Devlet Binaları Neden Tipten Yoksun Oluyor?
Uzun zamandır dikkatimi çekiyor da bütün devlet binaları tek düze, estetikten yoksun ve ruhsuz binalardan ibaret. Hani devlet binası olduğu için ister istemez resmiyetten kaynaklanan bir ruhsuzluk, soğukluk durumu oluyor fakat bu daha çok binaların mimarisinden kaynaklanıyor.
Üstelik yeni binalar da eskileriyle neredeyse aynı mimariye sahip. Fena mı olur şöyle mimarisiyle bizi etkileyen binalarımız olsa. Geçen gün otobüsle geçerken inşaatı yeni biten bir adliye sarayı gördüm abartmıyorum ama resmen hapishane gibi olmuş. Bir binanın güzel bir mimariye sahip olması ihale bedelini ne kadar arttırır bilmiyorum ama ben şahsen görkemli bir devlet binası için verilen paraya acımam yeter ki gereksiz süslemelere sahip olmasın. Sonuçta devlet binası dediğimiz şey bir manada devleti temsil eden en önemli unsurların başında geliyor.
Diğer bir husus devlet binaları genellikle özensiz yapılan binalar oluyor. Bunun bir sebebi yoksuzluk, rüşvet vs olabilir ama diğer bir sebebi de işi takip etmesi gereken görevlilerin sorumsuzlukları. Mesela lisede okulun pencereleri değiştirilip pvc yapılmıştı. Biz pencereler pvc yapılırsa sınıflar daha sıcak olur diye düşünürken aksine sınıflar daha soğuk olmaya başlamıştı. Çünkü pvclerin altından bakınca karşıdaki polis lojmanları gayet güzel gözüküyordu. Bir nevi doğal havalandırma vardı pencerelerde. Şimdi o okul müdürü biraz işini düzgün yapan birisi olsaydı biten işi teslim almaz ve işi baştan tekrar yaptırırdı ancak maalesef işin içinde devlet işi olunca insanımız çok titiz davranmıyor.
Sahip olduğumuz güzel binalar genellikle tarihi eser niteliğinde olan eski binalar. Kaldı ki onlara da ne kadar sahip çıktığımız malum. Birçoğu yıkılmaya yüz tutmuş binalar ve maalesef onları korumak için çok fazla birşey yapmıyoruz.
Mimariden anlamam ama ben çizecek olsam daha güzel binalar çizerdim herhalde. Bütün devlet binaları sanki bir bölgede apartman dairesi yapıyormuşuz gibi birbirine benzemesin artık. Şöyle devlet itibarını gösteren binalar görmek istiyorum artık. Gelecek nesillere, sadece bundan yüzyıllar önce yapılmış binaları gösteriyor olmak istemiyorum. Bu eserlere yenilerini eklemek güzel olmaz mı?
Pardus007 | 9 Mayıs, 2008 @ 18:26 #
Kasdettiğin adliye sarayı eğer Bakırköy’deki ise evet oraya devasa ruhsuz bir bina dikildi. Önden nispeten daha göze hoş geliyor ama görenler daha çok arka tarafını görüyor. Yaptığın şey bir adliye sarayı olacaksa ihtişamıyla görkemiyle gelen kişiyi etkilemeli. Sıradan bir yerde olmadığını anlamalı.
Osmanlı da bu böyle imiş. Özellikle bu ihtişam gelen elçilere karşı bir psikolojik araç olarak kullanılıyordu. Mesela kapılar çok büyük yapılırdı. Bu eski camilerde de var. Mesela şu an İstanbul Üniversitesinin giriş kapısı Osmanlının Genelkurmay Karargahının kapısıydı.
Heartsmagic | 9 Mayıs, 2008 @ 19:29 #
Olmaz mı elbette güzel olur. Benim de hep içimi bir kasvet bürür ne zaman adliyeye girsem yada bir vergi dairesine. Sanki bize “işinizi bitirin bir daha da uğramayın” demek istiyor gibiler. Şöyle çiçek gibi yapılar olsa ya da estetiğiyle gözümüzü okşayan, kötü mü olur sizin de dediğiniz gibi.
eribol | 11 Mayıs, 2008 @ 04:44 #
Buradan Malatya Belediye Hizmet Binasına selam çakalım o zaman. Zira ben oradayken inşaat halindeki kaba yapısıyla bile çok mükemmel bir binayı andırıyordu. Haberim yok ama bitmiş olmasa bile pürüz çıkmazsa 2 yıl içerisinde biter. Gerçekten farklı bir devlet binasıydı ama insanlar gerekliliğini tartışıp durdu sürekli. Yani siz veya biz farklı bakarken bir başkası olaya farklı bakıyor. Bu sebeplen yerimizde sayıp duruyoruz zaten.
Suskun | 11 Mayıs, 2008 @ 19:59 #
@Pardus,hayır o binayı kasdetmedim ama dediğiniz gibiyse kötü olmuş öyle yapmaları. Dediğiniz gibi nihayetinde adliye sarayı insan şöyle bir ihtişam görmek istiyor.
@Heartsmagic,o biraz da çalışanların tavırlarından kaynaklanıyor. Soğuk olan bina ortamını iyice soğutuyorlar. Ne diyeyim umarım ileride değişir bu durum bahsettiğimiz gibi güzel ve sıcak binalara kavuşuruz.
@Eribol,dediğim gibi süsleme işini abartmamışlarsa ben verilen paranın boşa gittiğini düşünmüyorum. Nihayetinde devlete bir bina yapıyoruz herhangi bir şahsa değil. Kişiler değişiyor fakat binalar değişmiyor neticede.
Binezer | 12 Mayıs, 2008 @ 09:16 #
Şahsen 6 aydır sürekli bir biçimde adliyelerle haşir neşir durumda olduğumdan son derece söylediklerinize katılıyorum.Gerçekten binaların durumu içler acısı. Hak ve hukukun dağıtıldığı kurumlarımız böyle olunca acaba insan hakkını aramaya ne kadar hevesli olabilir? Varın siz düşünün..Ha binalarımızın durumu neyse de ya o kurumlarda çalışan insanların avını bekleyen bir aslan gibi insanları avlamalarına ne demeli? Bunu da varın siz düşünün artık.Teşşekkürler
kenan | 12 Mayıs, 2008 @ 16:49 #
Bence yapılan bu işlemlerin hepsi için üzülmemiz gerekir gerçekten de. Trilyonlarca para harcanmasına rağmen neden bunların dış görünüşüne de önem verilmiyor anlamadım. Bakırköy adalet sarayının yeni binasının içerisi gayet hoş tasarlanmış olmasına rağmen neden dışına da birkaç estetik güzellik yapılmamış ki? Acaba adalet teşkilatı ciddi bir teşkilat olduğu için mi böyle bir bina yapılmış :) Ben harcanan milli servete acıyorum doğrusu. Umarım hali hazırda yapılmakta olan kartal ve çağlayan adliyeleri için böyle yanlış bir mimari izlenmez…
Takamba | 13 Mayıs, 2008 @ 22:06 #
Blog Ödülleri Muhteşem geçti.İşte ilgili haberler.
ferhatonair | 15 Mayıs, 2008 @ 22:06 #
takamba bakıyorumda her yere link atmışsın burada bile karşıma çıktı değerli zamanını bunlarla harcama kardeşim ! Bak Şimdi Konuyla ilgili ne diyecektim unutturdun işte…eski binaları geçtim ben zamanında tarih öğrencisi olaraktan şu ülkede gezmediğim tarihi yer kalmadı (Trabzon Sümela Manastırı Hariç)Medeniyetin Beşiği Ülkemizde Her Şey Yağmalanmış Bakımsızlıktan Dökülüyor Bergama’da ki Koskoca Zeus Sunağını Hala Geri Getireceğiz Kültür Bakanıda Unuttu Ama Ben Unutmam Bak Nerden Nereye Geldim Yine :)
Suskun | 17 Mayıs, 2008 @ 21:12 #
Koltuk tatlıdır her daim oturan unutuyor birşeyleri. Hayırlısı diyelim ne diyim. İnş gelecek nesillere bırakacak birşey kalır geride.
Miray | 21 Mayıs, 2008 @ 11:50 #
Devlet binalarının mimarisine bir şey diyemem ama Bakırköy’deki Adliye Sarayı bence bizim utanç sarayımızdır. Murat bana ” bir ülkenin adliye binaları ne kadar fazlaysa ya da ne kadar büyükse, o ülkede o kadar suç vardır ” dediğinde ben o binanın utanç binası olduğu fikrine varmıştım. Bana göre de bu kadar utanılacak bir şeyin mimarisinin güzel olması gerektiğini düşünmüyorum.
Pvc pencerelere gelince :) Daha doğrusu pvc doğramaya gelmek değil de istediğim şunu yazmak istiyorum. Evet devlette inşaat olaylarında inanılmaz derecede yolsuzluk dönüyor. Bunların en canlı şahitlerinden biri de babam. Kendisi pvc doğrama işini yapıyor. O kadar çok ihaleyle karşılaşmışızdır ki yolsuzluk dönen, rüşvet dönen. Pencere ucuza gelsin diye içine konulması mecburi olan destek sacını koymak yerine kum ya da beton döken.
Bunun yapılma sebebi ne? Maliyeti düşürmek, ihaleye düşük fiyatla çıkmak ve ihaleyi almak. Ha biz şunlara da şahit olduk; ihaleye düşük fiyat veren almadı da ihaleyi astronomik rakam verenler aldı. Neden? Önemli bağlantıları sayesinde… Bunları göre göre her gün biraz daha soğuduk, biraz daha üzüldük ama şükür ki hala doğru düzgün insanlar var. Bu sene hemen hemen on adet devlete iş yaptık bunların dokuzu okul, bir tanesi ise hastaneydi. Zarar etme pahasına bile olsa kendi evimizde nasıl bir yalıtım, kullanılabilirlik istiyorsak hastalar ve minik öğrenciler içinde aynı hassasiyeti gösterdik.
Tanıdıklar, “hamili kart yakınimdir” ler olmasa daha güzel olurdu tüm yapılanlar. En basitinden yolunuz Bakırköy’den geçiyorsa Bahçelievlerdeki üst geçite bakınız. Estetik harikası değil mi? Tahtalarla ve mavi gece ışıklarıyla süslenmiş. İlk gördüğümde o tahtaların hava şartlarına direnemeyeceğini ve verilen emek ile harcanan paranın tamamen ziyan olacağını düşünmüştüm. Üzerinden sadece bir kış geçti. Ben düşüncelerimde yanılmadığımı üzülerek gördüm…Ben düşüncelerimin doğru çıkmasına üzülürken, birilerinin cepleri yine yeniden doldu…
Suskun | 21 Mayıs, 2008 @ 20:06 #
@Miray,şimdi Murat’ı tanıyormuşum gibi bir hava oluştu. Ben de tanıyormuşum gibi yaparak cevap vereyim o sıra :)
Bahsettiğiniz binayı bilmiyorum fakat sizin söylediğinizin aksine ben adalet binalarının oldukça gösterişli olması taraftarıyım. Neticede adalet binaları sadece suçluların cezalandırıldığı bir yer değil aksine mağdur olan insanların da adalet aradıkları bir yer. Dolayısıyla adalet binalarına biraz bu gözden bakında şahsen ben ister istemez bu binaların mümkün olduğu kadar gösterişli olması gerektiği kanaatindeyim.
İhale mevzuuna gelince o mesele gerçekten ayrı bir sıkıntı kaynağı ülkemiz için. İşini düzgün yapan insanlara ihtiyacımız var. Devlete yaptığı işten çalarak daha fazla kazanmaya çalışan bir insanı emin olun içimden çok iyi tasvir etmek geçmiyor.
Diğer bir mesele de israf çok fazla. Yapılan bazı yapılar ya bahsettiğiniz gibi kalitesiz yapılıyor da gereksiz ayrıntılarla döşeniyor. Bir yıl içerisinde 5-6 defa sökülüp yapılan yol biliyorum. Böyle saçmalık olabilir mi sizce. Ne diyelim umarım herşey güzel olur ülkemiz için.