Bedelli Askerlik ve Vicdani Red

Bedelli askerliği çıkaran hükümeti ve bunu destekleyen muhalefeti kınıyorum. Vicdani reddi, “herkes asker doğar” mantığıyla tanımayan ve bu talepte bulunanları “hain” addeden bir zihniyetin, parası olanın askerlik yapmamasını güle oynaya kabullenmesini anlıyorum ama bu zihniyeti tasvir edecek bir sıfat bulamıyorum. Yazıklar olsun. An itibariyle vicdani reddin en büyük savunucusuyum. Param var, askerlik yapmam diyendense, askerliği dini veya vicdani inanç ve düşüncelerime uygun bulmuyorum diyen insan benim için daha kıymetlidir.

Bedelli askerlik çıkacaksa bile bu, parası olmayan veya o kadar yüklü bir miktarı kredi olarak bankadan almak istemeyenlere zorunlu askerlik dışında bir seçenek sunmak suretiyle yapılmalıydı. Bankadan kredi alma imkanı bir seçenek hiçbir zaman değildir. Çünkü ortada adil bir seçenek söz konusu değildir; çünkü olan şey, bir insanın, neredeyse rızası hilafına denecek şekilde, borç altına girmeye itilmesidır. Bedelli askerliği çıkaran ve bunu o ya da bu sebeple meşrulaştıran bir zihniyetin vicdani reddi neden kabul edemediğini ise anlamakta zorlanıyorum. Parası olduğu için askerlik yapmak istemeyeni, askerliği, sahip olduğu inanç veya felsefeye aykırı bulduğu için yapmak istemeyene üstün kılan şey nedir? Ne zamandan beri, inanç ve fikir sahibi olmak vatan hainliği, para sahibi olmak vatanseverlik olarak anılır oldu?

Türkiye’de bulunup, asker kaçağı olmadan, bir insanın otuz yaşına nasıl gelebileceğini anlayabilmiş değilim. Askerliği ertelemek için birçok kimsenin yüksek lisans yaptığını biliyoruz fakat bu, otuz yaşına ulaşabilmek için yeterli değil. Bana öyle geliyor ki bu yeni düzenlemenin üstü kapalı olarak söylediği şöyle birşey var: Askere gitmemeyi otuz yaşına kadar becerebilirseniz, o günden sonra otuz bin lirayı verip, bu askerlik illetinden tamamen kurtulabilirsiniz. Hükümet, bu düzenlemeyle bırakın bir ihtiyacı gidermeyi, sistemin o ya da bu şekilde bir açığını bulup, askerliğini zamanında yapmayanları ödüllendiriyor!

Bu söylediklerimden zorunlu askerliği veya şuanda hali hazırdaki askerlik şeklini kusursuz ve devam ettirilmesi gereken bir sistem olarak gördüğüm düşünülmesin. Zorunlu askerlik, ulus devlet olma aşamasında gerekli olan fakat günümüzde miadını doldurmuş bir sistem. Askerliğin profesyonel ve bu işin gerçek eğitimini almış kişilerce yapılması gerektiği kanaatindeyim.

Son olarak vicdani red ile ilgili olarak söylediklerime itiraz edenler illa ki olacaktır. Onlara şunu sormak istiyorum. Askerliğini yapıp gelmişler arasında, bir daha olsa yine askerlik yaparım diyen kaç kişiyi tanıyorsunuz. Ben, böyle diyen çok az kişiye şahit oldum ve bunu diyenler genellikle doğuda askerliğini, profesyonel bir ekip içerisinde yapanlardı. Bir tatil beldesinde, çok rahat askerlik yapanların bile, askerliği zaman kaybı olarak gördükleri için, bir daha askerlik yapmak istemediklerine şahit oldum. Dolayısıyla, askerliğin şuanki şekli, birilerinin sandığı kadar “milli” duygularla örülü değil. Eğer, bir ihtiyaç giderilecekse ve terörle daha iyi mücadele edilecekse bütün bunlar gözönünde bulundurularak birşeyler yapılmalıydı.