Birbirimizi Sevmek Bu Kadar Zor Mu
Hayatta belli bir fikre veya ideolojiye hapsedilemeyecek kadar güzel ve güzel olduğu kadar da her insan tarafından hissedilip, ifade edilebilecek öyle duygular var ki böyle duygulara neden ve nasıl sınır çizilmeye çalışılır hiçbir zaman anlayamadım.
Hiç unutmuyorum lise son sınıfta, sınıfta yüksek sesle Zülfü Livaneli‘nin Sevda Değil şarkısını söylemiştim. Aklıma geldikçe bazen kendi kendime mırıldanıyorum hala. Bu şarkıyı söyledikten sonra yurttan oda arkadaşım bana ve en iyi dostum olan Raci’ye “siz sosyolist” olmuşsunuz demişti. Hatta daha sonra iyice ileri gidip siz “gomonossunuz yavrum” bile demişti. Hakkını teslim edeyim arkadaşın içerisinde zerre kötülük yoktu bu konuda, herhangi bir art niyetle veya bizi aşağılamak için de böyle bir şey yapıyor değildi. O sadece çevresinde gördüğü, duyduğu ve adını bile doğru telaffuz edemediği, kafasında yer edinen basma kalıp damgayı bize vurmuştu; biz de gülüp geçmiştik.
Aradan uzun zaman geçince şunu düşünmeye başladım. Basit bir şarkıdan bile insanlar nasıl sonuçlar çıkarabiliyor. O zaman basit anlaşmazlıklar ve farklılıklar yüzünden birbirini boğazlayan insanlara pek şaşırmamalı. Farklılıklarımıza aramızdaki derin uçurumlarmış gibi bakarsak ne sahip olduğumuz güzellikleri paylaşabiliriz ne de bir arada huzur içerisinde yaşayabiliriz.
Oysaki ne Zülfü Livaneli’yi sol görüşlü olduğumuz için severdik ne de şarkılarını o hissiyatla söylerdik. Aynı biz akşam oldu mu Mustafa Yıldızdoğan‘ın “Barışmam” şarkısını tekrar ve tekrar dinler derin bir iç çeker, “hayır yok abi bu kızdan der” dertleşirdik. Bazen soğuk bir kış gününde, bir soba etrafına toplanıp nohutlu bulgur pilavı yiyen ve hasret türküleri söyleyen de yine bizdik. Çünkü dilimiz aynıydı; sevgiydi, muhabbetti, aşktı, özlemdi.
Çocukluğumdan beri hep aktif politikayla iç içe olmak istemiştim. Daha önce bir yazımda da bahsetmiştim aslında bu konudan lakin zaman geçtikçe aktif siyasetin benim yapabileceğim bir iş olmadığını daha iyi anladım ve hayatımı farklı bir yöne kaydırdım. Uzun zaman önce Samurai-X adlı bir çizgi film izlemiştim. Orda bir söz çok etkilemişti beni. Şöyle diyordu özetle;
Herhangi bir ideolojinin veya onu savunan birisinin peşine körü körüne giden kimse, yaşadığı veya çevresinde gördüğü olaylar karşısında kendi adaletini değil o kişinin/ideolojinin adaletini gerçekleştirmeye çalışır. Çünkü kalbi sonuna kadar o fikri veya kişiyi korumak adına konuşacaktır, adaleti gerçekleştirmek için değil.
Kimse siyasete bulaşmasın belli bir ideolojiye sahip olmasın demiyorum. Söylemek istediğim sahip olduğumuz fikirler bizden farklı düşünenlere/inananlara farklı gözle bakmaya, peşinden gittiğimiz insanların hatalarını görmezden gelip eleştirmemeye veya karşı olduğumuz insanların yaptıkları ve iyi kabul edilebilecek olan şeyleri tümden reddetmeye sebep olmasın.
Hayatta hiç hoşlanmadığım kişilerin başında beni kategorize eden, belli bir kalıba sokmaya çalışan insanlar gelir. Hayatta onca güzel ve paylaşılası şey varken nedir bu başkalarının ördüğü duvarlar içerisinde sıkışıp kalmak arzusu. Şairin dediği gibi benim gönlüm Çukurova gibi mümbit (verimli), dilinde sitem, gönlünde riya olmayan, kalbi sevgiyle dolu her insana yetecek kadar geniş. Sevebilirim cümlesini…
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Rastgele Yazılar
“Birbirimizi Sevmek Bu Kadar Zor Mu” yazısına 5 yorum yapılmış
-
-
Binezer 17 Nisan 08,15:13
Hayatta çok büyük başarıdır insanları ötekileştirmeden kucaklayabilmek, sevip sahiplenebilmek. Onun ne düşündüğüne takılmadan,neyi savunduğuna veya hangi ideoloji benimsediğine bakmadan…Ama maalesef günümüzde bunu başaran çok az insan var. Bunun için tabi biraz hümanist olmak gerektiğini düşünüyorum.
Ama dediğin gibi çoğu insan ağzından çıkan kelimenin içerdiği anlamın neye denk geldiğini bilmeden insanlara yakıştırmalarda bulunabiliyor.Ya artık bırakalım da birbirimizi ötekileştirmekten de birbirimizi severek geçirelim bu hayatı;çünkü hayat bu kaprislerimize değmeyecek kadar kısa.
-
@Heartsmagic, çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Ben de şu sözünüz üzerine daha fazla birşey söylemeye gerek kalmadığı kanaatindeyim: Ortak paydalarımızı unutmuşuz. Oysa ki hepimizi kesirli sayılar misali sadeleştirsek, ortaya çıkan şey ortak paydalarımız olacaktır.
@Binezer, söylediklerine yürekten katılıyorum. Kolay birşey değil elbette ama olmayacak birşey de değil pekala yapılabilir.
-
aslında zor değil ama insanların yetiştirilmesi ile alakalı..
-
hasret 28 Mayıs 09,22:02
sevmek çok zor helede bu zorla olunca insan sadece karşındaki seni sevio die sevmemeli
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Olmuyor ama söyleyecek bir şey bırakmıyorsunuz :)
İnsanları dinlediğiyle, yediğiyle içtiğiyle, giyim tarzıyla bir kalemde silenler kadar garipsediğim insan çeşidi yoktur. Ne düşündüğümüz, hatta daha da ileri gidelim bu düşündüklerimizi cidden hayata geçirip geçirmediğimiz kimsenin umurunda değil. Ortak paydalarımızı unutmuşuz. Oysa ki hepimizi kesirli sayılar misali sadeleştirsek, ortaya çıkan şey ortak paydalarımız olacaktır. Kimse saklamaya, bastırmaya çalışmasın lütfen.
Tüm kalbimle, severek okudum yazıyı, elinize sağlık.