Eski Kitaplar Ve Alışveriş Üzerine
Alışveriş yapmayı seven birisi değilim ancak alışveriş yapacağım zaman en çok dikkat ettiğim ve ben de tabiri caizse prensip haline gelen birşey vardır; “alışverişe neyi almak için çıktıysan sadece onu satın alarak eve dön!”. Eğer sadece palto almak için alışverişe çıktıysam sadece palto alarak eve dönmeye çalışırım. Mağazayı dolaşırken başka birşeyi görüp beğensem bile kolay kolay satın almam. Beğendiğim şeyi satın almayı bir başka güne bırakır ve mağazadan, sadece gerçekten almak için geldiğim şeyi satın alarak ayrılırım. Şimdiye kadar genelde bu kurala riayet etmeye çalışan biriydim ancak dün, Beyoğlu’ndaki eski sahaflara uğrayınca bu prensip alt üst oldu. Saman kağıdı kokan eski kitapların arasına düşünce neyi alacağımı şaşırdım ve oraya, satın almak niyetiyle gittiğim kitaplar, Samuel Beckett, Peyami Safa ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kitapları, hariç birçok kitap aldım. Sonrası mı? Dışarı çıktığımda birisi bana sorsaydı ki poşetinde hangi kitaplar var emin olun isimlerini sayamazdım. Sonra bir de cebimi kontrol ettim, yol parası kalmış mı diye, biraz kalmıştı. Bütün paramı harcamışım neredeyse. Ama itiraf etmeliyim alışverişten uzun zamandır bu kadar keyif aldığımı hatırlamıyorum.
Bunun üstüne kitapçı bir amcayla oturup muhabbet etmiş olmak da eklenince keyfime diyecek yoktu. Bir de öğrendim ki bizim İrlandalı Samuel Beckett’i daha iyi anlayabilmek için yine diğer bir İrlandalı yazar olan James Joyce’ı incelemek gerekirmiş. Zira Beckett’in en çok etkilendiği yazarların başında geliyormuş. Fakat şöyle bir sıkıntı var ki James Joyce, kullandığı dil itibariyle en baba ingilizce bilen adamın bile eline sözlük tutuşturacak çapta birisi. En iyisi önce Beckett’in kitaplarını bitirmeye çalışayım ben.
Eski kitapları, kokusunu sevdiği için satın alan sadece ben değilim, değil mi?
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Rastgele Yazılar
“Eski Kitaplar Ve Alışveriş Üzerine” yazısına 5 yorum yapılmış
-
-
hayır değilsiniz :) kadıköydeki eski ptt arkasındaki (adını unuttum….) sokakta bulunan pasaj’ın alt katı ve bahariye üstündeki içinde sinema bunlunan bir pasaj’ın alt katındaki o eski kitapçılara ne zaman gitsem o poşetin içindeki kitapları eve gelince “aaa bunu ne zaman almışım, aaaa bunu da almışım” diyerek çıkarıyorum :)
-
bahsettiğiniz yer akmar pasajı. bir galatasaray lisesinin tam karşısındaki sokakta aslıhan pasajı var. orda da eski sahaflar bulabilirsiniz. yalnız olmadığıma sevindim :)
-
evet akmar pasaji. galatasaray lisesinin yerini bilmiyorum. en kısa zamanda araştırmam gerek.
-
EBRU 4 Eylül 09,17:13
eski kitapların kokusu içinden çıkan notlar içine yazılmış yazılar işte ben bunları seviyorum
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
alışverişe düşkün birisi değilim. “alışverişe çıkayım kafam dağılsın” tarzı bir tutumum hiç olmadı.aksine sıkılmışımdır hep. aşırıya kaçmamak için de kısa tutarım alışverişi. çünkü biliyorum ihtiyacımdan fazlasını alırım :)
kitapçılar, vakit geçirmekten en çok hoşlandığım yerler. kitap almasam bile ilgi alanıma girenlere, arka kapak yazılarını okumak suretiyle bakarım. bugüne kadar eski kitap almadım ama son soru cümlesine “evet” diyebilirim.