Askerimizin Canı Allaha Emanet

Bu yaz tatilinde ablamı ziyaret için Erzincan’a gittim. Eniştem de benim gibi balık tutmaya meraklı olduğu için onunla birlikte balığa gitmeye karar verdik ve Erzincan-Tunceli arasında, Karasu Irmağı ile Fırat Nehri arasında bulunan bir yere balığa gittik. Eniştemin çalıştığı askeri bölüğün yakınında bir yerdi. Annemi arayıp balığa gideceğimi söylediğim zaman ister istemez tedirgin oldu. Çünkü 15 gün önce aynı yerde bir uzmançavuş 1.5km uzaklıktan, Kanas ile vurulmuştu o yüzden biraz tedirgin oldu haliyle. Ben de “anne, orada askerlik yapanlar var. Onların ki can değil mi. Kaldı ki ben oraya bir de eğlencesine gidiyorum. Bu şekilde düşünmeye hakkım yok” deyince biraz ikna oldu. Neyse o akşam gidip nehir kenarında giyebileceğim türden birkaç kıyafet aldık. Ertesi gün erkende servise binip askeri bölüğe gittik. Güvenlik nedeniyle çok detay vermeyeyim ama inanın çok güzel bir manzarası vardı.

Hudut namusdur, vatan savunması

Daha sonra balık tutmak için nehre indik ve nehre inerken gerekli yerlere haber verdik. Çünkü teröristler arada nehirden geçmeye çalışıyorlarmış. Zaten karşıda da sürekli bekleyen bir tank vardı. Biraz balık tutmak için nehre indikten kısa bir süre sonra askeri birlik yanımıza geldi. Tanktan askerler bizi görüp birliğe haber vermiş onlar da tedbir amaçlı kontrol etmeye gelmişler. Daha sonra birlikteki askerleri de balık yemeğe davet edip, akşam bize katılmalarını söyledik. Akşama kadar balık tuttuk. Daha sonra tesiste balıkları pişirip yedik. Henüz askerlik yapmamış birisi olarak benim için iyi tecrübe oldu diyebilirim.

Normalde bu yazıyı balık tutarken çektiğimiz fotoğraflar eşliğinde daha eğlenceli bir şekilde anlatmak niyetindeydim. Ancak dünkü terör saldırılarından sonra tadım tuzum kalmadı ve bu yazıyı da sadece bir noktaya dikkat çekmek için yazdım. Balık tuttuğumuz çevreyi, araziyi gördüğüm zaman inanır mısınız diyebildiğim tek şey “Askerimizin canı hakikaten Allah’a emanet” oldu. Bunu bir züğürt tesellisi olarak söylediğimi düşünmeyin sakın. Çünkü öyle bir arazide devriye geziyor ve nöbet tutuyorlar ki gerçekten Allah koruyor onları. İşleri gerçekten ama gerçekten çok zor. Allah yardımcıları olsun.

Eniştem ve arkadaşlarının nöbet tuttukları yer çok eski olduğu için oldukça plansız yapılmış ve terör saldırılarına karşı korunaklı değil. Zaten ben binayı gördüğümde direk bunu sordum. Bina etrafı tepelerle çevrili bir vadinin içerisinde. Öyle ki tepenin birisine çıkıp taş atacak olsanız çok rahat nöbetçi kulübesini hedef alabilirsiniz. Dünkü saldırıya hedef olan Aktütün Karakolu’da fotoğraflardan ve haberlerden izlediğim kadarıyla benzer bir yapıya sahip.

Şehit Cenazesi

Ergun Babahan’ın dediği gibi gün soru sormak günü değil ancak şimdiye kadar 5 defa baskına maruz kalmış ve yine haberlerden ve yorumlardan anladığımız kadarıyla çok stratejik öneme sahip olan bir karakol nasıl bu kadar savunmasız olabiliyor benim buna aklıma ermiyor. Kimse bu tür söylemleri orduya, askere veya devlete karşı güvensizlik olarak algılamasın ancak artık bu tür soruları sormamız gerekiyor. Bugün Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaptı. Açıklamanın bir yerinde insan hakları ve demokrasi konularının bazı noktalarda terörle mücadeleyi zaafa uğrattığından yakınıldı. Terörle mücadeleyi askerden iyi bilecek halimiz yoktur ve böyle bir değerlendirme yapılmışsa mutlaka doğruluk payı vardır ancak bu karakol baskınında hangi hukuk kuralı veya insan hakları prensibi terörle mücadeleye zarar veriyor ben anlamış değilim. Eğer terörle mücadeleye zarar vermekle kastedilen İstanbul’un göbeğinde Pkk bayrağı açılması ve bunlara karşı birşey yapılmamasıysa o başka.

Televizyonlara çıkıp yorum yapan kişilerden yaptıkları eleştirilerde biraz derinlik bekliyorum. Halen ekrana çıkıp, böyle bir durumda bile, “biz iktidarda olsa böyle olmazdı”, “bizim zamanımızda bu kadar terör yoktu” diyenler yok mu sinir oluyorum bunlara. Normal bir vatandaşın duygusal bir şekilde tepki gösterip terör olaylarından hükümeti veya orduyu sorumlu tutması bir noktaya makul olabilir ancak bu ne büyük basitliktir ki devlet adamı dediğimiz insanlar çıkıp ekrana ancak forum sitelerinde görülebilecek tarzda yorum yapabiliyorlar. Bu terör saldırılarının asıl amacını anlamak için terör uzmanı olmaya gerek de yok. Bu şerefsizlere, kanı bozukluklarını göstermek için neden gerekmez ama işte gündeme ilişkin birkaç sebep;

  • Anayasa Mahkemesi’nin önünde, DTP hakkında karara bağlanmayı bekleyen kapatma davası var. Benim fikrimi soracak olursanız DTP’nin içerisinde partinin kapatılmasını isteyenler var. Bu son terör saldırıları Anayasa Mahkemesi üzerinde psikolojik bir baskı yaratmak amacıyla yapılmıştır.
  • Önümüzdeki hafta Meclis’in gündemine gelecek olan tezkere var. Bu saldırılar neticesinde Türk Ordusundan, Kuzey Irak’a kara operasyonu yapma beklentisi oluştu. Hatta sağda solda, artısını eksisini tartmadan, sanki güllük gülistanlık yere, nizami bir orduyla savaşmaya gidiliyormuş gibi “hadi Kuzey Irak’a girelim” diyenler var. Kış ayının geldiği düşünüldüğünde bu saldırıların bir amacının da Türk Ordusunu bataklığa çekmek olduğu rahatlıkla söyleyebilirim.
  • Yakın zamanda Milli Güvenlik Kurulu’ndan, PKK’nın provakasyona varan eylemler yapabileceği yönünde açıklamalar yapılmıştır. Bu saldırıların Balıkesir, Altınova’da cerayan eden etnik çatışmalarla aynı zamana denk gelmesi bu açıdan manidardır. 22 Temmuz seçimleri öncesinde hatırlarsanız hergün bir şehit haberi geliyordu ve bu şehit cenazelerinde siyasiler yuhalanıyordu. Daha sonraki dönemde bu eylemlerin gerçek yüzü açığa çıktı. Dolayısıyla yaklaşam seçimler de düşünüldüğünde bu tür eylemler çok manidardır.

Böyle konular hem siyasi hem de askeri yönden eleştirilebilir ve eleştirilmelidir de. Ancak yapılan yorumlarda bir derinlik olmalı ve sloganvari yorumlardan kaçınılmalıdır. Terörün bir maksatının da bu olduğu unutulmamalı.

Allah Şehitlerimize rahmet eylesin. Ailelerine ve milletimize sabır versin. Amin.

Gündemkategorisinde 5 Ekim 2008 tarihinde yazıldı.

feed Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler

Arama terimleri: aktütün karakolu, anayasa mahkemesi, DTP kapatma davası, Ergun Babahan, kanı bozukluk, Milli Güvenlik Kurulu, şehit cenazeleri, şerefsizlik, terör, terör saldırıları, terörle mücadele

Askerimizin Canı Allaha Emanet” yazısına 7 yorum yapılmış

  1. aslında ben sıklıkla söylediğim bir şeyi bir daha söylemek istiyorum. buna sloganvari bir yorum mu dersiniz, yoksa içi yanan birisinin yorumu mu dersiniz orası size kalmış.

    “mevzubahis olan vatansa gerisi teferruattır”

    evet, gerçekten mevzuu vatan olsaydı gerisi teferruat olurdu. ancak biz kim için kiminle çatıştığımızı bile bilemez durumdayız maalesef. siz de yorumunuzda bu karakolun sıklıkla saldırıların odağı olduğunu söylemişsiniz. bugün televizyon kanallarında bu karakolun yerinin değiştirileceğini duydum. bugüne kadar 5 kez saldırıya uğrayan karakolun yerini değiştirmek bugün mü akıllarına geldi acaba? illa tedbir almak için bir şeylerin elinizden gitmesi mi gerekiyor.

    http://www.cafekonomi.com/2008/10/06/anlayamamak-aktutun-karakol-saldirisi/

    burada da dediğim gibi, bir gün reddivicdan yaparsam şaşmayın.

  2. tsk tarihinde hiç bu kadar eleştirilmemişti.kimsenin yaptığı tsk yı yıpratmak değil ama insanın aklına onlarca soru geliyor.elbette terörle mücadele konusunda nasıl davranılması gerektiği için ahkam kesemeyiz.ama her şehit haberleri ile kararan evlere artık son verilmeli.

    yaşanan bu son olayın da bağlantılı olaylar silsilesinin bir parçası olabileceğini düşünüyorm.altından üstünden kim bilir ne bağlantılar çıkacak.

  3. nerden başlıyım ki şimdi.. aslında bu konuda söyleyeceklerimi kendime saklasam daha iyi olacak çünki fena halde doldum.. parçalı bulutluyum gürlüyorum ama yağamıyorum (bu deyim güzel oldu) askerliğimi ağrı,bingöl,tunceli,elazığ gibi yerlerde durmadan gezerek yaptım.. yeri geldi ayağımdaki botları aylarca çıkaramadığım oldu, yeri geldi öyle bitlendik ki kaşıntıdan heryerim yara oldu, yeri geldi -40 derecede (abartmıyorum ağrı’da hava şartları böyleydi) 15 dakika nöbet tuttuğumu ve bu sürede inanın kar maskemin sadece açık olan göz kısmı dışında kaşım dahil buz tutuyordu her yeri. bu 15 dakika öyle uzun gelirdi ki sanki zaman duruyordu. düşüncelere dalıyorsun ben buradayım çünki benim sayemde kardeşim, ailem evde sıcak yataklarında rahatca uyuyor diye teselli ediyorsun kendini.

    şimdi bakıyorsun senin bıraktığın görevi devam ettirmeye çalışanlar kahpece vuruluyorlar. 350 şerefsiz sınırı geçiyor ve kimsenin ruhu duymuyor bu mu yapılan istihbarat paylaşımı bahsedilen karakola bakıyorsun çadırdan yapılan bir yatakhane o çadırlar günü birlik kurulur bizim gibi durmadan ordan oraya hareket eden birlikler kullanır sen bu çadırı oraya koyarak sabit tuttarsan elbet açık hedef olur 15 kişininde bu yapılan hata canına mal olur.

    birde şöyle bir durum var ne zamandır toplu katliamlar terör olayı olarak nitelendiriliyor bu düpe düz savaştır yalan, gerçekten uzak istihbarat raporlarıyla boş dağlara bomba yağdırmakla bu iş olmaz. madem masraf yapacaksın topla ülkeddeki işsiz gençleri ver eline silah, maaş artı kelle başı para ödülü 50-100 lü gruplar halinde gönder o dağlara bak bakalım bir tane terörist kalıyor mu o zaman. 15 kişi ne son olacak ne ilk olacak iki gün sonra herşey normale dönecek unutulacak. tunceli-geyiksuyu ve yine tunceli-aliboğazı mevkiinde bırakın 15 askeri bir tabur askerin katledildiğini bilirim ayrıca yazında belirttiğin gibi evet kanas ile o kadar mesafeden maalesef vurulabiliyor askerler özelliklede gece sigara ateşinden bile hedef oluyorsun ve ne yazık ki bu tür uzun menzilli suikast silahlarını kadın teröristler kullanıyor. bunlar olurken başımızdakilerin hala birlik beraberlik mesajı vermeleri beni deli ediyor. bak yine yorumum ister istemez rte ye gidiyor ne alakası var demeyin ne de olsa bop eşbaşkanı. bunun sorumlusu ne barzani nede abd direk rte sorumludur

  4. şu amerika istihbarat vermedi olayını da dillendirmeyelim fazla bence. amerika filan hikaye. biz terörle yıllardır mücadele ediyoruz ve üstelik şimdi terörü lanetleyenlerin açıkca terörü desteklediği zamanlarda demek istediğim biz tedbirimizi alalım, ona göre davranalım. bu ukalalıkta değil o karakolun orada o şekilde bulunmayacağını anlamak için aske olmaya gerek yoktur. i̇

  5. büyük ortadoğu projesine göre sınırlar çoktan çizildi bunu istesekte istemesekte bize kabul ettirecekler en fazla 2 yıl daha böyle olaylar olur sonrası malum o harita hayata geçer. bu işler artık bayrak sallamayla slogan atmakla olmuyor sanki çok umurundaydı onların..
    sadece lafda kalıyor herşey uygulama yok iki gün sonra hiçbirşey olmamış gibi millet gülüp eğlenecek takii bir dahaki olaya kadar zaten onur, şeref gibi kavramlarıda bizde bırakmadılar tüm dünyaya kök söktürmüş imparatorluklar üzerine kurulmuş ülkenin haline bak beğenmediğimiz çiller zamanında bile terör yok denecek kadar azdı şimdi kimler yönetiyor ülkeyi gülermisin ağlarmısın evlere şenlik şahsiyetler….

    bu arada sayın blog yazarı okuyucuyu kandıramassın :) yukarıda yazdığınız. normalde bu yazıyı balık tutarken çektiğimiz fotoğraflar eşliğinde daha eğlenceli bir şekilde anlatmak niyetindeydim. satırlarını daha öncede bir tatil anınızda sanki okumuş gibiyim. fotoğraflar mevzu bahis olunca balık olup uçuyor sanki bunlar :)

  6. elime geçsinler fotoğrafları paylaşacağım sözüm söz. lakin zaten fotoğraflarda “ben” gözükmüyorum :)

Atıfta Bulunanlar:

Yorum yapın

Name Email Website URI

Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.