“alıntı” etiketli yazılar

Gitsem Ayrılık Olur, Kalsam Çöl

Etiketler: , , , , , , ,

Sonra farkettim ki su akıyor, rüzgar esiyor, yağmur yağıyor her şey yine ve aynı şekilde oluyor, öyle bir yere geldimki sıcak ve soğuk, aşk ve nefret, savaş ve barış üşümek ve sonra ısınmak gibi. Gitsem ayrılık olur, kalsam çöl, gidersem belki bende hasret olur ve belki beni sevenlerde özler ama anladım ki özlemden hiç kimse ölmüyor ama ben ölüyorum nefes alıyorum ve önemsiyorum , gitmek istiyorum. Anladım ki hasret yeni bir aşka kadar sürüyor…sevdiklerim ve beni sevenler, bağışlayın su akıyor ve ben gidiyorum…

Tuncay Akdoğan

Tamamını oku | Yorum yap | İktibaskategorisinde 1 Ekim 2008 tarihinde yazıldı. - 0 Yorum

Anne Olacak Kadın

Etiketler: , , , , , , , , ,

Evlilik mevzu bahis oldu mu herkesin hemen hemen hemfikir olduğu konulardan birisi de evlenilecek kişinin eğitim durumudur. Genellikle iyi bir eğitim almış kişiler daha bilgili ya da diğer bir ifadeyle cahil olmayan insan olarak kabul edilir. Fakat ben, aksine, iyi bir eğitim almış olmakla birlikte almış olduğu eğitimi diğer bazı erdemlerle, güzel hasletlerle tamamlayamamış kişilerin, kadın olsun erkek olsun, daha ukala daha kendini beğenmiş ve daha cahil olabildikleri kanısındayım. Örneğin bir bayan için düşünülecek olursa ben şahsen, ince fikirli, zerafet sahibi, hassasiyet sahibi olmayan bir bayana asla iyi eğitim almış ya da cahil olmayan bir kişi sıfatıyla bakmam.

Bu tatilde annemle oturmuş öylesine konuşurken annem, gözümde tekrar ve tekrar devleşti. İnsan belli bir yaşa gelince en azından bazı konularda herşeyi bildiğini düşünüyor fakat annemle konuşurken farkettim ki annem konuştuğu zaman benim doğru bildiğimi sandığım[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Hayata Dairkategorisinde 4 Ağustos 2008 tarihinde yazıldı. - 3 Yorum

İnsan’ın Evi Olmalı…

Etiketler: , , , , , , ,

İstanbul’un hangi yoksul mahallesi var ki, biz orada bir evin tek odasında kiracı olarak oturmamış olalım? Bütün çocukluk anılarımı dolduran, ev eşyası yüklü bir at arabasının bozuk kaldırım taşları üstünde tıngır mıngır gidişinin hayalidir.

Bir insan, yaşadığı evin duvarlarında , döşemelerinde, merdiven basamaklarında çocukluk anılarını saklayacak. Konuklarına örneğin,

-Bakınız, diyecek, altı yaşımdayken tırabzandan fırt diye kayardım da, bir seferinde nasıl olduysa düşmüşüm merdivenden, başım işte şu son basamaktaki topuza çarpmıştı.
-Şu kapı var ya, diyecek, dedemin çakısıyla çentmiştim, bakın hala duruyor.
-Kuyu bileziğinden aşağı sarkmıştım da, az kalsın sarnıca düşecektim.

İnsan anılarının toplamı. Toplum da öyle. Nerede bizim anılarımız, biz yoksul çocuklarının?…Araba tıngır mıngır gidiyor, o tıngırların arasında bozuk, eğri büğrü kaldırım taşlarına anılarım dökülüyor. Yoksul İstanbul mahallelerinin bakımsız sokaklarına çocukluğum parça pürçük dağılmış dökülmüş, paramparça…Her sokakta, benden kırık dökük parçalar, dağılmışım bu[...]

Tamamını oku | Yorum yap | İktibaskategorisinde 25 Temmuz 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

Benim Kaderimin Bir Benzeri Yok Düşüncesi

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Ah insan ne kadar fani, kendi varlığına apayrı bir kesinlikle inansa da, varlığıyla sevdiklerinin ruhunda apayrı bir etki yapsa da hatıralardan silinmek, çekip gitmek zorunda ,üstelik mümkün olduğu kadar çabuk!

Bir daha uyanmamayı dileyerek, bazen de umarak yatağa uzandığımı Tanrı biliyor; ve sabahları gözlerimi yeniden açınca yeniden güneşi görüyor, içerliyorum. Ah, delidolu olabilsem, suçu havaya, bir üçüncü şahsa, bozuk giden bir girişime atabilseydim, böylece isteksizliğin dayanılmaz yükü biraz olsun beni rahatlatırdı. Yazıklar olsun bana! Bütün suçun ben de olduğunu tüm gerçekliğiyle hissediyorum.-Ama bu suç değil! Bütün mutluluğun kaynağı gibi, bütün kederlerin kaynağının da içimde gizli olması yetmez mi? Bir zamanlar her adımda bir cennetle karşılaşan , duyguların bütün arzuları içinde savrulan, bütün dünyayı sevgi dolu kucaklayacak bir kalbi olan insanla aynı kişi değil miyim ben artık?

Bazen “Senin kaderinin bir benzeri yok“,[...]

Tamamını oku | Yorum yap | İktibaskategorisinde 28 Nisan 2008 tarihinde yazıldı. - 2 Yorum

Çocuklar Dünyanın En Mutlu Varlıklarıdır

Etiketler: , , , , , ,

Çocukların “Neyi, niçin istediklerini bilmedikleri” hususunda bütün iyi eğitilmiş öğretmenler ve eğitmenler hemfikirdir, ancak yetişkinlerde çocuklar gibi yeryüzünde nereden gelip nereye gittiklerini bilmeden dolaşıyorlar. Onlar da, çocuklar gibi gerçek ereklerini, bisküvi, çörek ve kızılcık sopasıyla yönetilerek öğreniyorlar, bu somut gerçeği sanırım kimse kabul etmek istemiyor.

Sana hoş bir itirafta bulunayım; bana burada “insanların en mutluları, bütün gün oyuncak bebeklerini gittikleri her yere beraberlerinde götüren, oyuncaklarını soyup yeniden giydiren ve byük bir dikkatle annelerinin şekerlemeleri kilitli tuttuğu çekmecenin etrafında parmaklarının ucuna basarak dolaşan, en sonunda istenilen ele geçince koca bir parçayı zevkle tıkınan ve ardından daha yok mu? diye bağıran çocuklar gibi yaşayanlardır”, demek istediğini biliyorum. Çocuklar gerçekten mutlu varlıklar. İğrenç uğraşlarına ya da tutkularına şaşalı ünvanlar veren ve bunları, insanlığı sağlık ve mutluluğa kavuşturak büyük esermiş gibi sunanlar da mutludur herhalde!.[...]

Tamamını oku | Yorum yap | İktibaskategorisinde 24 Nisan 2008 tarihinde yazıldı. - 1 Yorum