3

İnsanın Gizemli Organı;Kalp

The Mysterious Human Heart isimli program kalp sağlığına olan hassasiyeti arttırmak üzere hazırlanmış bir program. Dürütst olmak gerekirse böyle programlar genellikle birçok kimsenin dikkatini çekmez fakat bu program bana birçok şey öğretmekle kalmadı gerçekten çok dikkatli olmam gerektiği konusunda da beni ziyadesiyle ikna etti. Programda kalp ile ilgili birçok önemli konuya değinilmekle birlikte ben, sizin de çok ilginç ve şaşırtıcı bulacağınıza inandığım bir konu başlığına kısaca değineceğim. Daha sonra programdan öne çıkan konu başlıklarını yazıp yazıyı noktalayacağım.

Kırık Kalp Sendromu

Henüz üzerindeki gizem tam olarak kaldırılamamış olmakla birlikte kalp, kan pompalaması sayesinde bizi hayatta tuttuğu kadar duygularımıza da ev sahibi olan bir organdır. Bilim adamları, kalp sağlığının yaşam tarzı, beslenme gibi hususlara bağlı olduğunu belirtmekle birlikte diğer önemli bir hususun da insan beyni olduğu konusunda hem fikirler.

Korktuğumuz, üzüldüğümüz heyecanlandığımız, aşık olduğumuz zamanlarda beynimizde hissettiğimiz bu duygusal yoğunluklar aynı şekilde kalbimize de yansır ve kalp atışlarımız ona göre şekillenir. Peki normal hayatta kalbinizi kıran bir olayın, mecazi anlamda değil, gerçekten de kalbinizi kırabileceğini biliyor muydunuz?

Broken heart syndrome, kırık kalp sendromu

Bir insan herhangi bir kalp rahatsızlığı olmasa bile geçireceği herhangi bir duygusal şoktan ötürü ağır bir kalp krizi geçirip hayatını kaybedebilir. Zira böyle bir durumda insanın sahip olduğu stres hormonu seviyesi kalp krizi geçirmiş normal bir hastadan çok ama çok fazladır.

Broken Heart Syndrome ya da Kırık Kalp Sendromu bir insanın aşırı üzülmesi durumunda yukarıdaki şekildeki gibi kalbinin şeklinin değişmesi, kalp kaslarının çalışamaz duruma gelmesidir. Böyle bir durumda kalp, kaslara ve hücrelerine kasılıp gevşemesi için sinyal gönderse de kalp kasları bu sinyallere tepki vermemektedir. Böyle hastaların kalplerinde damar tıkanıklığı ya da benzer bir rahatsızlık olmadığı sürece yapılacak en iyi tedavi sadece dinlenmeleridir. Ağır bir kriz geçiren bir hasta 72 saat dinledikten sonra hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam edebilir. Kısacası beyin çok sağlıklı bir kalbin bile aniden durmasına sebep olabilir.

Programda bahsi geçen olayda kadının, yapılan biopsisinde kanser olabileceğine ilişkin bazı bulgular görülmüş. Yıllar önce kanseri atlattığına inanan kadın yaklaşık bir ay sonra yapmayı düşündüğü kızının düğününe katılamayacağını düşünerek kendini aşırı stres altına sokmuş ve kalp krizi geçirmiş. Yapılan tetkiklerde herhangi bir rahatsızlık bulunamamış. Ultrasonda bakıldığında kadının kalbinin gerçekten kırılmış olduğu ve yukarıda bahsi geçen şekli aldığı gözlenmiş. Kadın 3 gün dinlendikten sonra birşey olmamış gibi hayatına devam etmiş ve kızının düğününe katılmış. Kadının kalbinde kalp krizi geçirmesine sebep olabilecek herhangi bir rahatsızlık bulunamamış. Demek ki stresten uzak durun derken boşuna denmiyormuş.

Programda Kalp Konusunda Bahsi Geçen Önemli Bazı Başlıklar

Kalp hiç durmadan çalışan bir pompadır. Şimdiye kadar kalbi hasar görmüş insanlarda kalbin yerini alması için tasarlanmış hiç bir cihaz insan kalbinin yerini alabilecek seviyede olmamıştır. Genellikle, kalp naklini bekleyen veya kalp kasları aşırı zayıf olan hastalarda geçici süreliğine kalp devre dışı bırakılıp, kalp fonksiyonunu yerine getirmesi için kalbe pompa takılmaktadır. Kalp nakli şimdilik insan kalbinin yerini tutabilecek yegane yol olmayı sürdürmektedir.

Kalpteki elektrik düzeni “ateşleme sistemi”: Kalp sürekli belli bir ritim içerisinde çalışmaktadır. Bu ritmin bir an için bozulması demek kişinin kalbinin kasılıp gevşemesi ve kanı pompalaması değil aksine düzensiz bir şekilde kasların çalışması ve kanın kalp içerisinde çalkalanması demektir. Kalpteki bu ritmi kalbin sahip olduğu elektrik mekanizması (bir nevi ateşleme sistemi, buji ) sağlar. Kalpte ritmin bozulması demek bir nevi kalbin kısa devre yapması demektir. Böyle bir durumda kalbe şok uygulanması yani bir nevi resetlenmesi gerekir.

Bir kimse daha önce herhangi bir rahatsızlık yaşamamış olsa bile gizliden gizlice kalbinde ritim bozukluğuna sahip olabilir ve böyle bir sebepten kriz geçirdiğinde hastanın 10 dakika gibi bir süresi vardır. Böyle vakalarda hastaların %90′ı hayatını kaybetmektedir. Bu şekilde hayatını kaybeden hastalar arasında yaşı çok genç olanlar da vardır. Kalbi resetleyip yeniden başlatmak için pacemaker, defibrillator adı verilen cihazlar kullanılmaktadır.

Kalp rahatsızlıkları ve yaşam tarzı: Dünya üzerinde kalp krizine en az meyilli insanlar Çinlilerdir. Fakat bu oran Amerika’ya göç eden Çinlilerde daha yüksektir. Bunun en temel sebebi de haliyle Amerika’ya göç eden Çinlilerin zamanla yaşam ve beslenme tarzlarının değişmesidir. Amerikan kültürünün global bir hal almasındandır ki dünya üzerinde kalp rahatsızlıkları hızla artmaktadır.

Daha fazlası için The Mysterious Human Heart adlı programı izleyebilir, sitede yer alan resimlere bakarak konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz. Programa ulaşmak için tıklayın.

 

 

Benzer Yazılar

3 Yorum // Yorum Yapın

  1. Binezer - Gravatar
    1

    Binezer  |  5 Mayıs, 2008 @ 20:04 #

    Gerçekten günümüz metropol hayatının insan üzerinde bırakmış olduğu stresli yaşamın o denli insan üzerinde etkisi var ki ve bunun en fazla etkisini gösterdiği organımız da kalptir. Hepimizin de bildiği gibi stresli, kalabalık ve herşeyden önemlisi, bana göre, şehir insanını git gide yalnız kalma korkusu ve beraberindeki duygusal reaksiyonlar artık küçük büyük demeden herkesi ölümle neticelendirecek kalp hastalıklarıyla karşı karşıya getirmektedir. Halbuki insanın kendisini çok rahat bırakması gerek;tabi bunun yolu da manevi rahatlıktan geçiyor. İnsanın huzura erdiğini hissettiği an. Teşekkürler.

  2. uyuyang - Gravatar
    2

    uyuyang  |  5 Mayıs, 2008 @ 23:41 #

    İnsanın aklına sadece sıkıntılı anlarda Allah(c.c) aslında bize huzur vermek için bekliyor. Ama biz ellerimizi semaya açarsak!

  3. Kaan Fakılı - Gravatar
    3

    Kaan Fakılı  |  6 Mayıs, 2008 @ 00:15 #

    İlginç bir bilgi, sağ olasın Suskun. Ben hep derim, maddemiz ve mânâmız birlikte yoğurulmuş. İkisini birbirinden ayrı düşünemeyiz.

Yorum Yapın

Yorum Kuralları:
* işaretli alanların doldurulması zorunludur. Yazıyla alakalı olduğu sürece her türlü yorumu yayınlarım. Yazıyla alakasız, argo, hakaret veya saldırı içeren yorumları yayınlamama hakkımı sakladım. Bir yorumu yayınlamış olmam yorum sahibinin fikirlerini benimsediğim anlamına gelmez. Mevlana'nın dediği gibi;

Cehalet insanı çirkinleştirir
Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım vardır
Lakin lafa bakarım laf mı diye
Adama bakarım adam mı diye