Godwin’s Law
Mike Godwin tarafından 1990 yılında mizah amaçlı oluşturulmuş bu (Godwin’s Law) kurala göre, internet ortamındaki herhangi bir tartışma ne kadar uzarsa, tartışma içerisinde ileri sürülen argümanların o ya da bu şekilde Hitler veya Naziler’in sahip olduğu fikirlere kıyaslanma olasılığı da bir o kadar artıyormuş. Bugün, sayın Kılıçdaroğlu’nun hükümeti eleştirirken sarfettiği sözleri görünce aklıma geldi Godwin kuralı.
Aklıma gelmişken. Geçen gün Holocaust Centre‘ı ziyaret ettikten sonra paylaşmak istedim ama fırsat olmadı. Merak edenler için, soykırımın 8 aşaması1.
Sunumda en çok dikkatimi çeken kısım, soykırım veya benzeri süreçlerde medyanın oynadığı roldü. Belki, ilerde medyada sıkça karşılaştığımız itibarsızlaştırma ve bunu amaca yönelik devam eden ahlaksızlıklara ilişkin bir yazı yazarım. Konuyu dağıtmayalım. Ama bu konuyla alakalı bir hususu şimdiden belirtmeliyim.
Bazen, medyada konuşan insanlarımız, maalesef, sarfettikleri sözlerin sokaktaki insana nasıl tesir ettiğini, onları her geçen gün ne kadar kutuplaştırdığını farkedemiyor. Örneğin sayın Başbakan, Kılıçdaroğlu’nun meshep ve meşrebiyle uğraşırken, halkının böyük bir kısmının, kürt ve alevilerle paralel bir ilişkisi olduğunu, herhangi bir ortamda nitelikli bir diyaloğa sahip olmadığını ve dolayısıyla birbirlerini ancak önyargılarının izin verdiği ölçüde tanıdığını düşün(e)müyor.
- Gregory H. Stanton, President, Genocide Watch ‘The Eight Stages of Genocide and Preventing Genocide’ [↩]