bir açıklama yaptı. Bu bahsedilen hukuki sorunlar neler olabilir elbette tam anlamıyla bilemiyorum. Ancak böyle bir durum karşısında Microsoft hangi kurum ya da kuruluşlarla sorun yaşayabilir diye düşündüğümde aklıma ilk gelen Avrupa Birliği oldu.
Avrupa Birliği her ne kadar serbest piyasa ekonomisini (free market economy) benimsemiş olsa da özellikle son yıllarda serbest piyasa ekonomisinin sınırlarını belirlemek adına bir takım kriterler koymaya çalışmaktadır. Bu kriterlerin en başında “hakim durumun kötüye kullanılması(abusing the dominant position)” gelmektedir. Serbest piyasa ekonomisinin doğal sonucu olarak herhangi bir şirket piyasanın elverdiği ölçüde istediği gibi büyüyebilir ve ona göre bir pazar payı elde edebilir.
Çin Amerikayla baş edebilir mi?
Etiketler: amerika, çin, ekonomi, gazete
Çin’in son yıllarda dünya piyasasına olan etkisi herkesçe malum. El atmadıkları sektör kalmadı. Hatta öyle ki ilerde Çin’in Amerika’dan daha güçlü bir ekonomiye sahip olacağı bile konuşulmaya başlandı. Bu noktada Walter Russell Mead’ın ”The great fall of China” adlı makalesi bu konuda farklı bir postre çiziyor . [via Los Angeles Times]