Hukuk Her Zaman, Herkese Lazımdır
Her zaman söylerim hukuk her koşul ve şart altında korunmalı ve hukuka aykırılıklara müsamaha gösterilmemelidir diye. Çünkü hukuk, bir devlette süreklilik gösteren yegane unsurlardan biridir. Eğer hukuka aykırılıkları önlemek istiyorsanız yapmanız gereken en basit şey hukuka aykırılık kimin hakkını ihlal ediyorsa etsiz o aykırılığa karşı durmak ve o kişinin hakkını savunmaktır.
Sırf sizden farklı düşünüyor ve yaşıyor diye bir kimsenin maruz kaldığı hukuka aykırılığa ses çıkartmayıp onu maruz ve makul görmeye veya göstermeye çalışmak farkında olmadan insanın, kendisinin de birgün o hukuka aykırılığa maruz kalmasına sebep olabilir. Biz millet olarak işte tam olarak böyleyiz. Kendi canımız, kendi çıkarlarımız ya da savunduğumuz şeyler zarar görmeye başladığı zaman sesimizi yükseltip “haksızlık” yapılıyor diye bağırmaya başlıyoruz.
Ergenekon Soruşturması Kapsamında Yeni Gözaltılar
Bugün Ergenekon soruşturması kapsamında içerisinde emekli orgenerallerinde bulunduğu 25′e yakın kişi gözaltına alındı. Haber ve yorumlara bakıldığı zaman haliyle bazıları bu gözaltıları desteklerken bazıları gözaltıların siyasi amaçlı olduğu iddia ediyor. Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararları aralarında ince ve fakat önemli farkların olduğu hukuki kurumlardır. Meseleyi daha iyi anlamlandırabilmek için “Tutuklama kararı ve adli kontrol uygulaması” isimli yazıya bakabilirsiniz. Ayrıca iddanamenin yaklaşık bir yıl süredir halen hazırlanmamış olması adil yargılanma hakkının ihlali midir sorusuna yönelik olarak da bu yazıya bakabilirsiniz. Gözaltına alınan kişiler gerçekten kendilerine isnat edilen suçu işlemişler midir şüphesiz bunu yargılama sonucu gösterecek ancak benim bu yazıda dikkat çekmek daha doğrusu hatırlatmak istediğim hususlar farklı.
Hukuku İşimize Gelince Mi Hatırlarız
Geçen yıl Danıştay saldırısından sonra saldırıyla ilgisi olduğu iddiasıyla 83 yaşındaki Salih Kunter gecenin bir yarısı gözaltına alındı ve üç gün boyunca sorgulandı. Daha sonra saldırıyla alakası olmadığının anlaşılması üzerine serbest bırakıldı. O zaman hiç kimse çıkıp 83 yaşındaki biri ,üstelik kaçma tehlikesi de yokken, neden gecenin bir yarısı gözaltına alınır diye sorgulamada. Hatırlayın yakın zamanda İlhan Selçuk aynı şekilde gecenin bir yarısı gözaltına alındı herkes ayağa kalktı, sözüm ona hukukçu geçinenler televizyon televizyon dolaşıp bunu dillendirmeye başladı; 80 yaşındaki birisi gece gözaltına alınır mı diye. Neden İlhan Selçuk için bu haksızlığı dile getiren kişiler aynı hassasiyeti Salih Kunter’de göstermedi? Salih Kunter sadece gözaltına alındı, henüz suçlu olup olmadığı belli değil diye kaç kişi düşündü?
Bugün televizyonlara çıkan herkes hukuka aykırı bir soruşturma yapıldığından dem vurdu durdu. Belki öyle belki de değil benim şuan bahsettiğim husus bu değil. Yaklaşık 10 yıl önce 28 Şubat döneminde haklı haksız, suçlu suçsuz dindar gözüken insanlara karşı cadı avı başlatıldığı zaman bu hak hukuk savunucuları neredeydi merak ediyorum. Hukuka aykırı telefon dinlemeleri, fişlemeler, namaz kıldığı için işinden olan kişiler vs…
Kimse bahsettiğim hususları farklı yerlere çekmeye çalışmasın. Yapmak istediğim şey çok farklı iki uygulamayı karşılaştırarak sanki bir intikam alınıyormuş havası oluşturmak değil. Benim için yanlış yanlıştır ve kimi etkilediği benim için önemli değildir. Doğruluğunu bilim adamları araştırsın ancak benim inandığım birşey var o da eğer bu ülkede Adnan Menderes‘in idamını alkışlayıp “oh oldu gebersin” diyenler olmasaydı bu ülkede Deniz Gezmişler asılamazdı. Deniz Gezmişi asanlar da aynı zihniyetin ürünü olanlar değil miydi? Yine daha sonraki süreçte sağcısı solcusu işkence görmezdi ve son olarak postal görmek zorunda kalmazdı. Demek ki bazı şeylere farkında olmadan biz sebep oluyoruz.
Benim için önemli olan hukukun kimi etkilediği değil o kişiyi hangi gerekçe ve temelde etkilediğidir. Hukuka aykırılık veya hak ihlali varsa ben sadece “işime gelenleri değil” herkesi savunurum. Şimdiden ergenekon soruşturmasının iddanamesini merakla bekliyorum. Eğer bu iddaname de Ak Parti hakkındaki iddaname gibi hukuki temelden yoksun “google kaynaklı” olursa emin olun onu buraya yine aktaracağım. İktidarlar, siyasi partiler ve en önemlisi şahıslar gelip geçer ve baki kalacaksa hukuk baki kalır. O sebepten alkışladığımız ya da karşı çıktığımız hukuki vakalara daha dikkat edelim. Cevap vermemiz gereken soru şu: Bir eylemin yanlışlığı yapılış şekline göre mi yoksa kime yapıldığına göre mi belirlenir?
Hasan Yılmaz | 2 Temmuz, 2008 @ 00:22 #
Gözaltına alınmaların tarihine de dikkat etmek gerekli. Aynı zamanlarda AKP kapatma davası ile ilgili sözlü savunma veriyordu Başsavcı. Gündemde hangi olay öne çıktı, durum kimin yararına?
AKP mantığı, “Karşımızda kim varsa haksızdır, yanlıştır”. Davadan önce hukuka sonsuz güven varken şimdilerde halka düşman etmeye çalışıyorlar yargıyı.
Heartsmagic | 2 Temmuz, 2008 @ 00:34 #
Bizim ülkemizde ne yazık ki ikinci şık geçerli. Hani çok tekdüze ve avamca olacak ama “bana (bize) dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyeti hüküm sürüyor. Hatta biraz daha abartayım başkalarına dokunsun diye yılanlar bile besleniyor bu ülkede. ‘Diğerleri’ için kıyamet koparken güneş gözlükleri ile şezlonglar üzerinde yatanlar, etrafları az gürültüye boğulduğunda yaygarayı kopartıyorlar. Aslında yazılacak o kadar çok şey var ki güzel ülkemde hadi diyorum biraz daha sabır, vur kendini sinema yazılarına… Sonuçta benim de düşüncelerimi dile getiren böyle güzel yazılar mevcut. Elinize sağlık.
ferhatonair | 2 Temmuz, 2008 @ 16:10 #
a.k.partisinin ayak oyunlarından birisini daha yaşıyoruz. yargıya bir yönden hak veriyorum oda bir yerde suç varsa kim olursa olsun bunun üstüne gidip araştırması. karşı olduğum ise bunu partiye yakın bir savcının hukuka aykırı bir şekilde yapması. içişleri bakanının emniyeti babasının malı gibi kullanmasınada aklım ermiyor. takdir edilecek tek şey tsk’nın bunlara göz yumarak hukuka uygun şekilde davranması yoksa polis kimki ordu evine girip arama ve gözaltı yapar. a.k.partisinin ipleri piyasaya çıktığı zaman silahın dipcik kısmını kafalarına vura vura nasıl gözaltı yapılırmış görecekler bunların hepsi!
Kaan Fakılı | 2 Temmuz, 2008 @ 20:17 #
George Orwell, Hayvan Çiftliği kitabında dediği gibi, “Bütün canlılar eşittir, kimileri daha eşittir.”
Bizim ülkemizde de durum bundan farksız şu anda. İçeri atılan kişi hangi siyasî kesim tarafındansa onların mutlaka bir “kalıplaşmış” sözleri oluyor. Mesela bu Ergenekon muhabbetinde gezin internet sitelerini, günlükleri herkes içeri atılanların hep Cumhuriyetçi, Atatürkçü olduğundan yakınır. Biraz komplo teorisi ve biraz vurdumduymazlık var bence işin içerisinde. Kimse kendi adamının yanlış yaptığını görmüyor maalesef. İçeri atılanlardan birisi bu ülkenin en büyük tefecilerinden birisi ama Cumhuriyetçi “yaftası” taşıdığı için adamlar sahip çıkıyor.
Bir günde 15-20 kişiyi göz altına almak öyle kolay bir şey değildir. Bunu ne AKP yapabilir ne de CHP. Bu dayanaksız bir şey değildir yani. Yakında çıkacaktır esas dayanağı.
Suskun | 2 Temmuz, 2008 @ 22:02 #
Henüz iddaname açıklanmadan suçludur suçsuzdur muhabbeti yapmak yanlış olur. Kaan’nın söylediği son söze sonuna kadar katılıyorum böyle bir dava kapalı kapılar ardında görülecek değil sonuçta. Orgeneralleri dahi gözaltına alıyorlarsa illa ki ellerinde sağlam deliller vardır. En azından ben öyle umuyorum. İddaname açıklanmadan tamamen suçsuzlardır demek bana mantıklı gelmiyor çünkü suçlu olduklarını gösterir ciddi deliller sunulunca o zaman buna cevap vermek zor olur.
Bir de savcı Ak Parti’nin savcısı gibi yakıştırmalar da hoş değil. Bu savcı Ak Parti’nin savcısıysa o zaman Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kimin savcısı oluyor; o kimden emir almış oluyor dava açmak için. Demek istediğim bu kısır bir tartışma ve sonu yoktur o sebepten böyle yakıştırmalar yapmayalım.
Son olarak ergenekon terör örgütü ak partiyle var olmuş bir örgüt değil; temeli çok daha derinlere ve eskiye inen bir örgüt.
ferhatonair | 2 Temmuz, 2008 @ 23:25 #
yahu ergenekon diye bir örgüt yok tamamen hayali. iftirayı at izi kalsın hesabı. biriniz beni bu adam örgüt üyesidir diye suçlarsanız tabii ki bunu araştıracaklar. başımada buna benzer birkaç olay gelmişti tabii ayrı konu. ben bu ülkede çok örgütler gördüm okudum ama akp gibisini görmedim. merak ettiğim bir konuda kaan kimmiş o tefeci :)
Suskun | 2 Temmuz, 2008 @ 23:35 #
adına ergenekon ya da terör örgütü demeyelim o zaman. peki en basitinden cumhuriyet gazetesine atılan bombalarla ümraniyede bulunan bombaların aynı olması ve en önemlisi ordu yapımı olmasını nasıl açıklıyorsunuz. cumhuriyet gazetesinin neden bu bağlantıyı haber yapmadığına hiç gelmiyorum bile. Hatta Veli küçük ile alparslan arasındaki bağlantıya da.
bunları da geçtim 2004 yılında ortaya çıkan darbe günlüğünü ne yapacağız? o günlüğün varlığını yazan general kabul etmişti hatırlarsınız. sadece kendisine ait olmayan eklemelerin de bulunduğunu beyan etmişti. bundan dolayı sanki ortada darbeye teşebbüs eden bir güruh yokmuş, anayasal bir suç yokmuş gibi davranmayalım. ancak şunu tartışabilir ve dersiniz ki bu gözaltına alınanların bunlarla alakası yoktur onu anlayabilirim, en azından iddaname ortaya çıkana kadar bu makul gözükebilir.
ak partiye karşı olmakla bu mevzuları birbirine karıştırmayalım. bahsettiğimiz bu hususlar ak partiden daha eskilere dayanıyor. kaldı ki ak partinin kendisine yönelik bu darbe teşebbüsünden haberi bile yoktu medyaya yansıyana dek.
ferhatonair | 2 Temmuz, 2008 @ 23:43 #
tamam bekleyip göreceğiz akla karayı.bu arada kaan’ın tefeci dediği kişi umarım sinan değildir eğer ki o derse vallahi acayip gülerim ben :) ayrıca ülkenin çıkarları söz konusu olunca herşeyin yapılmasını desteklerim tıpkı ABD ‘de ki kenndy suikasti gibi !
Heartsmagic | 3 Temmuz, 2008 @ 02:08 #
Ülkede yaşayan birkaç bin kişi için mi her şey desteklenmeli yoksa 70 milyon kişi için mi?
eribol | 3 Temmuz, 2008 @ 13:16 #
@ferhatonair; bence hiç soruşturmaya, araştırmaya gerek yok. Direk siz söyleyin parti kapatılsın, siz söyleyin adam asılsın, siz söyleyin suçlular gözaltına alınsın. Şaka falan değil bu; sırf Ak Partiye olan kin üzerinizde birtek bu sonucu ortaya çıkarmış. Sizden olanlar suçsuz, olmayanlar suçlu. Yani adalet anlayışı diye birşeye gerek yok. Araştırma Allaha havale. Ortada iddianız olsa ve birazda destekleyen yazılarınız olsa onlara karşılık vereceğim ama maalesef yok ki buna da gerek duymuyorsunuz zaten. Tayyip Erdoğan’ın oğlunun yatını yıllar oldu dilinizden atamazken adamın evindeki kasadan 3 Milyon avro çıkıyor tın yok. Adam kazanmış. İyi tamam da bu iyi niyet niye birtek sizin yandaşa var.
Kaan Fakılı | 3 Temmuz, 2008 @ 15:32 #
Tefecinin kim olduğunu burada açıklamaya gerek görmüyorum Ferhat, herkes biliyor onun kim olduğunu.
Meseleye AKP ya da başka bir siyasî partinin meselesi gibi bakmıyorum ben. Tamamen tarafsız bakmaya çalışıyorum. Ben AKP’nin yanlışlarını da biliyorum, doğrularını da, o yüzden bir şey konuşurken o kadar içim rahat ki.
Ergenekon kapsamında o kadar kişiyi göz altına aldılar ki bu işin arkasından kesinlikle bir şey çıkacaktır bence. Yoksa durup dururken askerî kimliğe sahip kimselerle kimse uğraşmak istemez.
ferhatonair | 3 Temmuz, 2008 @ 18:14 #
@eribol; 3 milyon euro çok bir para değil. benimde bankada 200 bine yakın vardır tam bilmiyorum. Herkesin bir yerde birikimi yada yatırımı var. Bu konuları araştırmaya gerek yok görünen köy klavuz istemez. o çocuğa alınan yat değil gemidir arasında kat kat fark var. elbette benim yaptığım da ispatsız bir iddia tıpkı şimdi akp nin yaptığı gibi! ben hiçbir partiyi desteklemem sıkıyönetim taraftarıyım. Bu arada Temmuz sonu 31 yaşımda olacağım duyrulur :)
eribol | 4 Temmuz, 2008 @ 17:25 #
Devenin neresi düz ki?