Anayasa Mahkemesinin Meşruiyet Kaynağı

Anayasa MahkemesiAnayasa Mahkemesi, ülkemizde özellikle son bir yıldır çeşitli gelişmelerin ardından adını sıkça duymaya başladığımız bir kurum haline geldi. Gerek meclisten geçen yasama işlemi niteliğindeki kararları anayasaya uygunluk açısından denetime tabi tutarak aykırı bulması durumunda iptal edebilmesi gerekse belli suçlara ilişkin olarak Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapabilmesi Anayasa Mahkemesini diğer mahkemelerden ayıran en temel özelliklerdir.

Yücen Divan sıfatıyla yargılama yapabilmesi bir kenara bırakılırsa özellikle Anayasa Mahkemesi’nin demokratik bir seçimle meydana gelmiş bir meclisin çıkarmış olduğu yasaları iptal edebilmesinin gerekçesi demokratik bir ülkede sorulması gereken en temel sorulardan biridir. Zira meclis, millet iradesi ile teşekkül etmiş olmasına karşın Anayasa Mahkemesi, kendi içinde üye seçimi veya atanma ile oluşturulmaktadır. Hal böyleyken sorulması gereken soru nasıl oluyorda atanmış kişilerden oluşan mahkeme heyeti dayanağını milletten alan bir meclisin çıkartmış olduğu yasaları ipal edebiliyor. Bunun meşruiyetinin temel dayanağı ne olabilir.

Yirminciyüzyılın başlarından itibaren parlemantoya sahip olan ülkelerde çıkarılmış olan yasaların başka bir merci tarafından anayasaya uygunluk açısından denetlenmesi gerektiği fikri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunun en temel sebebi siyasiler tarafından çıkarılacak olan yasaların kötüye kullanılabileceği endişesidir. Nitekim bu endişe çok geçmeden dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleşmiştir.

Örnek vermek gerekirse Adolf Hitler, iktidarının ilk yıllarında çıkardığı yasalar ile ilerki süreçte diktatörlük ilan etmiş ve soykırıma girişmiştir. Hitler’in çıkartmış olduğu bütün yasalar “hukuki” bir dayanağa sahiptir zira çıkardığı yasalar kanun çıkarma prosedürüne uygundu. Anayasaya uygun olmaması bir anlam ifade etmiyordu çünkü bunu denetleyecek zaten herhangi bir kurum söz konusu değildi.

Bu ve bunun gibi birçok örnekten sonra hukuk sisteminde anayasa denetiminin gerekli olduğu kanaatine varılmış ve hemen hemen bütün ülkelerde bu ilke kabul edilmiştir. Bütün hukuk kurumlarında olduğu gibi böyle bir düzenlemede en önemli sorun yargının siyasallaşması tehlikesidir. Eğer anayasaya uygunluk denetimi yapan kurumlar siyasi kararlar verirlerse o zaman demokrasi açısından çok ciddi sıkıntılarda kendini göstermeye başlar. Böyle bir ihtimal karşısında ise hukuka güvenmekten başka bir çare yoktur.

Gündemkategorisinde 7 Şubat 2008 tarihinde yazıldı.

feed Hoşgeldiniz. Blogda yer alan diğer yazılara gözatmak için Arşiv'e bakabilirsiniz. Yayınlanan yeni yazılardan habedar olmak için RSS Abonesi olabilirsiniz. Rss okuyucu kullanmıyorsanız Email listesine katılmanız yeterli. Teşekkürler

Arama terimleri: anayasa, anayasa mahkemesi, anayasa mahkemesi kararları, demokrasi, demokratik devlet, denetim, hukuk, mahkeme, yargı

Yorum yapın

Name Email Website URI

Lütfen: Yorumlarınızın hakaret, küfür, argo veya saldırganvari ifadeler içermemesine dikkat edin. Paragraflar arasında satır boşluğu bırakarak yazmaya ve yorumlarınızın yazıyla alakalı olmasına lütfen özen gösterin. Noktalama işaretlerinden sonra lütfen boşluk bırakın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.