“Öz Türk”
Mustafa Akyol’un1 yüksek lisans tezini okurken karşılaştığım, dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’un Ödemiş’te yaptığı bir konuşmada sarf ettiği bir sözü paylaşmak istedim. Dönemin bürokrasisinin, İsmet İnönü’nün tabiriyle Kadir-i Mutlak bürokrasinin, Cumhuriyet’in kurulmasından sonraki dönemde sahip olduğu Kürt ve azınlık algısını gösteren önemli bir örnek.
Benim fikrim ve kanaatim şudur ki, dost da düşman da bilsin ki, bu memleketin efendisi Türk’tür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır.2
Açıklamasının ardından, özellikle Rumlar’dan gelen tepkiler üzerine, Bozkurt, gerçek düşüncesini daha da iyi ifade eden ikinci bir açıklama yapmıştır: “Ecnebileri değil, diğer unsurları kastettim.”
Bana öyle geliyor ki Bozkurt’un bahsettiği “Öz Türk” olmak ifadesi, Türk ırkından olmak kadar, dönemin söylem ve ideolojisine itaatkar olmayı da içeriyordu ki eminim, aramızda halen, böyle düşünenler vardır. Öyle ki kimilerinin gözünde, bu yazıyı yazan ve bu ve benzeri söylemleri eleştiren ve hatta mide bulandırıcı bulan ben, bir Türk değilim. Rahmetli dedemin istiklal gazisi olması dahi beni kurtaramaz.
- Akyol, M. The Origin of Turkey’s Kurdish Question: An Outcome of the Breakdown of the Ottoman Ancien Régime. MA. İstanbul: Boğaziçi University [↩]
- Dragoş C. Mateescu, “Kemalism in the Era of Totalitarianism: A Conceptual Analysis,” Turkish Studies, vol. 7, no. 2, June 2006, pp. 225-241. Aktaran: Mustafa Akyol, s.91 [↩]