Devlet Karşısında Vatandaş Ve Birey Olmak

Herhangi bir devletin vatandaşı olmak o devlet ile kişi arasında kendiliğinden organik bir bağ oluşturur ve bu bağ, devletin anayasasında düzenlemiş olduğu temel hak ve hürriyetlerden yararlanmak için yeterlidir. Lakin sahip olunan vatandaşlık hakkı çoğu zaman kişiye tek başına yeterli olmayabilir. Somutlaştırmak gerekirse, her insan farklı kişisel tercihlere, yaşam biçimine, inanç değerine sahiptir.

 Devletin anayasasında tanıdığı haklar ise her bir bireye tanınması gereken temel değerlerdir ve burada kişilerin sahip olduğu farklılıklar çoğu zaman gözardı edilir. Burada altı çizilmesi gereken nokta, yukarıda bahsedilen farklılıkların her zaman “azınlık” anlamında kullanılamayacağıdır. Azınlık olmak bahsettiğim konunun dışında kalan ve daha güçlü ve derin farklılık dinamiklerini içinde barındıran bir kavramdır. Siyasi malzeme olarak kullanılmadığı sürece ülkemizde kürt veya alevi vatandaşlarımız azınlık sayılamazlar. Zira onlar bu ülkenin herkes gibi bir parçasıdır.

Bu noktada üzerinde durulması gereken kavramlar bir ülkede vatandaş olmak ile birey olmak arasındaki farklardır. Vatandaş olmak, belli kanun kuralları çerçevesinde herkese tanıyabileceğiniz bir haktır ve bunun neticesinde o kişi yasalarınızda yer alan hak ve yetkilerden yararlanır. Lakin her insan vatandaş olmanın ötesinde devlet karşısında bir “bireydir” ve bunun anlamı bir birey olarak devletin, vatandaşı olan herkese yönelik olarak onların farklılıklarına, ihtiyaçlarına uygun ve yeterli çözümler üretmesidir.

Yukarıda bahsettiğim konuyu daha da somutlaştıracak olursak. Bir aile düşünün ki farklı karakterde, farklı şeyler düşünen, hayalleri, idealleri ve hatta sevdiği yemekler bile farklı olan çocuklara sahip. Nasıl ki bu evin annesi, çocuklarına hep aynı şefkati gösteriyorsa ve tüm farklılıklarına rağmen bütün çocuklarını bağrına basıyorsa aynı şekilde devlet de, vatandaşları arasında farklı inanç değerlerine sahip olan, farklı hayat tarzlarını benimsemiş olan vatandaşlarına aynı sevgi ve şefkati göstermelidir aralarında ayrım yapmadığı gibi hepsinin hakkını aynı derecede korumalıdır.

Bir ülkedeki herkes belli bir inanç değerini benimsese ve yalnızca bir kişi bu inanç sistemini benimsemese devlet, yine devlet olmanın bir gereği olarak o bir kişinin haklarını korumalı ve eğer olursa çevreden gelen baskılara o kimseyi maruz bırakmamalıdır ve bu her koşul altında gözönünde bulundurulması gereken temel kaide olmalıdır.

Kısaltılmıştır

Gündemkategorisinde 17 Ocak 2008 tarihinde yazıldı.

feed Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler

Etiketler: , , , ,

Arama terimleri: anayasa, birey, devlet, hak, koruma

Yorum yapın

Name Email Website URI

Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.