“düşünce” etiketli yazılar
Her Zaman Başkaları Kötüdür
Etiketler: beyin fırtınası, düşünce, düşünce tarzı, hakikat, insan ilişkileri, komplo teorileri, Murat Belge, Prenses Diana, varsayım
Üç yıl önce ingilizce kursuna gittiğim bir dönemde ingiliz vatandaşı olan bir hocamız vardı. Sınıfta öylesine muhabbet ederken laf döndü dolaştı İngiltere ve Türkiye arasındaki farka geldi. Bir İngiliz genciyle Türk genci arasındaki farkları sayarken söylediği şeylerden birisi çok ilginçti.
Dedi ki “ben İngiltere’de birisine desemki Prenses Diana kimdir, nasıl biridir o kişi, Prenses Diana’nın ne kadar iyi birisi olduğundan, yardımseverliğinden vs bahseder ve ölümüne en son değinir. Ancak eğer Türkiye’de birisine bunu soracak olsam diyeceği ilk şey Prenses Diana ölmedi öldürüldü olur. Yani siz komplo teorilerini çok fazla seviyorsunuz.”
Prenses Diana’nın İngiliz olmasından ötürü bir ingiliz vatandaşının onunla ilgili konulara daha hakim olması ve yukarıdaki gibi bir değerlendirme yapması normaldir. Neticede biz Prenses Diana ismini daha çok ölümünden sonra ve ölümüne yönelik olarak yapılan tartışmalar aracılığıyla duyduk. Böyle olmakla birlikte hocanın yapmış olduğu tespiti[...]
İnsan Hakları Kültürü Oluşturabilmek
Etiketler: aile, chp, demokrasi, düşünce, düşünce özgürlüğü, ebeveyn, fikir, hoca, hoşgörü, ifade özgürlüğü, insan hakları, iş hayatı, kültür, öğretmen, okul, parti, parti içi demokrasi, sosyal bilimler, toplum, üniversite
Bu insan hakları mevzuunu hep konuşup duruyoruz. Yakın tarihe kadar ülke olarak çok eleştiri aldığımız konulardan birisi oldu. Özellikle Avrupa Birliği süreciyle birlikte Avrupa Birliği standartlarını yakalayabilmek için birçok kanun ve anayasa maddesini değiştirdik. Ne kadar işe yaradığı hep tartışma konusu olacak önlemler aldık. Bizi bu konuda eleştiren ülkelerin de sabıkası o kadar temiz değil bunu da belirtmekte fayda var. Yani genel olarak insan haklarına saygı sözcüğü kağıt üzerinde yazılı kalan afilli sözlerden öteye gidemiyor.
İşin bu teorik kısmını bir tarafa bırakıp ve sadece ülkemize bakan yönünü ele alacak olursak ben, insan hakları mevzuunun çok önemli bir kısmının yetişme ve yaşam tarzımızla alakalı olduğunu düşünüyorum yani insan haklarına saygılı bireylerin ortaya çıkabilmesi için öncelikle insan haklarına saygı kültürünün oluşması gerekiyor. Bu dediğim şeyi sadece düşünce özgürlüğü açısından somutlaştırmaya çalışacağım.
Düşüncelerimiz Üzerindeki Ebeveyn Kontrolü
Millet olarak her[...]
Büyük Hayallerim Vardı Benim
Etiketler: Dostoyevski, düşünce, hayal, hayal kurmak, ideal, idealist olmak, kariyer, lise, meslek, meslek seçimi
İnsan büyüdükçe daha idealist olur sanırdım. Kendimi lise yıllarında hayal ediyorum da o zamanlar daha idealist düşüncelerim varmış. Belki birçoğu sağlam bir temelden yoksun sadece gençliğin vermiş olduğu ütopik hislerdi ama en azından daha samimi ve daha kirlenmemişti.
Bir yola girmeye niyetlenmekle o yolda ilerlemek birbirinden hem nitelik hem de zorluk olarak çok farklı iki aşama insan hayatında. Herkes bir yola girip güzel şeyler yapmak, faydalı şeylerin altına imza atmak ister ama herkes bu yolda karşılacağı meşakkatlere katlanmak istemez. Bir nevi bu yoldaki mesafe ve süreç, insanı korkutur ve çoğu zamanda insanın vazgeçmesine sebep olur.
Düşündüğü şeylerde kararlılığını kaybetmemek, ideallerinin peşinde koşabilmek yaştan ziyade duygu ve samimiyetle alakalı birşeymiş bunu şimdi daha iyi anlıyorum. Herşeyin daha çok başındayken,lise yıllarında, tereddütsüz bir şekilde “ne iş yaptığım o kadar önemli değil benim için, önemli olan insanları mutlu[...]
Nietzsche Ağladığında-Irvin-D. Yalom
Etiketler: düşünce, felsefe, felsefi kitap, fikir, friedrich nietzsche, hoca, ırvin d yalom, Kitap, lise, nietzche ağladığında, psikoanaliz, psikoloji, ümitsizlik
Ben çok fazla gezen tozan birisi değilimdir. Herşeyin planlı olmasını isterim. Rastgele dışarı çıkıp artık aklıma neresi gelirse gitmek gibi bir huyum yoktur maalsef. Maalesef diyorum çünkü arada bu tür plansız program şeyler güzel olmuyor da değil. Önceki gün hiç aklımda yokken kendimi kitapçı da buldum ve dün bahsettiğim kitap okuma mevzuuna yönelik küçük bir adım atmak adına iki tane kitap aldım. Kitaplardan birisini arkadaş tavsiyesi olduğu için bir diğerini de “ismi güzel” diye aldım.
Nietzsche Ağladığında-Irvin D. Yalom: Aldığım ilk kitap Nietzche’nin hayatı ve düşüncesini ümitsizlik temelinde ele alan bir roman. Bir arkadaşım ısrarla bu kitabı okumamı istedi. Normalde felsefi kitapları çok sevmesem de bazen psikolojik analizler hoşuma gidebiliyor. Çevreden birkaç arkadaştan daha kitabın methini duyunca en iyisi bu kitaba bir şans vereyim dedim. Bu kitabı da beğenmeyip yarıda bırakırsam iyice çuvallamış olacağım kitap[...]