Aynı Hikayeyi Anlatan Farklı Sesler
Yanlış hatırlamıyorsam Volkan Konak, “solcu olmayan müzik yapamaz” tarzında bir tartışma başlatmıştı. İçeriğini de hatırlamıyorum tam olarak ama bir ara böyle bir tartışma vardı. Kaliteli müzik yapıp yapmamayı ideolojiye göre ayırmayı yanlış buluyorum ama geçen de birşey fark ettim ki dinlediğim şarkıların ekserisi sol görüşlü şanatçılara ait şarkılar. Zannımca bu durumun ortaya çıkmasında, kadim dostum Raci’nin çakma bir sosyalist, yakında sermayenin kölesi olacak haberi yok :), olmasının etkisi büyük.
Benim severek dinlediğim iki tane enstrümental parça vardır: birisi Polyushka Polye diğeri ise Hasta Siempre. Ben bu müzikleri öylesine sıradan, iki güzel müzik olarak dinleyip duruyordum. Hatta Polyushka Polye‘nin Efkan Şeşen tarafından “ıslık” ile çalınan versiyonunu dinleyince aklımdan, bu müziği ilerde yapacağım bir sunumda kullanmak bile geçmişti. Düşünsenize önünüzde devlet protokolü arka fonda Kızıl Ordu‘nun kahramanlık marşı. Hasta Siempre ise Che Guevara’ya yazılmış bir ağıtmış. Beynelminel filmini izleyenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır.
Yine geçende elemanın birisi baktım bir şarkı açtı. Daha ilk melodide şarkıyı hatırladım: Mustafa Yıldızdoğan Barışmam. Lise 3. sınıf bu şarkıyı dinlemekle geçmişti, Raci’yle birlikte. Bir matematik hocam vardı, yeni atanmış genç bir öğretmendi. Allah Hakkı için kafa adamdı. Severdi beni, üniversitede kız arkadaşı buna yamuk yapmış, o mevzuyu anlatır dururdu. Hergün istisnasız, akşam etütten sonra bu şarkıyı dinlerdik. Şarkı arka planda sürekli tekrar ederek çalarken biz muhabbet ederdik. Bir de bu hocanın dersinde “Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden” türküsünü söylediğimiz zaman “Madem soysuz ben de gönlün yoğudu, niye doğru yoldan şaşırdın beni” kısmını 4-5 defa tekrar eder öyle söylerdik, bu sözün, aramızda farklı bir yeri vardı. (İyi ki açıldı bu mevzu. Bu hocayı tekrar arayıp bulmam lazım). Demem o ki Suskun’un birbiriyle tutarsız, farklı ve en önemlisi kolayca sınıflandırılamayacak zevkleri vardır. Mesela bu şarkıların üstüne Celtic Woman veya Eleni Karaindrou dinleyebilirim, hiç de garip gelmez bana, sanki aynı hikayeyi anlatıyorlarmış gibi hissederim.
Şimdi yaslanın arkaya, yakın sigaraları, yasal uyarı: sigara sağlığa zararlıdır, daha önce yapmadığım birşey yapıp üç güzel şarkıyı/türküyü paylaşıyorum sizle. Kral Fm stüdyoları gibi oldu burası be. Evet, sıradaki parçalar tüm blogcu kardeşlerimize gelsin :)
Cengiz Özkan, Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden
Hakan Yeşilyurt, Nesine Yandım&Sahrud Türküleri, Acıya Gülmek
Mustafa Yıldızdoğan Barışmam
Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler
Rastgele Yazılar
“Aynı Hikayeyi Anlatan Farklı Sesler” yazısına 12 yorum yapılmış
-
-
bahsettiğiniz şekilde müzik dinlemek istediğim zaman eleni’yi dinliyorum. filmlerini de bildiğim için çok hoşuma gidiyor. onun dışında müzik dinleme seanslarım çok değişiktir, birbirine uymaz.
-
istekte yapabiliyormuyuz :)
cengiz özkan beğenerek dinlediklerimden bir tanesi. -
hmm olabilir neden olmasın. normalde istek programı yapmıyoruz ama malum siz bu ayın yorumcusu seçildiniz. ayrıca türkü dinleyen bayanları ekseri takdir etmişimdir :)
-
bir de çav bella olsa tam olacakmış :) müzik müziktir.
-
şimdi olayı kaptım. emin olmadığım birşey oldu mu hemen google abiye soruyorum :) çav bella’yı bir kadından dinlemiştim yanlış hatırlamıyorsam, beğenmemiştim, yani müzik olarak.
-
çav bella’da güzeldi. biz okulda grup yorum dinlerdik yasaklanmıştı bu parçanın çalması :) alnımda yıldızlı bere elinde mavzeriyle diye nakaratı vardı bir başkaydı o zamanlar.
istek yapsaydım amethystium-fable parçasını isterdim amethystium -emblem albümünü şiddetle öneririm size. şimdi saat 06:12′yi geçiyorken gece nöbetim bitmek üzere eve yola çıkacağım.
düşünüyordum da kendimize hep birlikte yapabileceğimiz bir hobi bulalım :) bunu bir başlıkta paylaşıp fikir alışverişinde bulunabiliriz hep beraber bu çok güzel olurdu. mesela tarihte ki meşhur heykellerin alçıdan bir minyatürünü yapmayı yıllardır hayal edip dururum tamam yine konu dışına çıktım farkında olmadan uykusuzluk ve aşırı miktarda kafein yüzünden kusuruma bakmayın artık :) -
bence güzel fikir yani birlikte, fikir alışverişinde bulunarak birşeyler yapmak eğlenceli olurdu. benim filmlerle ilgili böyle bir düşüncem var. bir arkadaşımla konuşacağım, aklımdaki şeyi kodlayabilir mi diye.
-
Grihayalet 25 Kasım 08,01:32
harbi ya ne takmıştık o türklere paso onları dinlerdik ve hiç bıkmazdık. dinlemekle yetinmeyip aynı sene tüm okul dönemi boyunca bütün sınıfa dinletir olmuştuk. murat sen ve ben sınıfın, hep aynı türküleri söyleyen solistleri olmştuk :p) sorumluluk yükü daha az, daha fazla eğlence dolu günlerdi
-
herşey aynı devam etseydi ben, bunu burda yazmaz ve tekrardan hatırlayıp mutlu olmazdım. bazı şeyler geçmişte kaldığı için özel ve güzel olmuyor mu zaten.
güzel türkü söylerdik de şu benim sesim biraz daha güzel olsa hiç fena olmazdı. gerçi sen de sigara içe içe sahip olduğun o sesin içine ettin ama o ayrı bir mesele. bir de şu bağlama çalmayı öğrenmedin ya, bak bugün çay içerken yine aklıma geldi, bayağı kızdım sana.
-
Sercan 16 Şubat 09,00:33
dünya üzerinde ne kadar şarkı varsa dinlenilesi bir ruhtan çıkar. yaratıyorsunuz , hissediyorsunuz , içinde kaybolup gidiyorsunuz bazılarınız , bazıları bir şarkı yüzünden intiharlara kalkışıyor :)müzik müziktir.evrenseldir.o şarkıyı , o müzikleri yapan insanların nasıl yaptığı sanata saygı duyuyorsak , duymak zorundaysak ; müzik için onada saygı duymak zorundayız ! her ne olursa olsun …
saygılar arkadaşlar.
Atıfta Bulunanlar:
Yorum yapın
Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
hasta siempre’yi bende beğeniyorum :) ve şu son zamanlarda anladım ki ben artık sözü olan müzikleri sevmiyorum bana hiç bir şey ifade etmiyor.duyguyu okşayacak,içini cız eden parçalar artık vazgeçilmezim oldu.bakarsınız yakında saçımı sıfır numara kestirir tibet’e çıkar din adamı olurum :)