‘çocuk’ etiketli yazılar

18
Haziran
2008

Başarılı Olmak İçin “Hallederiz Anne” Prensibi

En Son Babalar Duyar dizisindeki Kadir’i hatırlarsınız hani sürekli “hallederiz hulya” diyordu. Bu diziyi çok izlemişliğim yok ancak yine de bir ara en çok kullandığım kelimelerden birisi buydu “hallederiz, anne”. Annemle telefonda konuştuğumuz zaman annem soruyor oğlum işte şu meseleyi ne yapacaksın, ne olacak filan diye ben “hallederiz, anne” dediğim vakit ikimiz de gülüyoruz.
İnsanın bir işi yapabilmek için kendine güvenmesi şüphesiz başarılı olabilmesi için en yegane şarttır. Ancak kendine güven tek başına insanı başarıya götürecek bir kavram değil; şüphesiz bu kendine güven hissinin başarılmak istenen mevzuya dönük olarak yapılan çalışmalarla desteklenmesi gerekir. Yani bir nevi işin gerektirdiği çabanın gösterilmesi gerekir yoksa hiçbir başarı gökten düşer gibi insanı bulmaz.
Önceki haftasonu yapılan OKS sınavına giren bir yeğenim var. Eniştem sürekli bana takılmak için söylenip durur “bu çocuk gittikçe sana benzemeye başladı, korktuğum[...]

Devamını okuyun
29
Mayıs
2008

Anne Hissiyatı

Dünyada her varlık başkadır ama bilmem ki annenin yeri tutulabilir mi. Tamamen yaratılışlarından kaynaklanan bazı özellikleri var. Tarif edilemez belki ama bir annenin çocuğuyla olan ilişkisindeki farklılık çok derinden hissedilebilir.
Annemin, aslında bütün annelerin, beni en çok şaşırtan yönü bana ve şüphesiz diğer çocuklarına karşı olan hissiyatıdır. Annem üzülmesin diye ondan ne kadar birşeyleri saklamaya çalışsam da, içine doğuyor derler ya işte aynen öyle, biz söylemeden herşeyi bana kendisini anlatır, senin şöyle şöyle bir sıkıntın var der.
Hiç unutmuyorum önceki yıl kız arkadaşımla ayrılmıştık ve hakikaten zor bir zaman geçiriyordum. Ayrılığın üzerinden henüz bir iki gün geçmişti ve anneme söylememiştim. Bu mevzuyla alakalı olarak çok bunaldığım bir anda telefonum çaldı, arayan annemdi. Henüz tek kelime bile etmemişken bana direk, “oğlum hakkınızda hayırlısı olur inş. Kendini çok üzme” dedi. Annem dahil[...]

Devamını okuyun
23
Mayıs
2008

Kamyonla Dünya Turu

Esprisine söylenmiş bir söz değil inşallah ileride kamyonla dünya, hiç olmadı Türkiye turu yapmayı planlıyorum. Medyada görüyoruz emekliliğe ayrılmış zengin abiler alıyor yatı, tekneyi başlıyorlar dünya turuna. Evet tekne ve yatla deniz yoluyla dünya turu yapmak güzeldir lakin hiçbiri kamyonla yapılacak olan bir seyahatin yerini tutamaz. Ne de olsa kamyonla büyüdük, alıştık mazot kokusuna.
Babam bazen, oğlum sen okumasaydın aç kalırdın der. Düşününce babama hak veriyorum çünkü benim kafam okumak dışında başka birşey epek basmaz. En basitinden ticaret yapamam. Örneğin bu yaz arkadaşıma yardım amaçlı markette durayım dedim iki saat içerisinde, sanki beni bekliyorlardı, o kadar velet geldiki markete. Küçükken bakkaldan kaç paraye ne alacağımı tam bilmediğim zamanlarda Rahmetli Haydar amca vardı giderdim onun dükkana açardım avucumu amca bu paraya ne geliyorsa ben onları istiyorum derdim.
İşte ben markete göz kulak olurken gelen veletlerde aynen böyle yapınca içim[...]

Devamını okuyun
07
Mayıs
2008

Web 2.0 Zaman Kaybıdır

Önceki yıl Toefl sınavına girdiğimde essay kısmının free part olan bölümünde teknoloji insanların hayatını kolaylaştırıyor mu, gelişen teknolojiyle beraber insanların daha planlı olması gerekiyor mu şeklinde bir soru gelmişti. Tam olarak ne cevap verdim hatırlamıyorum ama özellikle son yıllarda web 2.0 dalgasıyla başlayan internet serüveni için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki web 2.0 zaman kaybının diğer adıdır.
Sosyal ağlar, daha etkileşimli sayfalar, servisler derken hergün yeni yeni servisler ortaya çıkıyor. Birçok servisin ortaya çıkış sloganını hayatımızı bir şekilde kolaylaştıracak olma iddiası teşkil ediyor. Mantıklı düşünürsek eğer bir servis hayatımızı kolaylaştırıyor, işlerimizi daha rahat bir şekilde halletmemizi sağlıyorsa o zaman bizim internette daha az zaman harcamamız yani kısacası zaman tasarrufunda bulunmamız gerekirdi. Fakat gerçekten öyle olduğu söylenebilir mi? Aksine her geçen gün bilgisayar başında daha fazla zaman geçirmeye başlıyoruz.
Bunun en temel[...]

Devamını okuyun
24
Nisan
2008

Çocuklar Dünyanın En Mutlu Varlıklarıdır

Çocukların “Neyi, niçin istediklerini bilmedikleri” hususunda bütün iyi eğitilmiş öğretmenler ve eğitmenler hemfikirdir, ancak yetişkinlerde çocuklar gibi yeryüzünde nereden gelip nereye gittiklerini bilmeden dolaşıyorlar. Onlar da, çocuklar gibi gerçek ereklerini, bisküvi, çörek ve kızılcık sopasıyla yönetilerek öğreniyorlar, bu somut gerçeği sanırım kimse kabul etmek istemiyor.
Sana hoş bir itirafta bulunayım; bana burada “insanların en mutluları, bütün gün oyuncak bebeklerini gittikleri her yere beraberlerinde götüren, oyuncaklarını soyup yeniden giydiren ve byük bir dikkatle annelerinin şekerlemeleri kilitli tuttuğu çekmecenin etrafında parmaklarının ucuna basarak dolaşan, en sonunda istenilen ele geçince koca bir parçayı zevkle tıkınan ve ardından daha yok mu? diye bağıran çocuklar gibi yaşayanlardır”, demek istediğini biliyorum. Çocuklar gerçekten mutlu varlıklar. İğrenç uğraşlarına ya da tutkularına şaşalı ünvanlar veren ve bunları, insanlığı sağlık ve mutluluğa kavuşturak büyük esermiş gibi sunanlar da mutludur[...]

Devamını okuyun