“ Haziran, 2008” tarihli yazılar

Limonlu Şeker Hatrıma Düşerse…

Etiketler: , , , , ,

Çocukluğumun en unutulmaz tatlarından birisi de limonlu şekerdir. Şükrü amca vardı, Allah rahmet eylesin, sadece onun dükkanında satılan dikdörtgen şeklinde limonlu şekerler vardı. Geçen yaz memlekete gittiğimde bakmadığım yer kalmadı ama maalesef bulamadım. Hatta bununla da yetinmedim dükkanlara şeker getiren toptancıyı arayıp sipariş verdim ama maalesef bulamamışlar :) Diyeceğim şu ki dikdörtgen şeklinde, jelatinli, ağza alındığı vakit insanın boğazını yakan limonlu şekerlerden herhangi bir yerde gören, duyan olursa bir zahmet haber versin. Geçen zamanla birlikte sadece insan değil tatlarda mı eskiyor nedir. Şimdi satılan limonlu şekerlere bakıyorum ama o eski tadı alamıyorum. Sezen Aksu’nun dediği gibi belki de “eskidendi, çok eskiden”. Özlediğim çocukluğum mu yoksa limonlu şeker mi bilmiyorum ama çok özlüyorum “adam gibi hasretleri”.

Tamamını oku | Yorum yap | Satır Arasıkategorisinde 4 Haziran 2008 tarihinde yazıldı. - 0 Yorum

Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa

Etiketler: , , , , , , , ,

Kuzey İrlanda’da bir vaiz, kilisede vaaz verirken şöyle der: “İlerde, ortalığı ağlamalar ve acılar kaplayacak, diş ve tırnakla mücadele etmek gerekecek.” Küçük bir hanımefendi der ki “Vaiz efendi, vaiz efendi, ama benim dişlerim yok”. Vaiz cevap verir: “Merak etmeyin küçük hanım, dişler tedarik edilecektir!” Eğer bu vaizin tasvir ettiği dünyada şuan bulunmuyorsak bilmem ki dünyanın içinde bulunduğu hali başka nasıl tasvir edebiliriz. Öyle bir dünyadayız ki kötülükleri bertaraf etmek için diş ve tırnakla mücadele etme mecburiyetindeyiz. Dünya nasıl değişebilir?

Yüzyıllar boyunca tartışılıp birçok fikri ve siyasi akıma konu olmuş bir meseleye şüphesiz cevap verebilecek kişi ben değilim. Eğer bu dünyayı içinde yaşayan her bir birey, insanlar değil, her bir fert değiştiremeyecekse kim değiştirebilir o zaman. Pay it forward filmini hatırlarsınız orda şöyle demektedir: ”Dünyayı değiştirecek bir fikir bul ve onu harekete geçir“. Belkide[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Hayata Dairkategorisinde 4 Haziran 2008 tarihinde yazıldı. - 5 Yorum

Koltukta Sızıp Kalma Keyfi

Etiketler: , , , ,

Garip gelebilir ama son birkaç gündür bilerek koltukta sızıp kalmaya çalışıyorum. Üzerime bir yorgunluk çökünce bırakıyorum kendimi koltuğa, hafifte bir müzik açıyorum bilgisayarda süper oluyor. Aslına bakılırsa bu şekilde kestirme pofuduk armut koltuklar varya onlarda oluyor. Oda da yer olsa bir tane almayı düşünüyorum armut koltuklardan. Kitap okumak için çok iyi olur değil mi :) Geçen yine bu şekilde sızdığım bir sıra rüyamda köpekler tarafından kovalandığımı gördüm, köpekten çok korkarım, neredeyse koltuktan aşağı düşüyordum, biraz fazla irkildim sanırım. Ben şimdi biraz sızacağım. Bu yazının meta description’ı şöyle oldu :)

Armut koltuklar özellikle kitap okumak ve kitap okurken uyumak için birebirdir. Alıp evinizin rahatça uyumak istediğiniz bir köşesine koyabilirsiniz.

Tamamını oku | Yorum yap | Satır Arasıkategorisinde 2 Haziran 2008 tarihinde yazıldı. - 4 Yorum

Into The Wild; Alexander Süperberduş’un Hikayesi

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Denir ki insanın hayatını gözden geçirip, tüm yaşamıyla yüzleşmesinin en iyi yolu bir süre yalnız kalmasıdır. Ancak kendisiyle çok uzun süre başbaşa kalan insan, o kadar uzun süre kendi iç sesini duymaya tahammül edemezmiş. Nedeni ve nasılı farklı olsa da fıtratımızda var sürekli bir arayış içerisinde olma, bir kabına sığamama hali. Böyle durumlarda belkide yapılacak en iyi şey şehir ve iş hayatından uzaklaşıp bir süre kafa dinlemektir.

in to the wild, senaryosunu Jon Krakauer (Roman yazarı) ve Sean Penn’in yazdığı ve hikayenin aslına sadık kalınarak sinemaya uyarlanan ve 1968-1992 arasında yaşamış Amerikalı gezgin Christopher McCandless‘ın üniversiteden mezun olduktan sonra tüm birikimi olan parayı hayır kurumlarına bağışlayarak Amerika’yı dolaşma öyküsünü anlatan bir film. Chris, ailesiyle sürekli sorunlar yaşayan daha doğrusu anne ve babasının hatta çevresindeki insanların yaşam tarzlarından hoşlanmayan bir gençtir. Ona göre insanlar iş,[...]

Tamamını oku | Yorum yap | Sinemakategorisinde 2 Haziran 2008 tarihinde yazıldı. - 7 Yorum

İrtibat

Rss abonesi olun

Rss abonesi olarak yeni yazılardan kolayca haberdar olun. Rss okuyucu kullanmıyorsanız email listeme abone olun. Yeni yazılar email adresinize gelsin!

Okuduklarım

Güher

GüherGerek kendi yazdığı yazılarla gerekse yazar ve şairlerden yapmış olduğu iktibaslarla insanın gönül dünyasına seslenen günlük yazarıdır. Günlük hayatın keşmekeşi içerisinde unuttuğum "kendimi" yeniden hatırlamama yardımcı olan zarif insan.

Diğerleri