Çocukken Kavrayamadığımız Şeyler
Çocukların bazı konularda çok garip tespitleri olduğu malumdur. Geçende düşündüm ben neleri kavrayamazdım çocukken diye ve aklıma bir atasözü geldi. “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” atasözünü uzun bir süre çözememiştim ne demek istemiş bu atalarımız diye. Ne zaman bu atasözünü duysam aklıma hep şu sorgu ve sual gelirdi. Birincisi ben arkadaşımın adını sana niye söyleyeyim. İkincisi söylesem bile sen nerden tanıyacaksın ki! Uzun süre bu sorularla yaşadım sanırım. Çok mu saftım ne.
Ben yine iyim aslına bakılırsa. Iğdırlı bir arkadaşım var ve o küçükken dünyanın bir ucunun Iğdır olduğunu düşünürmüş. Gerçek dünyayı haritadaki gibi sanan bu arkadaşım Iğdır’dan öteye gidildiği zaman dünyadan aşağı düşüleceği gerçeğine kendini inandırmış. İlk söylediği zaman çok ama çok gülmüştüm.
Anaokuluna giden yeğenime öğretmeni eve gidince şimdiye kadarki cumhurbaşkanlarımızın isimlerini öğrenmesini söylemiş. Akşam eve geldiğinde babasına sormuş ve babası da Atatürk den sonra İsmet İnönü cumhurbaşkanı oldu demiş. Benim İsmet isimli bir halam olduğundan ve bu yeğenim de onu çok sevdiğinden dönüp babasına; baba hiç İsmet’ten cumhurbaşkanı olur mu olsa olsa hala olur demiş (:
Güncelleme: İlkokulda ablamdan okul pikniğine götürmek için bana kek yapmasını istemiştim. O da kakaolu bir kek yapmıştı ancak ben bu kekin öyle olabileceğine ihtimal vermediğimden bu kek yanmış kömür gibi olmuş, ben bunu okula götürmem diyip çok ağlamıştım. O kekin adı halen aramızda kömürlü pastadır.
Kasabamızın ortasından geçen derede eskiden ördekler vardı ve çok güzel gözükürlerdi derede yüzerken. Ezelinden hayvanları yakalamayı seven bendeniz, ben bu ördekleri yakalayıp seveceğim diyerek dereye balıklama dalmıştım. Ondan sonra hatırladığım şey derede “doğal rafting” sporunu icra ediyor oluşumdu. Çevredekiler çekip kurtarmıştı. Ördekler gibi yüzebileceğimi düşündüm sanırım.
Güncelleme:Yazıyı yazarken aklımda bir mim oluşturmak yoktu aslında ama Kaan Fakılı sağolsun bu yazıyı bir mim gibi kabul ederek blogunda çocukken kavrayamadığı şeylere dair bir yazı kaleme almış. Eğer kabul edip çocukken kavrayamadıkları şeyleri bizimle paylaşmak isterlerse carpediems, uyuyang, pardus007, heartsmagic ve ferhatonair’in de bu konudaki yazılarını beklediğimi ifade etmek istiyorum.
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Rastgele Yazılar
“Çocukken Kavrayamadığımız Şeyler” yazısına 9 yorum yapılmış
-
ferhatonair 29 Mart 08,23:01
-
Gerçekten o kadar yakınmıydı. Ben de bir keresinde derede yüzen ördekleri yakalamaya çalışmıştım. Suya kapılıp doğal “rafting” yapıyordum lakin çevreden çekip kurtarmışlardı. :)
-
Çocukken dünyamız daha saf oluyor, bu nedenle bazı şeyleri anlayamıyor ya da anlamlandıramıyor olabiliriz. İnsan haliyle öyle kalamıyor, büyüdükçe anladıklarımızla beraber dertlerimiz de artıyor sanırım. Geriye böyle geçmişten hatırladığımız tatlı anılar kalıyor.
-
mim karşılık olarak bir şeyler yazdım teşekkürler.
-
Bu mim olayını bir kavrayabilsem nedir ne değildir ama yinede bir şeyler yazdım sayfama
Atıfta Bulunanlar:
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Ben de küçükken bir akşam üzeri tepede ay öyle yakın duruyormuş ki koşmaya başlamışım yakalarım diye tabi annem falan da benim peşimden bir ara dengemi kaybedip düşmüşüm yere sonra anneme kızıp ağlamaya başlamışım sen olmasaydın yakalıyacaktım diye şimdi bazen bu konu açılınca hala da yakalayacaktım sen olmasaydın diye tuttururum inat ederim :)