‘edebiyat’ etiketli yazılar

11
Nisan
2008

Ayşe Sevim-Yazarlar Ve Aşkları

Daha önceki bir yazımda biraz esprili bir şekilde bu edebiyatçılar çok mu ayran gönüllü hepsinin birden fazla sevgilisi olmuş demiştim. İşin esprisi bir tarafa bu mevzuyu uzun zamandır merak ediyordum ve bu konuda araştırma yapıp ünlü yazarların aşk hikayelerini okusam güzel olur diye düşünüyordum.
Bu merakıma ne kadar derman olacak bilinmez ama Ayşe Sevim‘in Yazarlar Ve Aşkları kitabı benim için iyi bir başlangıç noktası olacak. Ayrıca bu hususu benden başka merak eden ve üstüne üstlük bu konuda tarihi bir araştırma yapan birisinin olması açıkcası beni ziyadesiyle mutlu etti.
Kitapta her ne kadar benim çok merak ettiğim Cemil Meriç ve Nazım Hikmet yer almıyor olsa da dediğim gibi bir yerlerden başlamak adına güzel bir kitap olacak benim için. Daha önce Peyami Safa‘nın aşk hikayesini yine bu kitaptan alıntı yapılan bir blogda[...]

Devamını okuyun
21
Şubat
2008

Edebiyatçılar Çok Mu Ayran Gönüllü

Bir süredir bu soru kafamı kurcalayıp duruyor. Birçok ünlü yazarın veya şairin birden fazla sevgilisi olmuş. Merak etmiyor değilim gerçekten bu kadar çok sevecek kadar münbit bir gönle mi sahipler yoksa gerçekten ayran gönüllüler mi? Yakında öğreneceğim bunu.

Devamını okuyun
02
Şubat
2008

Mutsuz Bir Şekilde Artık Ölebilir Miyim

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, altmış saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.
İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir,sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarıyla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı[...]

Devamını okuyun
30
Ocak
2008

Eleştirmeyin, Kınamayın ve Şikayet Etmeyin!

Eleştiri zararlı bir kıvılcımdır, öyle bir kıvılcımdır ki övünç denilen cephane deposunun patlamasına yol açar. Acımasız eleştiriler ünlü bir İngiliz yazarın roman yazmaktan vazgeçmesine yol açmıştır. İnsanları suçlamaktansa onları anlamaya çalışalım. Neden böyle davrandıklarını bulmayı deneyelim. Bu yol, eleştiriden çok daha yararlı olan sempati, hoşgörü ve sevecenlik doğurur. Çocuklarınızı eleştirmek istiyorsanız eleştirmeden önce Amerikan gazeteciliğinin klasiklerinden biri olan aşağıdaki yazıyı okuyun. Unutmayalım ki,
” Tanrı bile insanları yaşamının son gününe dek yargılamaz.”

Dinle oğlum, bunları sana sen uyurken söylüyorum. Küçücük elini yanağının altına sokmuşsun, nemli alnındaki sarı lülelerin yapış yapış ıslak. Odana bir hırsız gibi süzülerek girdim. Birkaç dakika önce kütüphanede oturmuş gazetemi okurken vicdan azabım nefes kesen bi dalga gibi üstüme geldi. Bir suçlu gibi yatağının başucuna geldim.
Neler mi düşündüm oğlum? Sabah sabah kızmıştım. Okula gitmek üzere giyinirken[...]

Devamını okuyun
04
Ocak
2008

Şirazlı Sadi-Bostan

Bostan, Doğu edebiyatının elden ele, dilden dile dolaşan en büyük eserlerindendir. Tasavvuf anlayışını yansıtan yapıtta insanı insan yapan sevgi, a.ık yüreklilik, alçakgönüllülük gibi erdemler övülür; bunların her şeyden üstün olduğunu gösteren öyküler anlatılır.
Şirazlı Sadi’de sembolik ve ağdalı bir sesten ziyade; dolaysız, yalın ve ‘gerçekçi’ bir eda bulursunuz. Osmanlı medreselerinin başlıca ders kitabı olan Bostan, gerçekçi, hikmetli ve şiirseldir. Temaları ve bu temaları işleyiş tarzı bakımındansa hem geleneksel, hem güncel, hem de hakikidir.[via]

Devamını okuyun