Demokratik Devlet Ve Mahkeme Kararları

Barış Ünver, Almanya’da görülen ve geçtiğimiz günlerde karara bağlanan Almanya Deniz Feneri e.V davasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede şöyle bir tespitte bulunmuş: Almanya’da demokrasi gerçekten var olduğu için kararın çarpıklığından da söz edemeyiz. Bu karar bu şekilde neticelendiği için mi yoksa Almanya’nın “gerçekten demokratik” bir ülke olduğunu düşündüğünden mi böyle bir yargıya vardı bilemiyorum. Ancak nasıl ve neden böyle bir yargıya vardığını da açıkcası merak ediyorum. Yanlış anlaşılmasın kararın doğruluğunu yanlışlığını tartışma konusu yapıyor değilim; söylemek istediğim “Bu karar Almanya’da verilmiştir ve Almanya, “gerçekten demokratik” bir ülke olduğu için bu kararın doğruluğundan şüphe duyulamaz” demek neden?

Bu cümle yerine “verilen karar neticede mahkeme kararıdır o sebeple kural olarak doğru bir karardır” demek daha doğru ve en önemlisi daha gerçekçidir. Barış’ı tenzih ederim ancak demokrasi, insan hakları, hak, hukuk veya adalet gibi kavramlar söz konusu olduğunda yaşadığımız şu “eziklik” psikolojisinden kurtulsak iyi olur. Evet, bazı kuralları bizden daha iyi uyguladıkları doğrudur ancak bu durum, batılı devletleri “gerçekten demokratik” bir ülke olarak adlandırmak için tek başına yeterli olmadığı gibi bu değerlendirmeden hareketle, bu ülkelerde alınan bir mahkeme kararın mutlak doğru olduğunu söylemek de çok iddialı bir yaklaşımdır. Hele böyle değerlendirmeler Türkiye ile Almanya ya da diğer yabancı bir ülke kıyaslanarak yapılıyorsa o zaman daha vahim bir durumla karşı karşıyayız demektir. 

Ben, sadece bu dava için değil genel olarak Almanya ya da diğer Avrupa ülkelerinde, yalnızca Türklerin veya Müslümanların muhatap olduğu davalar değil; diğer milliyetten veya dini inançtan olan kimselerin, özellikle azınlıkların, muhatap olduğu davalarda da “siyasi karar” verilme olasılığının daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Basitleştireyim. Yabancı bir ülkede görülmekte olan davada yargılanan bir tanıdığınız olsa ve sizden, bu davada adaletin gerçekten tecelli edeceğine olan inancınızı derecelendirin desem ne dersiniz? Belki bu davada gerçekten doğru bir karar verilmiştir ancak eğer salt görünüş itibariyle böyle bir dava değerlendirilecek olsa davanın unsurları (yabancılık unsuru) gözönüne alındığında “siyasi bir karar” çıkma olasılığı daha yüksektir ve dolayısıyla “bu dava Almanya’da görülmüştür bundan dolayı alınan karar tartışmasız doğru bir karardır” demek gerçekçilikten uzaktır. Kaldı ki yukarıda bahsettiğim hususlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi için de geçerlidir ve Avrupa’da sadece bu konuya yönelik yapılmış araştırmalar vardır. Üstelik Mahkeme kararlarının “gerçekliği” ve “doğruluğu” felsefi tartışmasına girmiyorum bile.

Gündemkategorisinde 22 Eylül 2008 tarihinde yazıldı.

feed Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler

Arama terimleri: Almanya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Barış Ünver, demokratik devlet, Deniz Feneri e.V, gerçek demokrasi, mahkeme kararları

Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.