Kaliteli Filmler Mi Azaldı?
Bu aralar izleyecek birşeyler bulmakta zorluk çekiyorum. Takip ettiğim birçok dizi ya bitti ya da sezon finaliyle birlikte ara verdi. Film konusunda ise çok şanslı olduğum söylenemez. Uzun süredir kaliteli filmlere rastlamaz oldum. Bir süredir izlediğim filmleri tekrar tekrar izleyip duruyorum. Gerçi bu benim için şaşırılacak bir durum değil çünkü ben herşeyin suyunu çıkaran ve sınırlarını zorlayan birisiyim.
Kaliteli Film Kendini Tekrar İzletir
Eğer filmleri iyi ve kötü diye kategorilere ayıracak olursak ben iyi filmlerin kendini tekrar ve tekrar izlettireceğine inananlardanım. Bir de öyle filmler vardır ki onlar iyi ve kötü tasnifininde dışındadır yani bahsetmeye bile gerek yoktur. İyi ve kötü ayrımı şüphesiz her kişiye göre değişir ve kişinin bir filmde bulmak istediklerine göre şekillenir.
Bir filme iyi diyebilmem için filmi izlerken kendimi filmin içerisinde hissetmem gerekir. Hemen hemen herkes bunu hissetmek ister ama bendeki bu düşünce salt bir filmin insanı etkilemesinin çekiciliğinden ziyade kişisel bazı özelliklerimden kaynaklanıyor. Bunu uzun süre düşününce fark ettim.
Ben genelde kişisel mevzularımla ilgili olarak konuşmayan birisiyim. En yakınım sayılabilecek olan ailem bile hakkımda birçok şeyi bilmez. Ailem de dahil olmak üzere kişisel meselelerimle alakalı olarak kimseyle kolay kolay birşey paylaşmam. Herhangi bir dostumun kişisel meselelerini bana anlatmasını da bu sebepten ötürü beklemem ve anlatmadığı zamanda ona darılmam. Bunun dışında kişisel olmayan ve daha çok topluma bakan yönü bulunan meselelerde ise çenem pek susmaz. Çok fazla konuşurum.
İnsan ne kadar güçlü bir kişiliğe sahip olursa olsun bir noktadan sonra tek başına hayatını idame edecek bir varlık olmadığının farkına varıyor ve bu boşluğu dolduracak, duygularına tercüman olacak bazı argümanlar arıyor. Şüphesiz böyle bir boşluğu dolduracak yegane şey insanın ailesi,eşi, dostu ve sevdikleridir. Ne kadar doğru yaptım bilmiyorum ama ben böyle meseleler mevzu bahis olduğunda hayatımdaki herkesi kendimden uzaklaştırdım ve hatta ben onlardan uzaklaştım. Bu bir sitem veya ukalalık değil fakat beni gerçekten bilen herhangi bir dostum yoktur. Beni en çok tanıyan dostlarımın bile hakkımda bilmediği birçok olay var. Birçoğunu aradan yıllar geçtikten sonra öğreniyorlar. Bazen onlara haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Neyse bu farklı bir mevzu tekrar sinema kısmına döneyim.
Bundan ötürü ben okuduğum kitapta, izlediğim filmde kendimi görmek isterim. Yaşadığımı düşündüğüm ya da yaşama arzusunu taşıdığım herhangi bir duyguyu ekranda görmek beni mutlu eder. Bu bazen halime şükretmeme, bazen kendimi daha iyi hissetmeme bazen de üzülmeme sebep olabilir ama nihayetinde kendimden birşey bulduğuma inandığım film benim için değerlidir ve böyle bir filmi sırf aynı duygu yoğunluğunu tekrar yaşamak için defalarca izleyebilirim.
İşte bu aralar ben böyle filmler bulmakta zorlanıyorum ve bu sebeple sevdiğim bazı eski filmleri tekrar tekrar izleyip duruyorum.
kenan | 14 Mayıs, 2008 @ 09:25 #
Aslında biz insanlar bazı şeyleri anlatarak paylaşırız. Mutlu veya acı haberlerimizi veya olaylarımızı paylaştığımız kişiler bazen çok önemli değildir. Bu olayı anlamlı kılan bizim içimizde bizi yiyip bitiren bazı durumların dışa vurulmasıdır. Eminim ki arkadaşlarınız da sizin etrafınızda olan olaylardan haberdar olmak isteyecektir. Ama bunu asıl olarak sizin istemeniz gerekmektedir.
Arkadaşlarıma haksızlık yaptığımı düşünüyorum dediniz. Bence asıl haksızlığı yıllardır kendinize yapmışsınız. Siz anlatmadığınız olaylardan ötürü arkadaşlarınız birşey kaybetmiş değiller ama onlar size anlattıklarından dolayı mutlaka birşeyler kazanmışlardır. İnsan toplumsal olarak yaşayan bir varlıktır ve insanı en özel kılan hususlardan biri de duygularını diğer insanlarla da paylaşabilmesidir. Bence mutlaka duygusal birşeyler paylaşın ve bu hazzı tadın.
Sinema konusuna gelince de. Sizi bilmem ama ben şu anda piyasada bulunan güzel dizileri ve filmleri 1-2 günde bitirdiğim için şu an kaliteli bir yapım sıkıntısı çekiyorum. Galiba bu yapımları güzel kılan başka birşey de haftada bir yayınlanması :)
ferhatonair | 14 Mayıs, 2008 @ 13:17 #
İzlemediyseniz V For Vendetta Filmini Şiddetle Tavsiye Ederim Belki Filmden Birşeyler Çıkarabilirsiniz ;)
Guher | 14 Mayıs, 2008 @ 16:31 #
sinema kısmına dönmeden evvel.. :)
Tutun ve yüzleştirin hayatları
biri kör batakların çırpınışında kutsal
biri serkeş ama oldukça da haklı.
Ölümler
ölümlere ulanmakta ustadır
hayatsa bir başka hayata karşı.
Orada
aşk ve çocuk
birbirine katışmaz
nasıl katışmıyorsa başaklara ağustos sıcağı
ve yine ismet özel kifayeti..
(ikidir nedense, yazılarınızı okuyunca ismet özel düşüyor aklıma. nedendir bilinmez)
Suskun | 14 Mayıs, 2008 @ 17:17 #
@kenan, dürüst olmak gerekirse hiç karşılaşacağımı tahmin etmediğim bir yorum oldu ve fazlasıyla da doğru lakin insan birden herşeyi değiştiremiyor. Fakat bu bahsettiğiniz konularda adım atmaya başladım. Şimdi daha çok şeyi paylaşıyorum arkadaşlarımla. Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Tekrardan düşünmem için gerçekten etkileyici oldu.
@Ferhatonair,O film izlenmez mi :P V For Vendetta benim başucu filmlerindendir ve mümkünse her ay izlerim. Fırsatını kolluyorum tekrar izlemek için. Hatta bana kalırsa filmdeki konuşmalar kitap haline getirilmelidir. Ayrıca siyasi mesajı da aldım. Merak etmeyin filmdeki gibi bir devlette yaşarsak ki Allah etmesin o zaman ben V olmaya şimdiden gönüllüyüm. Kim tutar beni be :P
@Guher, ben bu durumdan oldukça memnunum açıkcası. Yazılar size neden ve nasıl olduğunu bilmediğim şekilde İsmet Özel’i hatırlattığı gibi paylaştığınız şiirler de içimden geçen bazı şeylere ziyadesiyle tercüman oldu. Anlaşılan bir İsmet Özel kitabı almak bu durumun devamı için şart. Hem paylaştığınız şiirler için hem de böyle bir şairden haberdar ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
Heartsmagic | 14 Mayıs, 2008 @ 18:40 #
Sinemadan önce şunu söylemek isterim ki, karakter olarak bu konuda size tam anlamıyla %50 benziyorum. Şöyle ki, ben de her şeyi paylaşmasam da mutlaka sırlarımı, sıkıntılarımı veya özel sevinçlerimi paylaşacak birileri ararım, en azından büyük bir kısmını. Fakat konu sormaya gelince oralı bile olmam. Eğer bana dostlarım anlatacaklarsa zaten ben sormadan anlatırlar. Sorarak kimseyi bunaltmayı sevmem. Hemen belirteyim ki bu tetikleyici olmayı kapsamıyor elbette. Örneğin dostumun yüzünden düşen bin parçaysa “hayırdır, bir şey mi var derim” ancak üstelemem. Buna rağmen nedense çevremdeki insanların %80′i beni dert kapısı olarak görür, birçok kişiye anlatmadıkları şeyleri bana anlatırlar. Genelde hep dinleyen tarafımdır bu yüzden, yakında bir psikolog olarak muayenehane açmayı planlıyorum :)
Sinemaya dönersek, elbette güzel filmler tekrar tekrar izlenir. Onları güzel kılan da budur zaten. Öteki türlü, hoş film der geçeriz. Kendi günlüğümde iki tane izlenebilir film listesi yayımladım zamanında, naçizane beğendiğim, bana göre belli ortalamanın üzerinde olan filmlerdir bunlar. Üçüncü liste için de fırsat kolluyorum.
V for Vendetta’ya söz gerekmez bile, kendisi için yazı bile yazdım zamanında :)
Binezer | 14 Mayıs, 2008 @ 19:51 #
Önemli olan zaten ne kadar çok film izlediğimiz değil;önemli olan izlediğimiz filmlerde kendimizi ne kadar bulduğumuzdur ya da filmin bir nebze de olsa bize ne kadar hitap ettiğidir. Bunu da zaten her insan izledikçe ne tür filmlerin kendisine hitap ettiğni farkedecektir. Diğer konularadaki görüşlerinize de gelince size tam zıt bir karekter profiline sahibim.Kendimi ruhen sıkıntıda bulduğum zamanlarda bazen hiç tanımadığım; örneğin sokakta,tramvayda,otobüste vs tanıştığım insanlara da analttığım oluyor.Aslında bu daha çok da insanlara duyduğum güven hissinden kaynaklanıyor;ama şundan da artık çok emin olmaya başladım ki insanlar benim onlara güvendiğim kadar da güvenilir değilmiş. Ama olsun ben yine de insanlarımıza güvenmek istiyorum.
Sana gelince arkadaşım, bana kalırsa çok fazla sinede biriktirmemek gerek; birilerine anlatmak ve birileriyle paylaşmak gerek. Bu kişi aileden ziyade böyle çok fazla laf kaçırmayacak arkadaş çevrenden samimi biri olursa daha iyi olur diye düşünüyorum. Ama sana da Allah çok iyi bir sabır, sükunet ve güç vermiş diyebilirim bu konuda….Ha aklıma gelmişken bu aralar da işten güçten hiç mi hiç film izlemeye vaktim olmuyor. Bundan gerçekten üzüntü duymaya başladım…Teşekkürler.
carpediem | 14 Mayıs, 2008 @ 20:39 #
dostlarımıza herşeyi anlatmak problem oluşturmaz iken anlatmamak da bi problem oluşturmaz bence… çünkü bi zaman gelmiş konuşmayı bi zaman gelmiş susmayı yeğlemişizdir…olayın yaşandığı anla da doğru orantılı olmayabilir paylaşım anı…susarken de konuşurken de yanımızda mıdır bu önemli…
Filmlere gelince bence türk, yunan, hollywood, kore sineması derken sizin sinema zevkiniz geliştiği için olmasın kaliteli filmlerin azlığı :))
Suskun | 14 Mayıs, 2008 @ 23:10 #
@Heartsmagic, o zaman aramızda karakter olarak pek fark yok demektir çünkü ben de o konuda aynı durumdayım. İnsanların dertlerini iyi dinlerim, hiç tanımadığım birisi biraz konuştuktan sonra hemen sıkıntılarını anlatmaya başlayabilir. Ben de dilimin döndüğünce birşeyler söylemeye çalışıyorum. Faydalı olursa ne mutlu. O film listelerinize gözattım ancak şöyle detaylı şekilde bir ara inceleyeceğim. Üçüncü listeyi de dört gözle bekliyorum.
@Binezer,İnsanlara her halükarda güvenmek gerek zaten. Diğer türlü yaşamak hepten zorlaşır insan için ancak ben yine de bazı şeylerin gerçekten özel olduğuna inandığımız kişilerle paylaşılması taraftarıyım.
Bu mesele üzerine ben açıkcası çok fazla düşünmüyorum. Yani birisiyle birşeyler paylaşmıyorum diye müteessir değilim ancak elbetteki paylaşsam çok güzel olur. Zaman bakalım neler gösterecek. Film izlemeyi ihmal etmeyin, sizi dinlendirir.
@Carpediems,Kendimi anlatacak olsam herhalde bu kadar güzel ifade edemezdim. Evet, ben sussam gerektiğini düşündüğüm için sustum. Nasip olursa birgün konuşmaya başlarım tekrardan. Sinema konusunda aslında söylediklerinizi düşünmedim değil. Yine de şu seviyorum dediğim filmleri bir kontrol edeceğim tekrardan. Ondan sonra net bir fikir oluşur herhalde kafamda. Ancak şurası bir gerçek ki film zevkim çok değişti zaman içerisinde :)
tolgahan | 15 Haziran, 2008 @ 01:23 #
bence diziden devam et mesela stagrgate serisine başlayabilirsin bayağı uzun farscape diye bir dizi var mesela onu izlemediysen tavsiye ederim
Atıfta Bulunanlar:
Seyahatname 1 | phpBB Live | 15 Mayıs, 2008 @ 22:10