“çocuk” etiketli yazılar

Annem, Babam Ve Zoraki Yalnızlık

Etiketler: , , ,

Anne ve babamı incitmekten çok korkuyorum. Öyle ki son zamanlarda onlara karşı en çok kullandığım sözcük “peki, tamam” oldu. Sanki onların söylediği birşeye itiraz ettiğim veya onlardan farklı düşündüğüm zaman onları incitecekmişim gibi geliyor. Onlara karşı her zaman böyle hassastım desem yalan olur ancak yine de hiçbir zaman asi bir çocuk olmadım. İyi bir çocuk olmak çoğu zaman kendimi, sırlarımı, sıkıntılarımı onlardan saklamak demekti. Hayatta hiçkimseyi kendi sıkıntılarımla üzmeye hakkım olmadığı gibi onları da üzmeye hakkım yoktu ve ben, anne ve babamın karşısına her zaman yüzünde gülücüklerle çıkan bir çocuk olmaya çalıştım; içim kan ağlasa ve bazen yaşadıklarımın altında ezildiğimi hissetsem de. Kendi kendime yetebilmeyi de yaşamayı da böyle öğrendim. Sanırım onlara karşı kendimi hapsettiğim bu zoraki yalnızlıktan dolayı ben, ömrü hayatımı anne ve babamı özleyerek, onlarla aramızda yaşanmamış birşeyler[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Kişiselkategorisinde 12 Kasım 2008 tarihinde yazıldı. - 11 Yorum

İnsan’ın Evi Olmalı…

Etiketler: , , , , , , ,

İstanbul’un hangi yoksul mahallesi var ki, biz orada bir evin tek odasında kiracı olarak oturmamış olalım? Bütün çocukluk anılarımı dolduran, ev eşyası yüklü bir at arabasının bozuk kaldırım taşları üstünde tıngır mıngır gidişinin hayalidir.

Bir insan, yaşadığı evin duvarlarında , döşemelerinde, merdiven basamaklarında çocukluk anılarını saklayacak. Konuklarına örneğin,

-Bakınız, diyecek, altı yaşımdayken tırabzandan fırt diye kayardım da, bir seferinde nasıl olduysa düşmüşüm merdivenden, başım işte şu son basamaktaki topuza çarpmıştı.
-Şu kapı var ya, diyecek, dedemin çakısıyla çentmiştim, bakın hala duruyor.
-Kuyu bileziğinden aşağı sarkmıştım da, az kalsın sarnıca düşecektim.

İnsan anılarının toplamı. Toplum da öyle. Nerede bizim anılarımız, biz yoksul çocuklarının?…Araba tıngır mıngır gidiyor, o tıngırların arasında bozuk, eğri büğrü kaldırım taşlarına anılarım dökülüyor. Yoksul İstanbul mahallelerinin bakımsız sokaklarına çocukluğum parça pürçük dağılmış dökülmüş, paramparça…Her sokakta, benden kırık dökük parçalar, dağılmışım bu[...]

Tamamını oku | Yorum yap | İktibaskategorisinde 25 Temmuz 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

Başarılı Olmak İçin “Hallederiz Anne” Prensibi

Etiketler: , , , , , , , , ,

En Son Babalar Duyar dizisindeki Kadir’i hatırlarsınız hani sürekli “hallederiz hulya” diyordu. Bu diziyi çok izlemişliğim yok ancak yine de bir ara en çok kullandığım kelimelerden birisi buydu “hallederiz, anne”. Annemle telefonda konuştuğumuz zaman annem soruyor oğlum işte şu meseleyi ne yapacaksın, ne olacak filan diye ben “hallederiz, anne” dediğim vakit ikimiz de gülüyoruz.

İnsanın bir işi yapabilmek için kendine güvenmesi şüphesiz başarılı olabilmesi için en yegane şarttır. Ancak kendine güven tek başına insanı başarıya götürecek bir kavram değil; şüphesiz bu kendine güven hissinin başarılmak istenen mevzuya dönük olarak yapılan çalışmalarla desteklenmesi gerekir. Yani bir nevi işin gerektirdiği çabanın gösterilmesi gerekir yoksa hiçbir başarı gökten düşer gibi insanı bulmaz.

Önceki haftasonu yapılan OKS sınavına giren bir yeğenim var. Eniştem sürekli bana takılmak için söylenip durur “bu çocuk gittikçe sana benzemeye başladı, korktuğum başıma geliyor”[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Havadan-Sudankategorisinde 18 Haziran 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

Anne Hissiyatı

Etiketler: , , , , , ,

Dünyada her varlık başkadır ama bilmem ki annenin yeri tutulabilir mi. Tamamen yaratılışlarından kaynaklanan bazı özellikleri var. Tarif edilemez belki ama bir annenin çocuğuyla olan ilişkisindeki farklılık çok derinden hissedilebilir.

Annemin, aslında bütün annelerin, beni en çok şaşırtan yönü bana ve şüphesiz diğer çocuklarına karşı olan hissiyatıdır. Annem üzülmesin diye ondan ne kadar birşeyleri saklamaya çalışsam da, içine doğuyor derler ya işte aynen öyle, biz söylemeden herşeyi bana kendisini anlatır, senin şöyle şöyle bir sıkıntın var der.

Hiç unutmuyorum önceki yıl kız arkadaşımla ayrılmıştık ve hakikaten zor bir zaman geçiriyordum. Ayrılığın üzerinden henüz bir iki gün geçmişti ve anneme söylememiştim. Bu mevzuyla alakalı olarak çok bunaldığım bir anda telefonum çaldı, arayan annemdi. Henüz tek kelime bile etmemişken bana direk, “oğlum hakkınızda hayırlısı olur inş. Kendini çok üzme” dedi. Annem dahil hiçkimseye ayrıldığımızı[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Hayata Dairkategorisinde 29 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 3 Yorum

Kamyonla Dünya Turu

Etiketler: , , , , , , , ,

Esprisine söylenmiş bir söz değil inşallah ileride kamyonla dünya, hiç olmadı Türkiye turu yapmayı planlıyorum. Medyada görüyoruz emekliliğe ayrılmış zengin abiler alıyor yatı, tekneyi başlıyorlar dünya turuna. Evet tekne ve yatla deniz yoluyla dünya turu yapmak güzeldir lakin hiçbiri kamyonla yapılacak olan bir seyahatin yerini tutamaz. Ne de olsa kamyonla büyüdük, alıştık mazot kokusuna.

Babam bazen, oğlum sen okumasaydın aç kalırdın der. Düşününce babama hak veriyorum çünkü benim kafam okumak dışında başka birşey epek basmaz. En basitinden ticaret yapamam. Örneğin bu yaz arkadaşıma yardım amaçlı markette durayım dedim iki saat içerisinde, sanki beni bekliyorlardı, o kadar velet geldiki markete. Küçükken bakkaldan kaç paraye ne alacağımı tam bilmediğim zamanlarda Rahmetli Haydar amca vardı giderdim onun dükkana açardım avucumu amca bu paraya ne geliyorsa ben onları istiyorum derdim.

İşte ben markete göz kulak olurken gelen veletlerde aynen böyle yapınca içim gitti resmen çocuklardan para almadım,[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Havadan-Sudankategorisinde 23 Mayıs 2008 tarihinde yazıldı. - 5 Yorum