Hasbihal

Bana öyle geliyor ki eline kalem alacak cesareti bulmuş birisinin yapacağı en büyük hata, düşüncelerini ve hissiyatını kontrol etmeye çalışmaktır. Yadırganırım, kızarlar bana diyerek silinen her bir cümle, göz ardı edilen her bir kelime, ruhumuzun derinliklerinden de birşeyler götürüyor olmalı. Başka hiçbirşey değilse bile, yaptığım en büyük hata buydu. Bundan iki yıl önce yazdıklarıma baktığım zaman görebildiğim tek şey bu; bana ait olmayan ama benimmiş gibi davrandığım karalamalar…Hal böyle olunca bir süre sonra yazacak birşey kalmadığını farkettim; yazacaklarımı tükettim.

Sonrası uzun bir yolculuk oldu benim için. Farklı bir ülkedeydim; yazacak çok şey vardı; hiç olmadığı kadar gurbetlik vardı üstümde ama sonra şey oldu; güzel bildiğim bütün kelimeleri unuttum; dilimde eğreti duran ve kendine bile hayrı olmayan cümlelerin müptelası oldum. Ne olduğunu anlayabilseydim eğer belki çok şey yazabilirdim ama anlamadım ne olduğunu; herşeyin bir sebebi olmayabileceğini ise zor da olsa öğrendim, kabullendim. Sabır gerekti. Zordu.

Ben, anlamadım ne olduğunu. Kim bilir belki de bu yüzden yazıyorumdur; biraz daha fazla anlamak ve anlamlandırmak için. Demiştim O’na birgün “bana bir masal anlat”. Ne kadar kahramanı varsa masalın, hepsini öldürdü. Belki bu defa farklı olur. Kim bilir.